ZÜLKÜF KURT / DÜSSELDORF
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Komplo’sunun yıl döneminde Kürdistanlılar komployu değerlendirdi ve Öcalan’ın paradigmasını yaymak için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi çağrısında bulundu.
Komplo’ya karşı sokağa çıkan yurttaşlardan Bertî Gernas, önderlik şahsında dört parça Kürdistan’a yönelik bir baskı politikasının devrede olduğunu belirtti. Kürdistan halkı özgürlüğünü elde etmesin diye birçok ülkenin böl, parçala, yönet anlayışının yüzyıl önce olduğu gibi bugünde devrede olduğunu belirtti. Gernas, tecriti kırmak ve Önderliği sahiplenmek için ellerinden geleni yapacaklarını dile getirdi.
‘Sorumluluklarınızı yerine getirin’
TJK-E aktivisti Ayten Aslaner, Öcalan’ın Suriye’den çıkarılması ile başlayan uluslararası komploda AB’nin de payı olduğunu belirterek, tüm saldırılara ve komplolara rağmen Ortadoğu’da ve dünyada Öcalan’ın paradigmasının hayat bulduğunu dile getirdi. Latin Amerika’dan Afrika’ya kadar Öcalan’ın fikirlerinin tartışıldığını belirten Aslaner, bu hukuksuz tecritin esas hedefinin Önderliğin felsefesine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti. Ortadoğu’daki savaşların ancak Öcalan’ın paradigmasıyla son bulacağını ifade eden Aslaner, “Kürt halkı olarak Önderliğimizi daha fazla sahiplenmek gerekiyor” dedi. Aslaner, Öcalan’ın paradigmasını yaymak için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi çağrısında bulundu.
Ciwanen Azad aktivisti Cûdî Amed, tecritin esas hedefinin Önderliği unutturmak olduğunu dile getirerek, şehit Ümit Acar ruhu ile döneme cevap olunması çağrısında bulundu. Kürt gençlerinin her alanda direneceğini belirten Amed, tecriti kırana kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini belirtti.
Tecrit kapsayarak büyüyor
Ahmet Söylemez, dünyada eşi benzeri olmayan bir tecritle karşı karşıya olduğumuzu belirterek, ülkelerin Öcalan’ın felsefesinden korktuğu için tecrit uyguladıklarını dile getirdi ve Avrupa’daki Kürtlerin tecrit kırılana kadar alanlarda olunması gerektiğini belirtti.
Öcalan’a uygulanan tecritin Kürtlerin geneline uygulandığını ifade eden Harun Demirel, Kürtlerin büyük bedel ödediğini bildirdi. Demirel, CPT’nin duruşunun Türk karakolları gibi olduğunu kaydetti.
Sanatçılar: Tutsak olan bizleriz
Sanatçı Xelil Xemgin Öcalan’ın fikirde, düşüncede özgür olduğunu, tecritin onun şahsında herkese uygulandığını vurgulayarak, “Ortadoğu’da ve Kürdistan’da faşist saldırılar da birçok insan yaşamını yitirdi. Bu kanı durduracak tek ismin Öcalan” dedi.
Sanatçı Cewad Mervanî ise çıkarlar üzerinden şekillenen bir dünya siyaseti olduğunu ve bugün politikacılarda ahlaki ölçü kalmadığını dile getirdi. Geçmişten bugüne Kürt önderlerini tutsak ederek Kürt halkına diz çöktürmeye çalışıldığını hatırlatarak, Kürt halkının Önderliğine, iradesine sahip çıktığını söyledi. AİHM’in aldığı kararla insan hakları yerine ülkelerin çıkarlarına bağlı bir kuruma dönüştüğünü belirten Mervanî, halkın örgüt ve Önderlik etrafında kenetlenmesi gerektiğini ifade etti.
‘Öcalan ve gerillaya borçluyuz’
Hozan Şemdin, CPT’nin, Avrupa Konseyinin, AKPM’nin Türkiye’nin baskısıyla kendi hukukunu çiğnediğini dile getirdi. Uluslararası komplonun Öcalan’ın direnişiyle başarısız kılındığını aktaran Hozan Şemdin,”Kürt kültürünün ayakta kalması Öcalan’ın eseri. Öcalan’a ve gerillaya çok şey borçluyuz” diye konuştu.
Efrîn, komplonun devamı...
HDP Van eski milletvekili Tuğba Hezer, komplonun Ortadoğu’daki dizayn sürecinde Öcalan’ı devreden çıkarma üzerine geliştirildiğini altını çizdi.
Hezer, Öcalan’ın fikirlerinin topluma ulaşmasını engellemek için ağırlaştırılmış tecrit uygulandığını şöyle ifade etti; “Tecrit işkencedir ve bu AİHM için de böyledir. Adaleti tesis edecek en üst kurum AİHM olması gerekirken, bugün hukuksuzca bir karar alıyor. CPT’nin sessizliği de hakeza. AİHM kararı tecriti normalleştirmenin yanı sıra esasta halka yönelik faşizmin derinleşmesine zemin olmuştur. Söz konusu Kürtler olduğunda AİHM konjonktüre göre karar verebilmektedir. Komplonun yıl dönümüne yakın böylesi bir karar vermiştir, bunun görülmesi gerekir. CPT’de diğer kurumlar gibi Türkiye’deki insanlık suçlarını görmezden geliyor.”