
Hamburg’taki kampanyaya katılan görme engelli Yasmin Karakoçan, çalışmaları kendi deyimiyle “kalp gözüyle” yürütüyor.
1 Eylül tarihine kadar 35 bin imza toplamayı hedefleyen gençlerle kampanyaya ilişkin konuştuk.
Yasmin Karakoçan: “Ben görme özürlü bir insanım. Yolda yürümem için bile kardeşlerimin yardımına ihtiyacım var. Görme engelli olmayı bu kampanyaya katılmak açısından bir engel olarak görmüyorum. Ben Önderliğimi kalp gözüyle seviyorum. Topladığım her imzanın Başkanımızı bir adım daha özgürlüğe yaklaştırdığını düşününce müthiş heyecanlanıyorum. Kampanya süresince belki zorlandım, bazen fiziki şartlardan dolayı düştüm, yaralandım, ama asla pes etmedim. Ben görme engelli olarak imza topluyorsam bütün hevallerimin ve Önder Apo’yu sevenlerin imza toplaması gerekiyor. İmza toplarken birçok Alman, bu davranışımdan dolayı beni takdir etti. Birçok insan seve seve imza atarken bana sarılmayı da ihmal etmediler. Ben yaptığım işin kutsal olduğunu düşünüyorum. En büyük hayalim Başkan Apo bir gün özgür olursa onu görüp ona sarılmak. Sarılırken şöyle diyeceğim: “Başkanım ben de sana karşı görev ve sorumluluklarımı yerine getirdim. Ben de senin için imza topladım.”
Rojvan Semsur: Önderliğimiz için başlatılan imza kampanyasına ilk günden itibaren Hamburg’da yaşayan gençler olarak büyük bir istek ve sorumlulukla katıldık. Bizler bu kampanyaya stratejik ve tarihi bir misyon yüklüyoruz. Kampanya her yaştan, her kesimden tüm Kürtlerin ortak bir çalışması olarak ele alınmalı, ortak irade yaratılmalıdır. Sadece gençler olarak değil, kolektif bir irade ile çalışmaları yürütmeliyiz. Büyüklerimizin de manevi destekleriyle yanımızda olduklarını hissettirmelerinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Ne pahasına olursa olsun hedefimize ulaşacağımızdan kimsenin kuşkusu olmaması gerek. Böylesi hassas bir süreçte herkesin üstüne düşen görevi yapması gerekiyor.”
Bahoz Amed: “Ben ve arkadaşlarım kampanyanın ilk gününden itibaren bu çalışma içerisinde yer alıyoruz. Bu çalışmanın içinde yer almak bizler için tabii ki gurur verici bir şey. Bizler Avrupa’da doğup, yaşayan gençler herşeyimizi bu harekete ve Önderliğe borçluyuz. Başkanımız için değil imza toplama canımızı bile versek azdır.”
Etroş Depê: Kampanya boyunca bir çok insana ulaşırken insanların bize sordukları ilk soru şuydu. Kürdistan nerede. Bizler bir yanda kampanya için imza toplarken bir yandan da dilimiz döndüğünce Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni anlatmaya çalışıyorduk. İmza kampanyası yanı sıra bir diplomasi faaliyeti de yürüttük aslında. Bütün halk kesimlerinin ve vicdanlı her Kürt’ün bu çalışmada yer alması gerekir ve ortak sorumlulukla davranmamız gerekiyor.
Ozan Dersim: İmza kampanyasına ilk baştan beri büyük bir heyecanla katıldım. Başkanımız bizim için bütün yaşamını ortaya koymuşken imza toplamışız çok mu? Gittiğimiz her yerde imza kampanyası yanı sıra toplumsal sorunlarımızı da anlatıyoruz. Bu imza kampanyası sayesinde Kürt sorunundan haberi olmayan bir çok insan Kürt’leri tanıdı. Başkanımızın özgürlüğü için imza kampanyası ile yetinmemeliyiz. Daha çok çalışmalı, daha çok emek harcamalı Kürt sorununu herkese anlatmalıyız. Gençlerin göstermiş oldukları bu çalışmayı herkesin göstermesi gerekir.
M. ZAHİT EKİNCİ-HAMBURG