HDP, süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla 100’ü aşkın merkezde halk toplantıları düzenledi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Bağlar ilçe binasında yapılan halk toplantısına, HDP Amed Milletvekilleri Musa Farisoğulları ve Dersim Dağ, HDP Gençlik Meclisi üyeleri ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı.
Toplantıda konuşan HDP’li vekil Musa Farisoğulları, Öcalan üzerindeki tecrit ve cezaevlerindeki açlık grevleri için birlik olunması gerektiğini belirterek, “Bu korkuyu parçalamalıyız. Tecridin parçalanması, korkunun parçalanmasından geçiyor. Artık varlık ve yokluğumuz tecridin kırılmasından geçiyor. Devlet bütün kazanımlarımıza dönük büyük bir karar almış. AKP-MHP ittifakı tek değil, devletin kendisi bu kararı almış. Kürtleri dışlayarak, yeni bir sistem kurmayı amaçlıyorlar” dedi.
Uyarısı sessizliğimizedir
Öcalan ile hükümet arasındaki diyalog sürecinin sonlandırılması ardından tecrit politikalarının devreye konulduğunu dile getiren Farisoğulları, “Leyla yoldaş büyük bir direnişi sürdürüyor. Bu, hepimiz için uyarıdır. Uyarılar bir yandan devlete ve hükümetedir ama diğer yandan bizim sessizliğimize bir uyarıdır” diye konuştu.
Güven’in sağlık durumunun kötüye gittiğini ifade eden Farisoğulları, “Amed her dönem direniş ve mücadelenin öncülüğünü yapmıştır. Gün, birlikte tecridi ortadan kaldırma günüdür. Ölümler yaşanmadan tecridin kaldırılmasını sağlamalıyız. Artık alanlara çıkmalıyız. İnsanlık buna sessiz kalamaz” şeklinde konuştu.
Toplantı, yurttaşların görüş ve önerileri ile yürütülen tartışmalar ardından sona erdi.
Bina kuşatıldı
HDP Sur ilçe binasında gerçekleştirilen toplantıya ise HDP Milletvekili Remziye Tosun, HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamanın yapıldığı HDP binasının çevresi zırhlı araç ve çevik kuvvet polisleri tarafından ablukaya alındı.
İmralı tecridinin sıradan ele alınmayacağını ifade eden HDP Milletvekili Remziye Tosun ise tecridin İmralı ile birlikte tüm halka uygulandığını belirtti. Tosun, “Mutlak tecridin kırılması için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm halkımızı 19 Ocak’ta yapılacak mitinge katılamaya davet diyoruz” diye konuştu.
Tecrit ya bitecek ya bitecek
HDP Batman Merkez ilçe binasındaki halk toplantısına, Barış Anneleri, HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran, HDP PM Üyesi Nurettin Turgut, HDP İl Eşbaşkanı Berivan Helen Işık, HDP’nin Batman Belediyesi eşbaşkan adayları Sabri Özdemir ve Songül Korkmaz’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Toplantıda konuşan HDP İl Eşbaşkanı Berivan Helen Işık, “Açlık grevleri, demir parmaklıkları aşan, duvarları yıkan ve dayatılan esarete karşı özgür bir iradeyi, kendi yaşamları pahasına sahiplenen onurlu bir direniştir. Bu anlamlı direnişin herkes tarafından doğru okunması gerekir. Yoksa yarın çok geç olabilir. Zindanlardan yükselen direnişin sesi, çığlığı bizim sesimiz ve çığlığımızdır. ‘Bu karanlık tecrit ya bitecek ya bitecek’ şiarı ile hareket etmeliyiz” dedi.
HDP’nin halk toplantıları Van’ın Tuşba, Erciş ve İpekyolu ilçeleri ile Kars’ta da yapıldı.
Toplum savunmasız bırakılıyor
HDP Suruç ilçe binasında gerçekleştirilen toplantıya Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, HDP il yöneticileri ile Parti Meclisi (PM) üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşunun ardından konuşan HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, son 3 yıldır Kürtler üzerinde oynanmaya çalışılan uluslararası büyük bir oyun olduğunu söyledi. Sürücü, “Sur, Cizre, Şırnak, Gever yıkılarak sergilenen oyun, Kerkük ve Efrîn ile sürdürüldü. Kürt halkının iradesi olan seçilmişler rehin alınarak, gaspçı/sömürgeci kayyumlar atanarak bu oyuna bir kez daha sahip çıkıldı. Aynı oyun Kuzey Suriye’de Kürtlerin kazanımına karşı sürdürülüyor. Bu oyun, Kürtleri bir yüzyıl daha statüsüz bırakma planıdır. Sayın Öcalan bu oyunları bozacak güçte bir lider olduğu için kendisine karşı insanlık dışı tecrit uygulanmaktadır” dedi.
Öcalan’a uygulanan tecridin tarihin en ağır tecritlerinden biri olduğunu söyleyen Sürücü, şöyle devam etti: “İmralı’da Sayın Öcalan’a karşı 3 yıldır kesintisiz sürdürülen ağırlaştırılmış tecrit politikasını elbette yaşadığımız bu karanlık süreçten ayrı ele alamayız. İmralı’nın kapısına vurulan kilit; tüm ülkeye, demokrasiye, adalete, bir arada yaşama iradesine vurulmuştur. O kilitle tüm ülke aslında kilitlenmiştir, hapsedilmiştir. Tecridin sonlandırılması için bugün bedenini birer direniş kalesine dönüştürmüş yoldaşlarımız, özünde toplumsal barışı ve özgürlüğü savunarak, bir arada onurlu bir yaşam kavgası vermektedirler. Kürt meselesinin onurlu bir barış yoluyla çözülmesi için büyük emekler harcayan ve bunun için insanüstü bir çaba göstererek, dört duvar arasında barışı inşa etmeye çalışan Sayın Öcalan’ı tecrit altında tutmak toplumu savunmasız bırakmaktır. Tecride karşı koymak aynı zamanda savaşa karşı barışı, baskıya karşı toplumsal özgürlüğü savunmaktır. Leyla Güven ile birlikte zindanlarda ve sokaklarda bedenini açlığa yatıran yoldaşlarımızın başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevine karşı başta Kürt halkı olmak üzere DTK ve bileşenlerinin, bütün demokrasi örgütlerinin, HDK ve HDP bileşenlerinin yüksek düzeyde bir sahiplenme ve dayanışma göstermeleri tarihsel bir görevdir.”
Aynı kapsamda Viranşehir ilçe binasında düzenlenen halk toplantısına HDP Urfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, TJA aktivisti Zeynep Ölbeci, HDP ve DBP yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Ceylanpınar HDP ilçe binasında düzenlenen toplantıya da Urfa İl Eşbaşkanı İbrahim Halil Akbaş ve DTK Daimi Meclis Üyesi Ruken Kılıç katıldı. Toplantıda, HDP Genel Merkezi’nin tecrit ve açlık grevlerine dair hazırladığı metin okundu.
HDP Mardin İl Örgütü de iki merkezde bir araya geldi. Artuklu ve Kızıltepe ilçelerinde yapılan toplantılara yüzlerce kişi katıldı.
Seçimden de önemlidir
HDP Hakkari İl binasında yapılan halk toplantısına, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Barış Anneleri, kanaat önderleri, çok sayıda yurttaş ile DBP ve HDP’li yöneticiler katıldı. Saygı duruşuyla başlayan toplantıda konuşan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, “Bugün özgürlük mücadelesini tasfiye projesi ortadadır. Buna karşı dört duvar arasında arkadaşımız Leyla Güven ve cezaevlerinde bedenlerini açlığa yatıran diğer arkadaşlarımız ellerinden bir şey gelmediği için bedenlerini ölüme yatırdılar. Geçmişten de biliyoruz ki en büyük direnişler cezaevlerinde verildi. Arkadaşlarımız da bu nedenle dönüşümsüz ve süresiz açlık grevi başlatmışlardır” dedi.
HDP Gever ilçe binasında düzenlenen halk buluşması saygı duruşuyla başladı. Buluşmaya, HDP Hakkari Milletvekilli Sait Dede, DTK Divan Üyesi Fikret Doğan, HDP YGever Belediye eşbaşkan adayları İrfan Sarı ve Remziye Yaşar ile çok sayıda yurttaş katıldı. Saygı duruşunun ardından ilk olarak konuşan HDP Hakkari Milletvekilli Sait Dede, tecride karşı büyük kitlelerle ile cevap olunmasını gerektiğini belirterek, “Kitle ne kadar büyük olursa devlet ona göre adım atar. Güven’in açlık grevi kritik aşamayı da geçmiş durumda. Tecrit öncelikli konumuzdur, seçim çalışmaları da bunun önüne geçmemeli. Yarın belki de cezaevlerinde cenazeler çıkar. Halk olarak bunun önüne geçmek elimizde” dedi.
Talepleri yerine getirilsin
Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu, İmralı’daki tecride karşı açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve diğer tutsakların taleplerinin yerine getirilmesini istedi.
Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu ( KESK, DİSK, TTB, TMMOB), Öcalan’a uygulanan tecride karşı devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevine ilişkin DİSK/Genel İş 2 Nolu Şubesi’nde basın açıklaması düzenledi. “Tecrit kaldırılsın, ölümler olmasın” pankartının açıldığı açıklamada konuşan Platform Eşsözcüsü Selvi Ok, en kutsal hak olan yaşam hakkına yönelik gerçekleştirilen bu eylemin doğuracağı sonuçların herkesi ilgilendirdiğini belirterek, “Sayın Leyla Güven ve grevdeki diğer yurttaşların da henüz büyük sağlık tahribatları oluşmamışken toplumun büyük çoğunluğunun talebi olan kangrenleşmiş büyük sorun olan Kürt sorununun çözümü için diyalog alanları açılmalıdır. Yani toplumun Sayın Leyla Güven‘in ve diğer tutsakların talepleri yerine getirilmelidir. Çok geç olamadan bir an evvel diyalog ve çözüm ortamının sağlanması için gerekli adımlar atılmalıdır” dedi.
Mevzuatı bile uygulamıyor
Geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen açlık grevlerinin sonuçlarını hatırlatan Ok, Güven’in sağlık durumunun kritik eşiğe geldiğini, bu açlık grevinin diğer cezaevlerine de yayıldığını ve yayılmaya devam edeceği eğiliminin görüldüğünü söyledi. Güven’in ve diğer tutsakların yaşamlarının daha fazla tehlikeye girmemesi için ayrımcı uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Ok, yetkilileri ulusal ve uluslararası mevzuatı yerine getirmeye çağırdı. Tecrit ve izolasyonun insanlığa yakışmayan bir uygulama olduğunu söyleyen Ok, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Leyla Güven’in artık kritik sürece girdiğini avukatlarının ve yakınlarının beyanlarından öğrenmiş bulunmaktayız. Cezaevlerinde avukatların tutsaklarla yaptığı görüşmelerde ve baroya yapılan başvurulardan öğrendiğimiz bilgilere göre açlık grevine giren tutsakların temel haklarına saygı gösterilmediği, yeterli miktarda su, şeker tuz hayati öneme sahip B vitaminin verilmediğini öğrendik. Tansiyonlarının ölçülmediğini, ihtiyaçlarının karşılanmadığını, ilaç ve ihtiyaçları için bir muhatap bulamadıklarını, açlık grevinde olanların tecrit edilerek diğer hükümlü ve tutuklulardan ayrılarak tek başına bir odaya alındıkları aktarılmaktadır.”
Hekimlere çağrı
Cezaevlerinde kalan tutukluların sağlık sorunlarının her geçen gün kritikleştiğine işaret eden Ok, cezaevlerinde görev yapan ve açlık grevcilerinin sağlığından sorumlu olan hekimleri Malta Bildirgesi’ne uygun davranmaya çağırdı.
Bakanlık izin versin
Tutsakların onurlarına saygı gösterilmesini, hiçbir tutuklunun tecrit ve izolasyon koşullarında tutulmamasını talep eden Ok, “Adalet Bakanlığı’nın, başta Tabip odaları olmak üzere, insan hakları savunucularının, açlık grevi yapılan cezaevlerini ziyaret ve muayene etmesine izin vermesi gerekmektedir” diye konuştu.