Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı bedenini ateşe veren Ümit Acar’ın son sözleri: “Eğer birbirimizi kollarsak, sahip çıkarsak özgür oluruz. Ömrümün yettiği kadar eylemde olup savaşacağım. Kürtler bu süreçte Önderliksiz bırakılarak mücadelenin önü kesilmek isteniyor. Bunun için mücadelemiz ağır. Ben ömrümün yettiği kadar bu haklı davayı savunacağım.”
EGÎD EREN / HABER MERKEZİ
Almanya’nın Ingolstadt kentinde yaşayan Kürt genci Ümit Acar, 27 Eylül Perşembe günü evine yakın ormanlık alanda bedenini ateşe verdi. Acar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi, Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyaretini ve Alman Hükümeti’nin Türk rejimini desteklemesini protesto etmek için kendini yaktı. 1992 Batman-Kozluk doğumlu Acar’ın 3 seneye yakındır ilticacı olduğu öğrenildi. Acar’ın cenazesi, Münih’teki otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından Batman’a gönderilecek.
Kadın Hareketi ve KCDK-E’den başsağlığı
Avrupa Kürt Kadın Hareketi ve Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanlık Divanı Ümit Acar’la ilgili yaptıkları yazılı açıklamalarda, “En başta değerli Acar ailesinin ve Kürdistan halkının başısağolsun diyor, şehidimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.
‘Önderlik tasvip etmiyor’
Avrupa Kadın Hareketi, Öcalan üzerindeki tecride karşı tepkilerin, demokratik eylem hakkı kullanılarak yerine getirilmesi gerektiğini belirtti. Bedenini ateşe veren genç için “Bu eylem tarzını Önderimiz Abdullah Öcalan doğru bulmuyor. Gençlerimiz, güçlerini demokrasi mücadelesine daha güçlü katılmalı. Değerli şehidimiz Ümit Acar’a saygı ve bağlılığımız kuşkusuz bu temelde olmalıdır, olacaktır” diye belirtti.
KCDK-E: Adaletsizliğe canıyla mesaj verdi
KCDK-E Eşbaşkanlık Divanı da başsağlığı mesajında, Acar’ın bu şekilde tepkisini ifade etmesinin, Avrupa devletlerinin duyarsızlığı ve adaletsizliği ile ilgili olduğunu belirtti. KCDK-E, bir Kürt gencinin böyle bir eylem yaparak canıyla mesaj vermesine, en başta Almanya Merkel Hükümeti ve Alman yetkililerin anlam vermesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kürt halkının sabrının kalmadığını görmeleri ve Diktatör Erdoğan’a cesaret ve destek vermekten vazgeçilmesi gerekir” dedi.
KCDK-E, Acar’ın ailesinin hafta sonu Münih derneğinde olacağını belirterek, “Herkesi Acar ailesine sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.
‘Mücadele edeceğim’
Ümit Acar, Düsseldorf’ta yasaklanan Uluslararası Kürt Kültür Festivali sonrasında düzenlenen mitingte, görevli olarak yer almıştı. Görev başındayken Yeni Özgür Politika Gazetesi’ne konuşan Acar’ın, Almanya’nın Kürt Kültür Festivali’ni yasaklanmasına karşı büyük bir öfkesi vardı. Ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi gazetemize değerlendirmişti.
“Var olmak için mücadele veriyoruz” diyen Acar, Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecriti kırılması için, “Dünyanın her yerinde uzun yürüyüşler başlamalı. Almanya, Fransa, İtalya, İspanya’da durmaksızın yürüyüşler yapmalıyız. Bahsettiğim yürüyüşler, 10-15 günlük değil, en az 2 aylık. Her bölgede açlık grevleri başlamalı. Oturma eylemlerinin yapılması gerekiyor” diyor.
Kesintisiz mücadele vermeliyiz
Kürtlerin dostlarıyla tecride karşı birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirten Acar, “Ortak eylemler yapabiliriz. Her yerde. Avrupa’da Kürt dostlarından destek almalıyız. Onlarla birlikte eylemler yapmalıyız. Şu anda Avrupa’da nereden baksan milyonlarca Kürt var! Avrupa’ya gelen halkımız, ilk yıllarda partinin içinde yer alıyor. Oturum aldıktan sonra, partiden çekiliyor. Özgürlük mücadelemiz sürene dek parti çalışmalarına devam etmemiz gerekiyor.
Şu an Almanya’da 1 buçuk milyon Kürt var. Bizi yok sayanlara karşı en az 200 bin kişi eylemlerde yer almalıyız.”
Rojava’daki kazanımlar ve mücadele eden halka salip çıkılması çağrısı yapan Acar, “Efrîn’de, Kobanê’de insanlarımız katledildi. Kantonlarımıza sahip çıkarsak bu kadar ölüm ve yıkım olmaz” ifadesini kullanmıştı.
Haklı davayı savunacağım
Ömrü yettiğince mücadelede yer alacağını belirten Acar, görüşlerini şu sözlerle bitirmişti: “Eğer birbirimizi kollarsak, sahip çıkarsak özgür oluruz. Ömrümün yettiği kadar, eylemde olup savaşacağım. Kürtler bu süreçte Önderliksiz bırakılarak mücedelenin önü kesilmek isteniyor. Bunun için mücadelemiz ağır. Ben ömrümün yettiği kadar bu haklı davayı savunacağım.” demişti.