Yaklaşık 15 yıldır İskoçya'nın Edinburgh şehrinde yaşayan Fatma Opan üç çocuk annesi ve çalışan bir kadın. Geçtiğimiz yıl cansız bedeni Bodrum kıyılarına vuran Alan Kurdî isimli Rojavalı mülteci çocuğun görüntülerinden oldukça etkilenen Opan, bir şeyler yapması gerektiğine inanarak İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon ve İngiltere Başbakanı David Cameron'a birer mektup yazdı. Opan Britanyalı yetkililerden kapılarını göçmenlere açmalarını isterken, bir de mülteci bir çocuğu sahiplenip ona bir gelecek sunmak istediğini belirtti. Opan, iki haftadan kısa bir süre içerisinde yanıt aldı.
Kimsesiz bir çocuğu almak istiyor
İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon'a yazdığı mektupta bir Kuzey Kürdistanlı bir Kürt olduğunu belirten Opan, bir mülteci olarak beş aylık bebeği ile çok zorlu koşullarda 56 günlük bir yolculuk geçirdiğini yazdı. Alan Kurdî'den bahseden ve Kürtlerin yaşadığı zulümleri dile getiren Opan devamla: "Vatansız bir Kürt olarak İskoçya'nın, ülkenizin bağımsızlığını ne kadar çok istediğinizi anlayabiliyorum. O nedenle bağımsızlık referandumunda 'evet' oyu verdim. Bir kadın ve bir anne olarak beni anlayacağınıza inanıyorum" dedi.
Sturgeon ve İngiltere Başbakanı David Cameron'dan mültecilere kapılarını açmalarını isteyen Opan, en azından ailesiz bir mülteci çocuğa bakmak üzere kendisine izin verilmesini talep etti. Kendi çocuğu gibi sahipleneceğini ona bir yuva ve yeni bir yaşam sunabileceğini söyledi.
Başbakandan mektup
İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon adına İskoç yetkililerden aldığı yanıtta hassasiyetinden dolayı kendisine teşekkür edilirken, mültecilere yönelik çalışmalarına ilişkin detaylı bilgi verildi.
İngiltere Başbakanı David Cameron adına ise İçişleri Bakanlığı'ndan aldığı mektupta da mültecilerin ülkenin kültürel dokusuna zenginlik kattığı vurgulandı. Halkın mültecilere destek olmasının önünü açan bir hükümet programının iletişim bilgileri kendisine verildi.
'Dünyayı biz kadınlar güzelleştirebiliriz'
Gazetemize konuşan Fatma Opan, "Her yeni insan gibi ben de buraya uyum sağlamayı öğrendim ya da buna çabaladım. Ülkeden çıkıp gelişim ani oldu. Her şeyi arkamda bıraktığımı ve geri dönmem için hiçbir neden olmadığını düşündüm hep. Ancak bu son iki yıl bana gösterdi ki insan doğduğu yeri, köklerini, özünü, bir bütün kültürel değerlerini kendisiyle taşıyormuş. Ben dünyadaki herkesin acısına ağlayabilirim ancak kişi anladığı bir acıya daha fazla ağlıyormuş. Rojava'da yaşanan savaş, insanlarımızın yaşadıkları beni çok etkiledi. Geçtiğimiz yıl Bodrum kıyılarına cansız bedeni vuran Alan Kurdî ve daha nicesinin yaşadıkları bende bir dönüm noktasıydı. Çok ağladım; bir anne olarak kabul edemiyordum."
Gazetemiz aracılığıyla kadınlara seslenmek istediğini söyleyen Opan 'Kadın hayattır; doğurandır; en olumsuz koşullarda dahi yaşatandır. Şu anda savaşandır. Kadın sevgi, merhamet, hoşgörü ve aşktır. Avrupa'da imkanları olan bir ülkede yaşıyoruz. Ben ne yapabilirim diye sorduğunuzda bir kadın olarak doğanızın gereği buna yanıt bulacaksınız. Dünyayı biz kadınlar güzelleştirebiliriz" dedi.
Yakın zamanda İskoçya'da yardım kampanyası başlatıp tüm geliri Amed'deki mültecilerin yararına aktaran Fatma Opan, şu anda 21 yıldır tutuklu yargılanan şair İlhan Sami Çomak ve yine Can Dündar ile Erdem Gül'ün bir an önce serbest bırakılması için imza topluyor.
SUNA ALAN/LONDRA