Mehmet ve Maşallah Erbey kardeşlerin annesi Meryem Erbey: Kürt halkı esaret altındaysa açlık grevinde olmalarına üzülmem.
Naif İşçi’nin annesi Nebahat İşçi: Merak etme anne, iyiyiz. Bize, sakın ‘bırak’ deme anne, dedi. Ben de mücadelesiyleyim.
Cihan Tamur’un babası Sıddık Tamur: Oldukça moralliydi. Kararlıdır. Sağlık problemlerini asla yansıtmadı. Haklıdırlar.
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in 79. günden sonra 92 gündür Amed’deki evinde sürdürdüğü süresiz-dönüşüm açlık 16 Aralık’tan itibaren Türk cezaevlerinde de yayıldı. 16 Aralık’ta 10 cezaevinde başlayan 35 tutsağın dahil olduğu ilk grubun eylemi 54, 17 Aralık’ta 3 cezaevinde başlayan 10 tutsağın eylemi 53, 26 Aralık’ta 13 cezaevinde başlayan 35 tutsağın eylemi de 44. gününde. 2 Ocak’ta bir cezaevinde bir tutsağın başladığı eylem 37, 5 Ocak’ta 26 cezaevinde 100’ü aşkın tutsağı eylemi de 34. gününde. 15 Ocak’tan bu yana süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve HDP eski milletvekili Selma Irmak’ın eylemi de 23. gününe girdi. Son olarak 17 Ocak’ta bir cezaevinde 3 tutsak, 27 Ocak’ta bir cezaevinde 5 tutsak, 28 Ocak’ta bir cezaevinde 2 tutsak, 29 Ocak’ta da bir cezaevinde 3 tutsak daha eyleme dahil oldu. Tek bir talep ile açlık grevini sürdüren tutsaklar, Öcalan üzerindeki tecrit kalkıncaya kadar eylemlerini sürdürme kararlığında.
Annesi: Oğlum kararlı
23 yıllık tutsak ve müebbet cezası olan Nihat Ekmez, 26 Aralık’tan bu yana Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevi’nde açlık grevini sürdürüyor. Ekmez’in annesi Fehime Ekmez’in verdiği bilgiye göre; tutuklandığı zaman Antep Cezaevi’ne götürüldü. 5-6 yıl Antep’te kaldı. Daha sonra Burdur, Yozgat, Elbistan, Siverek, Ermenek gibi cezaevlerine sürüldü. Son 2 yıldır da Şakran’da.
Bize moral veriyordu
Oğlunun görüşüne gittiğini söyleyen anne Ekmez, şunları aktardı: “Durumları iyi değildi ama ona rağmen sürekli gülüyordu. Bize moral vermeye çalışıyordu. ‘Önderimiz özgür olmadan açlık grevini bırakmayacağız. Önderlik üzerinde bir tecrit var. Kimse ile görüştürülmüyor. Bu nedenle tecrit kalkıncaya kadar grevi sürdüreceğiz’ diyordu.”
Görüşten sonra oğlu ile telefonla da konuştuğunu belirten anne Ekmez, oğlunun telefonda da açlık grevini sürdürme kararlılığını tekrarladığını kaydetti.
Bizim de talebimizdir
Çocuklarının taleplerinin arkasında olduklarını vurgulayan anne Ekmez, şunların altını çizdi: “Çocuklarımızın taleplerinin bir an önce kabul edilmesini istiyoruz. Bizler de çocuklarımız gibi Önderliğin üzerindeki tecridin kalkmasını, aile ve avukatlarının kendisiyle görüşmesini istiyoruz.”
İki çocuğu eylemde
Açlık grevi eylemine Erbey kardeşler de bulundukları cezaevlerinde dahil oldu. Düzce T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Mehmet Erbey 26 Aralık’ta; Maşallah Erbey ise 5 Ocak’tan beri Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde açlık grevini sürdürüyor. Anneleri Meryem Erbey, çocuklarının yanında olup taleplerini sahiplendiğini belirtti.
Üç çocuğu cezaevinde
İki çocuğunun gençlik çalışmalarında yer aldığı için tutuklandığını; Mehmet’e 23 yıl, Maşallah’a ise “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verildiğini paylaşan Erbey, ikisinin de tecridin kaldırılması için bedenini açlığa yatırdığını belirtti. Aile olarak devletin baskısı altında olduklarını ve sürekli evleri basılıp gözaltına alındıklarını söyleyen Erbey, oğlu Serhat’ın Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 2 yıldır tutuklu bulunduğunu ve bir diğer oğlu Velat’ın da polislerin ajanlık dayatmaları sonucu ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Çocuklarım haklı
Çocuklarının eylemlerinin haklı olduğunu belirten Erbey, “kabul edilemez” dediği tecridin bir an önce kaldırılmasını istedi. Erbey, çocuklarının kendisine, “Bizim taleplerimiz kabul edilene kadar eylemimiz sürecek. Biz kazanacağız. Öcalan’sız bir yaşamı kabul etmeyeceğiz” dediğini aktardı.
Devletin Kürt halkının iradesini yok saydığına işaret eden Erbey, tutsakların talebi için kendilerinin de mücadele edeceklerini kaydetti. Erbey, şunları söyledi: “Bugün çocuklarımın eyleminden dolayı memnunum. Başım da dik. Çocuklarım insanlık için mücadele ediyor. Çocukları açlık grevine girmiş bütün annelere de sesleniyorum; moralinizi yüksek tutun. Kürt halkı esaret altındaysa, birçok evladı zindanlardaysa, bu kadar zulüm varsa ve ölümler yaşanıyorsa çocuklarımın açlık grevinde olduğuna asla üzülmem. Onlar bugün ne istiyorsa ben de onu istiyorum. Çünkü, haklı bir mücadele yürütüyorlar.”
Kendisi de mücadele ediyor
Balıkesir Bandırma T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 11 gündür eylemde olan Naif İşçi’nin (22) annesi Nebahat İşçi (39) ise oğlunun verdiği mücadelenin sonuna kadar arkasında olduğunu belirterek, tüm Kürtleri tecride karşı topyekün mücadele etmeye çağırdı. 6 çocuk annesi olan İşçi, Cizre’deki öz yönetim direnişleri sırasında bir çocuğunu şehit verirken, diğerinin cenazesine hala ulaşabilmiş değil. Yasaklardan sonra maddi sıkıntılar çektiği için iş arayışına giren, bunun üzerine HDP Cizre İlçe Örgütü’nde işe başlayan anne İşçi, evde 4 küçük çocuğunun geçimini sağlıyor. O dönemde de devletin her türlü baskısına maruz kalan İşçi Ailesi, defalarca gözaltına alınmış.
14 yaşında tutuklandı
Kendisine birkaç kez ajanlık teklif edildiğini de belirten İşçi, şöyle konuştu: “Benim ihtiyaç sahibi olmam onlara ajan olmam için bir sebep olarak görünüyordu. Yüksek bir maaş, ev sahibi olma, çocuklarımın iyi okullarda okuması karşılığında ajanlık yapmam istendi. Bunu kabul etmediğimde ise iftira ve entrikalar devreye girdi. O zamanlar elimde sağ kalan 4 çocuğumdan en büyüğü Naif’ti ve henüz 14 yaşındaydı. Ayağında ciddi kırıklar vardı, evde ayağa bile kalkamıyordu. Bir gece eve baskın yapıp ikimizi de gözaltına aldılar. Ben serbest bırakıldım ama o tutuklandı. 14 yaşında tutukladılar oğlumu.”
Önce Siirt, sonra sürgün
Tutukluluğunun ilk 3 yılını Siirt’te geçiren Naif İşçi, daha sonra cezaevinde katıldığı eylemler gerekçe gösterilerek Balıkesir’de bulunan Bandırma Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. 5 yıldır da burada tutulan İşçi, son 11 gündür tecride karşı açlık grevi eylemini sürdürüyor. Anne İşçi, oğlunu son telefon görüşmesinde kendilerine, “Merak etme anne, iyiyiz. Burada eylemimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bize, sakın ‘bırak’ deme anne. Leyla Güven gibi bir yoldaşımız bedenini açlığa yatırıyorsa bunun ne anlama geldiğini herkesin çok iyi anlaması gerekir. Talepler yerine getirilmediği sürece eylemimizi sonlandırmayacağız” dediğini belirtti. Oğlunun bu mesajının herkes tarafından iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayan anne İşçi, tecride karşı oğlunun içeride, kendisinin de dışarıda mücadele ettiğini belirterek, “Bu tecridi ancak Kürtlerin birliği kırabilir” dedi.
Sağlık sorunlarını yansıtmadı
Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tecridin kaldırılması amacıyla 5 tutsağın başlattığı açlık grevi 54. gününde devam ediyor. Açlık grevinde olan tutsaklardan Cihan Tamur’u ziyaret eden anne ve babası kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
Hakkari’nin Gever ilçesinden oğlu Cihan’ı ziyaret etmek için Van’a gelen Sıddık Tamur, “Oğlumun sağlığı el verdikçe, görüşe çıkabildikçe onu ziyaret ediyoruz. 53 gün kolay değil o inandığı bir mücadele için girdiği açlık grevinde oldukça moralliydi. Oğlum, talebi yerine gelinceye dek eylemlerini sürdüreceklerini söyledi. Oğlumda ciddi bir kilo kaybı var. Daha önce de göğsünden ameliyat olduğu için sağlık problemleri yaşıyor. Ancak bu sağlık problemlerini asla yansıtmadı” dedi.
Kişisel bir talepleri yok
Tüm kamuoyunun duyarlı olması gerektiği vurgusu yapan Sıdık, “Vicdanı olan herkesin bu sese ses olmasını istiyorum. Herkes bu haklı mücadeleye sahip çıksın. Belli talepler doğrultusunda bedenlerini ölüme yatıran siyasi tutsakların, kişisel hiçbir çıkarı yoktur” diye konuştu.
Kimse boynunu bükmesin
Cihan’ın annesi Hanife Tamur ise ölümler gerçekleşmeden taleplerin yerine getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Siyasi iktidar ‘Kürtler yok, insan hakları yok’ diyor. Açlık grevi ölümlerle sonuçlanmadan çocuklarımızın taleplerini karşılayın. İnsanlar televizyonlarda görüyorlar Leyla vekilimiz ölüm noktasına geldi. Vücudu sıvı dahi kabul etmiyor. Gördükleri ve duydukları halde sesini çıkarmayan herkese sesleniyorum; haklı bir mücadele karşısında kimse boynunu bükmesin, evinde oturmasın” çağrısında bulundu.
AMED