- Tarım işçileri, işçi bayramı 1 Mayıs’ta da çalışmak zorunda bırakılıyor.
Salgın ve ekonomik krizin pençesindeki mevsimlik tarım işçileri, 1 Mayıs’ta da tarlalarda çalışıyor.
Adana’da tarlalarda çalışan kadınlar hem yaşadıkları sorunları hem de karşı karşıya oldukları salgın riskini Jinnews’ten Filiz Zeyrek’e anlattı. Kalabalık servislerle tarlaya gitmek zorunda kaldıklarını anlatan kadınlar, evde açlık ve şiddet, tarlada ve yolda ise salgınla karşı karşıya olduklarını söylüyor. Ev işleri ve çocukların bakımı da eklenince kat be kat daha fazla sömürüldüklerini dile getiren kadınlar, 1 Mayıs’ta temennilerinin tüm kadınlar için güzel bir dünya olduğunu vurguluyor.
Sahurda gün başlıyor
Tarım işçisi kadınlardan Hatun Kabak, anlatıyor: “Saat 03.00’te uyandık, sahurumuzu yedik. 04.30’da 30 kişiyle aynı servise bindik ve geldik. Bazen akşama kadar çalışıyoruz. Sonra eve gidince ev işi. Dört tane çocuğum var. Onlara bakmalıyım. Bunları düşünmek zorundayım. Evin kirasını ödüyorum. Üç çocuk okutuyorum, biri 4.5 yaşında. Onu evde bırakıyorum. En büyüğü 13 yaşında bir kızım var. Çocuklara o bakıyor. Çalışmaya devam etmek zorundayım, çünkü başka gelirim. Akşama kadar çocuklarıma ekmek götürmem lazım.”
Çok çalışıyoruz ama yetmiyor
Yaklaşık dört yıldır tarım işçiliği yapan Asya Ateş ise şunları söylüyor: “Eşim aylardır işsiz. Evde çocuğum var, süt ve bez masrafı için mecburen çalışıyorum. Sigortamız yok, eşim de çalışmadığı için yeşil kartlı durumundayız. Onda da zaten gelir yok. Kirada oturuyoruz. 04.30’da yola koyuluyoruz. Buraya 06.30’da geliyoruz. Çıkış saatlerimiz değişiyor. Başka işlerde de çalışıyoruz. Patlıcan işi mesela çok zor. Çok çalışıyoruz ama yetmiyor. ’Evde kal’ deniliyor ama geçinebilmek için mecburen çalışıyoruz. Keşke ihtiyacımız olmasaydı da evimizde kalsaydık. Bu ülkede emekçiye değer verilmiyor. Bizler çalışsak da bir karşılık bulamıyoruz. O yüzden sürünüyoruz. Salgının çok tehlikeli olduğunun farkındayım. Bu hastalığın bize bulaşma riski çok yüksek. Biz sabahları kalabalık bir grup bir arada geliyoruz. Ağzımız kapalı olsa da o korku var. Ben eve gittiğim zaman çocuğum var, evin temizliği var, akşam yemeği yapıyorum.”
Kadın olmak çok zor
Medine Baran da evin giderleri için çalışmak zorunda olduğunu belirterek, şunları dile getiriyor: “Yine de yetmiyor. Devamlı borçlanıyoruz. Dört çocuğum var. Eşim de pazarcılık yapıyor ama şu an gidemiyor. Benden başka çalışan yok. Kadın olmak çok zor ama çocuklarımız için uğraşıyoruz. Tarım sigortası olsa iyi olurdu. Sürekli tarladayız. Bu sayede hiç olmazsa bir gün emekli maaşımız olurdu. Çocuklarımıza bakabilirdik.”
ADANA