
Bir halkın direniş ile yazdığı tarih, en görkemli sayfalarından birini 27 Şubat’ta şafak sökerken Qamişlo’da kayıt altına aldı. Rojava’nın bu en büyük kenti sabahın ilk ışıkları ile Til Hemis’te üç yönde şiddetli çatışmalar içinde bir savaş gününe uyandı. DAİŞ çetesi bir yıldır kantonun güneyinde gönlünce vahşet sergiliyor. 6 gün süren şiddetli çatışmalarla Rojava savaşçıları adım adım ilerliyor.
Bir grup gazeteci ile biz de savaşın izinde bazen dumanların sardığı köy ve sokaklarda bazen patlamaların isi ile siyaha dönen binalar arasında onu takip edeceğiz. Bu bir kurtarma operasyonu aslında. Çetenin elinde rehin olan onlarca köyde Kürt, Arap binlerce Rojavalı YPG’ye ‘Hawar’ dedi. Operasyon, çetenin Rojava’nın birçok yerine ve Güney Kürdistan’a saldırı için üs olarak kullandığı bu bölgeye yapılıyor. Ekip olarak biz de bu heyecanı yaşıyoruz, savaşanlarla yürüyeceğiz. Sabah gün doğarken Qamişlo’daki ekibimizle Til Hemis operasyonunu izlemek için Qamişlo’nun bozulan asfalt yollarından, kerpiç ve beton evlerin arasından geçerek Xezne Köyü’ne ulaşıyoruz.
Til Hemis operasyonunun 6. günü. Aldığımız haberlere göre; YPG/YPJ savaşçıları Büyük ve Küçük Hissêwiyê köylerini aldı ve Til Hemîs’e 1.5 kilometre kadar yaklaştı. Arkadaşlar acele etmemiz gerektiğini söylüyor. Xezne’den, uluslararası (duwelî) yolundan gidiyoruz. Öncümüz kameraman arkadaşımız Mihemed Hesekê, 5 gün boyunca cephede ve yolları iyi biliyor. Bize bir katliamdan hatırladığım Hedadê Köyü’ne gitmemiz gerektiğini söylüyor. Katliamın gerçekleştiği gün sonuçlarına bir grup gazeteci arkadaşlarla tanık olmuştuk. 2013’te Suriye rejim güçleri bazı çete gruplarının bu köyde yerleşmesini gerekçe göstererek, köye helikopterle saldırı düzenlemiş ve sivilleri katletmişti. Rejim güçlerinin katliamında, bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla içinde kadın ve çocukların da olduğu en az 10 köylü yaşamını yitirmişti. Bu olaydan hemen sonra köyün güvenliğini sağlaması amacıyla köylüler YPG güçlerini köye davet etmişlerdi ve o günden sonra Rojava halklarına umut olan YPG/YPJ savaşçıları Hedadê’yi koruyor, güvenliğini alıyor.
Bu katliamın üzerinden hemen hemen iki yıl geçmişken bu kez de Til Hemîs’in çevre köyleri DAİŞ faşizmi, baskı, katliam ve zulmü ile tanıştı. Bu çevrenin Arap çoğunluklu köyleri YPG/YPJ güçlerini kendilerini korumaya davet etti. Bu operasyon halkın sesine kulak veren YPG/YPJ savaşçıları tarafından başlatılmıştı.
Eski tüfekler iş başında
Duwelî’de bir süre yol alıktan sonra Hedadê kavşağından dönüp Hedadê’ye ulaştığımızda daha önce de savaş cephelerinde karşılaştığımız Mustafa ismindeki YPG’li savaşçı yüzlerce savaşçının ön cephe olan Nahmê Köyü’ne girdiklerini anlatıyor ve ekliyor: “Til Hemis tamamıyla kuşatılmış, bugün iyi bir haber alabiliriz.”
Yolda çatışma bölgesine doğru ilerleyen YPG’li savaşçıları takip ederek Til Hemis’ê bir kilometre mesafede olan Nahme Köyü’ne gidiyoruz. Yol güvenliğini yaşları 50’nin üzerinde olan, Rojava devriminin ‘eski tüfekleri’ sağlıyor. Selam veriyoruz. İçten bir gülümseme ve mağrur bir eda ile ‘yolunuz açık olsun’ diyorlar. Artık Arap köylerinin içerisinde ilerliyoruz, yol güvenliği ve kontrolü YPG’nin Arap savaşçıları ve Cêş El-Senadid güçlerine emanet. Burada sistem böyle herkes geneli olduğu kadar bölgesini de savunacak.
Nahmê yolunda toplar tarafından yıkılmış evleri görüyoruz. Savaş yavaştan yüzünü gösteriyor. Bunlar yaşanan şiddetli çatışmanın izleri. YPG/YPJ güçleri çeteleri önlerine katıp süpürmüşler. Bu bölge bugünle birlikte 7 gündür yoğun bir savaşı yaşıyor. Buradaki yıkım, zırhlı araçların çamurlu yolda bıraktığı izler gibi derin. DAİŞ girdiği her bölgeye yağma, yıkım ve felaket getirmiş. Yanından geçtiğimiz Arap köylülerinin kederli yüzlerinde bir gülümseme var; sevinmek için vahşetten kurtulmak yeter.
Nahmê’de yüzlerce YPG/YPJ savaşçısı Til Hemis’in kuzey tarafındaki irili ufaklı köyleri DAİŞ‘ten kurtarmak için operasyon yapıyor. Uzaktan ağır silahların ve topların sesi geliyor. Çatışma var... Güçler bir taraftan Til Hemis’e doğru yol almak için hazırlanıyor bir taraftan da çevredeki köyleri kurtarıp özgürleştiriyor. Bu bir kuşatma harekatı, üç yönden ani baskınlarla ilerliyorlar. Bize düşeni yapıyoruz, savaşçıları fotoğraflayıp tarihe bir not düşüyoruz: Onlar buradaydı ve barbarlığa karşı savaştılar…
Telsizdeki ses: Bayrağımızı diktik
Nahmê’de komutanlar ve köydeki savaşçıların tümü can kulağıyla telsiz cihazını dinliyor. Arada sohbet ediyoruz. Bize saat 10.00’dan itibaren Til Hemis’in güney ve batı cephesindeki YPG/YPJ savaşçılarının ilerleyip kente girdiklerini, operasyon başlattıklarını söylüyorlar. Başta ihtiyat güçler, herkes telsiz cihazını dinliyor ve gelecek haberlere kulak kesilmiş durumda. Saat 11.00 civarında cihazdan bir ses, “Til Hemis’in tepesine YPG ve YPJ bayraklarını diktik” diyor. Tüm savaşçıları bir sevinç ve heyecan kaplıyor. Eline dürbünü alan tepeye bakıyor. Birçok savaşçı toprak yığınının üstünde. Deklanşöre basıp bir fotoğraf daha ekliyoruz.
Sıra bizde. Dürbünle Til Hemis tepesine bakıyorum. Tepede kesk-sor-zer YPG ve YPJ bayrakları dalgalanıyor. Savaşçıların sevinç nidaları araçlardan gelen müziğe karışıyor. Savaşçılar halayda. Coşku zirvede, yüzlerce savaşçı köyleri kurtarıp DAİŞ çetelsinin sivilleri de hedef alan mayınlarını temizledikten sonra Nahmê’nin ön tarafındaki halaya ve sevince dahil oluyor. Bu anlar tarihi anlar, Rojava Devrimi Kürtlerin tarihini yeniden yazıyor, Til Hemis’in özgürleştirilmesi burada önemli bir yere sahip.
Saray’dan savaş cephesine
Bir süre önce Fransa’da Francois Hollande ile YPJ adına görüşen YPJ komutanlarından Nesrin Abdullah’ı görüyorum. Onun da telsiz cihazı elinde, o da büyük sevinç yaşıyor. “Bir ağır yükün altından daha kalktı savaşçılar. Til Hemis de kurtuldu” oluyor sözleri. Fransa’daki görüşmelerden döndükten sonra direkt olarak Til Hemis oOperasyonuna katıldığını anlatıyor ve “fakat biz burada kalacağız, bizim görev yerimiz burası” diye ekliyor. “Biz ilerleyeceğiz, DAİŞ’in üssünü görmeden geri dönmem” diyoruz. Bize hak veriyor ve üzülerek; “benim yerime de fotoğraf çekin, ben en azından bugün göremeyeceğim” diyor ve vedalaşıyoruz.
Til Hemis’e giriyoruz
Nahmê’nin batı tarafındaki Hissawiyê Köyü’ne oradan da Til-Hemis’e giden asfalt yola sapıyoruz. 5 dakika içinde Til Hemis’e giriyoruz. Til Hemis’in girişinde YPG’liler yol güvenliği alıyor. Artık ‘ahbap’ olduk, tanınıyoruz. Bizi zafer işaretleriyle karşılayan iki YPG’linin arkasında Til Hemis’in meşhur buğday siloları görünüyor.
Til Hemis kasabasının içi ve buğday silolarına doğru giden kavşakta onlarca YPG/YPJ savaşçısı var, operasyondan sonraki yorgunluğa rağmen hala zindeler.
Buğday ofisinin en üstüne de YPG ve YPJ bayrakları asılmış. Daha sonra Til Hemis okuluna, DAİŞ çetesinin ardından kalan, yıkılan ve yakılan evlere gidiyoruz. Til Hemis’te hiçbir sivil yok, hepsi DAİŞ yerleştikten sonra bölgeyi terk etmiş. DAİŞ’in girdiği her yer gibi bu kasaba da çok ıssız, yaşamın esamesi kalmamış, bu anları fotoğraflıyoruz.
Önce halay sonra operasyon
Akşama doğru operasyonun başından beri görev yapan diğer gazeteci ve kameraman ekibimizle karşılaşıyoruz. Ekibimizle beraber Til Hemis tepesine çıkıyoruz, yukarıdan kasabayı görmek ve bu anları fotoğraflamak için. Rojava’nın geniş düzlüklerinde gün batıyor. Kurtarıldığı saatlerde ilk olarak Til Hemis’e giren kameraman arkadaşım Hisên Şêbî’yle sohbet ederek tepeye çıkıyoruz. Rojava Devrimi boyunca tüm savaşlarda kameramanlık yapan Hisên, YPG /YPJ savaşçılarının diğer tüm savaş ve hamlelerden farklı olarak ilk defa bu kadar coşkulu ve sevinçli olduğunu söylüyor. “Her gün operasyona gitmeden önce halay çekip sonra operasyona gittiler” diyor.
Til Hemis herkes için çok farklı bir anlam taşıyor fakat en fazla da Qamişlolu YPG ve YPJ savaşçıları için anlamı. Geçen sen Til Hemis hamlesinde birçok YPG/YPJ’li hayatını kaybetti. Bu yüzden Til Hemis, Rojava Kürdistanı’nın savaşçıları için çok değerli. Tepeye çıkarak şehri fotoğraflıyoruz ve tarihe bir not daha düşülüyor: “DAİŞ’in üssü Til Hemis düştü!”
BOTAN GULAN/TİL HEMİS