1993 yılında Zürih-Winterthur-Töss’de küçük bir mahalle dükkanı ile ticaret hayatına atılan ve kısa sürede önce 60, ardından 130 çalışanı ile sürekli işini büyüten Demir vakıfın amacını anlattı.


Sürgün, göç ve vakıf kurma...

Demir, neden vakıf kurduğunu şöyle belirtiyor: “Zamanında bana yardım edilmeseydi, bugünlere gelemezdim. Ben de şimdi başkalarına, ihtiyaç duyulan alanlara yardım ediyorum. Geldiğim coğrafya, bu coğrafyada yaşananlar, sürgün ve göç gibi olgular içinde şekillenen kişiliğim, elbette bu sorunlara duyarsız kalamazdı. Kendim Dersim’de bütün bunları yaşadım, tanık oldum. Daha özgür, daha adaletli bir dünya için mücadele de ettim. Aldığım yaralarla sürgüne çıkmak zorunda kaldım. Hem taşıdığım kültür, hem insan olmanın gereği beni bir Yardım Vakfı’nın gerekliliğine yöneltti. Maddi imkanlarımın gelişmesiyle birlikte yardımlarım da başladı. Fakat bu çabalarımın kurumsallaşmasının daha yararlı sonuçlar doğuracağını, gerçekten en gerekli yerlere yönlendireceğini düşünerek vakıf kurma kararı aldık.” 


Vakıf güçlenmelidir

Royal Döner Vakfı’nın Dersim’den diğer tüm Kürt bölgelerine uzanan yardım ağı giderek genişliyor. Demir, şirket olarak bu yardımlara azami önem ve destek verdiklerini ama daha fazla proje ve destek için vakfın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bütün Kürt bölgelerine yönelik projelerimiz de artacaktır. Geçmişte yaşadığımız toplumu unutmamak yetmiyor, onu anılarda taşımanın da anlamı yok, aynı acıların yaşanmaması için hepimizin birşeyler yapması gerekir. İnsanlar büyük bedeller öderken, bizim de yapabileceklerimizi sunmamız gerekir. Bunu yapmazsak ne geçmişimize saygımız kalır, ne de geleceğimize sağlıklı bir yön vermiş oluruz” dedi.

Royal Döner Vakfı, okullara destek, burs destekleri, halk anlayışı, bilim ödülleri, göç desteği, yabancı projeler, uzman eğitimi, eğitim programları, kültürel işbirliği, destek etkinlikleri, yaratıcılık desteği, okul yönetimi, erken çocukluk eğitimi, kültür yönetimi gibi birçok alanda faaliyet  yürütüyor.


ALİ ÖZŞERİK/ZÜRİH