Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde düzenlenen ve 3 gün süren 1.Ortadoğu Kadın Konferansı sona erdi. 26 ülkeden 250'yi aşkın delegenin katıldığı konferans çekilen halaylarla son buldu

Amed’in ev sahipliğinde DÖKH’ün 'Jin, jiyan, azadi' sloganıyla organize ettiği konferans, Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e adandı. Önemli kararların alındığı konferansın sonuç bildirgesi açıklandı.
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ile BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın çağrıcıları olduğu, konferansa Kürdistan’ın 4 bir yanından, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere 26 ülkeden 250'yi aşkın siyasetçi, akademisyen ve aktivist katıldı. Konferansta Ortadoğulu kadınlar, son siyasal ve toplumsal gelişmeleri kadın açısından kapsamlı olarak değerlendirerek, farklı kültür ile inançlara sahip olmaktan ve yaşanan erkek egemen zihniyetten kaynaklı bir çok sorun karşısında deneyimlerini paylaşarak, yeni bir mücadele hattı oluşturmak için önerilerini sundu.

Ortak mücadele önemli

'Ortadoğu’da kadına dayalı toplumsal tarih ve toplumsal cinsiyetçiliğin inşası', 'Ortadoğu kadın hareketleri deneyimleri ve son siyasal değişimlerdeki rolü' ve 'Ortadoğu’da kadın hareketlerinin ortak mücadele sorunları ve çözümleri' ana başlıkları altında Ortadoğulu kadınların deneyimlerini paylaştıkları konferansta, İslamafobik yaklaşımlardan, kadına yaklaşımına kadar birçok noktaya eleştirel geliştirildi.
Konferansın son gününde yapılan konuşmalarda, toplumun yarısını oluşturan kadınların sistemin ve ona bağlı olarak erkeklerin nazarında bir 'ölü' olarak görüldüğü ifade edildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, 'Kadın özgürleşmeden hiç bir toplum özgürleşmez' yönündeki sözleri hatırlatılarak, kadın mücadelesinde ortaklaşmanın önemi vurgulandı.

'Arap baharı' kadınların baharı değil

DÖKH aktivisti ve BDP Eşbaşkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, Kürtlerin Kuzey Kürdistan’ta 35 yıldır süren savaşta ağır bedeller ödediğini hatırlatarak, "Bu bir eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesiydi. Kürtlerin de diğer halklar gibi kendi statüsünü kuracağı, eşit ve özgür yaşaması yönünde bir talebimiz var"dedi. Suriye’den katılan Sihen Davud da, hangi etnik yapıda, kültürde olursa olsun kadının sorunlarının aynı olduğunu ifade ederek, "Kadın özgürlüğü için uygun bir yöntem bularak erkek egemenliğine son vermeliyiz" diye konuştu. 'Arap Baharı'nın kadınların baharı olmadığına işaret eden Davud, "Kadının özgürlüğü Suriye devriminin bir güvencesidir" dedi.

Sınırları aşan birlik kurulmalı

Türkiye’den katılan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz da, "Kadınların sistem içerisinde bir eşitlik mücadelesi vermek yerine sistemi aşan bir mücadeleye gitmelidir" ifadesine yer vererek hem devletlerin yapay sınırlarını aşan, hem de ulus sınırlarını aşan bir birlik kurulması gerektiğini ifade etti.
Kuzey Kürdistan’dan Uğur Işık kadın kimliğine global bakışla değindiği konuşmasında, Ortadoğu’da kadın mücadelesinin belgeselleştirilmesi, 21'nci yüzyılda yeniden şekillenen Ortadoğu’da kadının görünmesi gibi çeşitli önerilerde bulundu. Rojava'dan katılan İlerici Demokratik Kürdistan Partisi adına Niroz Ahmet ise, Ortadoğu’da kadınların baskıya maruz kaldıklarını aktardığı konuşmasında bölgenin bir parçası olan Kürt kadının da marjinalleştirildiğini söyledi.

Barış iki temel üzerinden yükselmeli

İran’dan Nobel Barış ödüllü Şirin Ebadi’nin konferansa gönderdiği mesajda da, "Barış çok önemlidir. Ancak barışın iki temel üzerinden yükselmesi gerekiyor. Demokrasi ve sosyal adalet. Demokrasinin çerçevesi insan hakları olmalıdır. Demokrasinin bu tanımı çerçevesinde hiçbir hükümetin hiçbir azınlık için baskı uygulamaya hakkı yoktur. Azınlıklar da hakları için mücadele etmelidir" ifadeleri yer aldı.  
San Francisco Devlet Üniversitesi’nden akademisyen Rabab İbrahim Abdulhadi, "Biz özgür Kürdistan için buradayız. Biz Kürt halkının, Kürt kadınının kendi kaderini tayin hakkını desteklemek için buradayız. Bütün sorunlara kadın sorunu üzerinden bakmak gerekiyor" dedi.

Sonuç bildirgesi açıklandı

Yapılan çağrıların ardından konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede konferansın bir başlangıç olduğu belirtilerek, Ortadoğu'da ikinci bir konferans gerçekleşinceye kadar politik dayanışma ve iletişimi sağlayacak bir koordinasyonun kurulmasına karar verildi. Konferans'ta ayrıca Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’in Paris’te katledildiği gün olan 9 Ocak'ın 'Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü' olarak deklare edildi.
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak tarafından okunan bildirgede, konferansın Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinden gelen kadınların uluslararası dayanışma ve ortak mücadelesini amaçladığı belirtilerek, "Sonuç bildirgesi önümüzdeki döneme ışık tutacak bir yol haritası olması açısından tarihi bir öneme sahiptir. Baskı ve sömürge rejimlerine, işgallere, neo liberal politika ve ırkçılığa karşı çıkan 26 ülkeden 250 kadın, 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında Amed’de 1.Ortadoğu Kadın Konferansı’nda bir araya geldik, deneyimlerimizi paylaştık. Kadınların eşitlik, özgürlük mücadelesinin yanı sıra bölgemizdeki siyasi gelişmeleri konuştuk" ifadelerine yer verildi. 


Devrimsel dönüşüm yaşandı
Kadın özgürlük mücadelesinde devrimsel dönüşümler sağlayan Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği'nin de (KJB) selamlandığı bildirgede şunlar belirtildi: "Bu konferansı da Kürt kadınlarının mücadelesinin bir sonucu olarak görüyoruz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika değişimler yaşıyor, yeniden yapılanıyor. Bu değişim ve yeniden yapılanma sürecine örgütlü ve daha etkili katılmanın -kendi özgürlüğümüz için- bize de tarihsel sorumluluk yüklediğine inanıyoruz. Bu nedenle konferansımızın bu kritik ve tarihi sürece müdahil olma mekanizmalarına hizmet etmesi gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerine yer verildi.

Önemli kararlar alındı

Sonuç bildirgesinde bulunan maddeler ise, şu şekilde sıralandı:
-  Konferans katılımcılarının tümünü kapsayan bir iletişim ağı oluşturacağız.
- İkinci konferans toplanıncaya kadar konferans delegasyonu arasındaki iletişim ve politik dayanışmayı sağlamak için, dönüşümlü bir koordinasyon grubu kuracağız.
- Suriye’deki savaştan kaçan kadınların yaşadığı mülteci kamplarını izleme grubu oluşturacağız.
- Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki değişim kadınları da etkiliyor. Verilen mücadeleye kadınlar da aktif olarak katılıyor. Ancak yeni iktidarlar göreve gelirken kadınların haklarını gasp ediyor. Kadını red ve inkar eden kökten dinciliğe karşı mücadelemizi yükseltmek bu her iki modele karşı mücadelemizi yükseltmek, değişim sürecini bir kadın devrimine dönüştürmek temel mücadele konumuzdur. Herhangi bir ideoloji, din ve inanç kadına yönelik baskı olarak kullanılamaz.
- Tecavüz, recm, kadın sünneti, kadın cinayetleri, kadına yönelik erkek ve devlet şiddetine; kadınlara esnek ve güvencesiz çalışmayı dayatan neo liberal politikalara karşı mücadele edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. İdam tehdidi altındaki kadınlar için uluslar arası duyarlılık yaratmak, gözaltında işkence ve kötü muamele ile mücadele etmek için ortak eylemlilikler yapacağımızı belirtiyoruz.
- Etnik, ideolojik, dini inanç, cinsel kimlik, cinsel yönelim ayrımcılığın her türüne karşı çıktığımızı belirtiyoruz. Dini inancı olmayanların da haklarının savunulması gerektiğini belirtiyoruz. Bütün halkların anadilini koruma ve savunma hakkı olduğunu, eğitim ve anadilde yaşama hakkının kadınların da talebi olduğunu söylüyoruz.
-  Her türlü işgale ve dış müdahalelere karşı çıkıyor, ulusal ve toplumsal mücadele ile kadın hakları için verilen mücadelenin ayrılmaz olduğuna ve birlikte yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz.
- Tekçi ulus devlet modelini reddediyor, demokratik çoğulcu ulus modelini öneriyoruz. Emperyalist politikalar karşısında halkların kardeşliği mücadelesini esas alıyoruz. Faşizme ve her türlü diktatörlüğe karşı mücadeleyi yükseltmek ilkesel tutumumuzdur. Yönetimleri tüm siyasi kadın tutsakları bir an önce serbest bırakmaya çağırıyoruz.

9 Ocak ortak eylem günü

- Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’in Paris’te öldürüldüğü gün olan 9 Ocak tarihini bundan böyle -konferans delegasyonunun temsil ettiği coğrafyada- politik mücadele veren ve bu uğurda bedel ödeyen, hayatını kaybeden kadınlara atfen, Siyasi Cinayetlere Karşı Ortak Eylemlilik Günü olarak deklare ediyoruz.
- Barış müzakerelerinde kadının eşit ve cinsiyet eşitlikçi temsiliyeti sağlanmadan gerçek bir barış inşasının mümkün olamayacağını düşünüyoruz. Bu temelde barış müzakerelerinde kadın temsiliyetinin sağlanması için tüm kadınları mücadeleyi yükseltmeye davet ediyoruz. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Türkiye devleti arasında başlayan barış görüşmelerini ve müzakereyi destekliyoruz. Ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep ediyoruz.

Eş zamanlı kampanyalar olacak

- 20'nci yüzyılın başında 4 devlet tarafından sömürgeleştirilen Kürdistan’da yürütülen hak ve özgürlük mücadelesini destekliyoruz.
- Kürt ve Filistin halkının özgürlük sorununu Ortadoğu’nun en temel iki sorunu olarak görüyoruz. Bu iki halkın özgürlüğü olmadan bölgede gerçek bir barışın olamayacağını bir kez daha belirtiyoruz.
- Filistin halkının, Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkı ve tüm Filistin toprağını özgürleştirmek için siyonizme karşı verdiği mücadeleyi desteklediğimizi beyan ediyoruz. Kürt kadın siyasi tutuklu Zeynep Celaliyan, 'bedenim benimdir' dediği için hapse atılan Tunuslu kadın aktivist Amina, Filistinli Lider Ahmat Saadat, Marwan Barguti ve Bahreynli insan hakları savunucusu Abdulhadi Al Khawaja’nin de serbest bırakılması gerektiğini söylüyoruz.
- Kadın hakları ve özgürlüğüne ilişkin siyasi, ideolojik ve etnik temelli ayrımcı yaklaşımları reddediyoruz.
- Bu nedenle Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da devlet ve erkek şiddetine karşı ortak eş zamanlı bir kampanya yapacağımızı duyuruyoruz. Tarih olarak da kadına yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadele günü olan 25 Kasım’ı önemsiyoruz.
* İşgal ve savaş nedeniyle tahrip olan doğa ve kültürel tarihimizin yıkımına da karşı duracağız.  

Siyasi tutsakları serbest bırakın

1’inci Ortadoğu Kadın Konferansı'na katılan delegasyon, KCK ana davasının dün yapılan duruşmasını takip etti. Kadınlar yargılamanın siyasi olduğunu belirterek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutukluların serbest bırakılmasını talep etti.
Delegasyon heyeti, duruşmanın ardından Diyarbakır Adliye Sarayı önünde basın açıklaması düzenledi. Etkinlikte konuşan Filistin delegasyonundan Rabbal Abdulhadi, dünyanın her tarafında kadınların ezildiğini ve Türkiye'de de durumun farklı olmadığını dile getirdi. Abdulhadi, davayı ilk kez ve kısa bir şekilde izlemelerine rağmen davanın siyasi olduğunu anladıklarını ifade etti. Abdulhadi, "Başta kadınlar olmak üzere tüm siyasi tutsaklar bir an önce serbest bırakılmalıdır" şeklinde konuştu.

'AKP'nin Taliban'dan farkı yok'

Ardından konuşan Mısır delegasyonundan Shanda Maclat, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirterek, "Kadınlar olarak ilk eylemliliğimiz ve etkinliğimiz siyasi tutsakların serbest bırakılmasıdır" dedi. Afganistan'dan katılan delege ve Eski parlamenter Mallalai Joya, Afganistan'da kadınların yaşadığı sorunlara değinerek, "Dünyanın her yerinde benzer zihniyetlerden dolayı kadınlar sorun yaşıyor. AKP hükümetinin de, Afganistan'daki Taliban zihniyetinden farklı bir yanı yok. Bu durumun değişmesi için mücadele eden tüm insanları selamlıyorum" dedi.
PYD Eşbaşkanı Asiye Abdullah ise, tüm dünyada ve alanlarda kadınların özgürlükleri için mücadele etmesi gerektiğini ifade etti. BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de, çözüm sürecinde tüm siyasi tutsakların bir an önce serbest bırakılması gerektiğini dile getirdi.

Tutuklu gazeteciler için çağrı


Konferans'ta konuşan Gazeteci yazar Necibe Qeredaxi,tutuklu Kürt kadın gazeteciler başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için konferansta çağrı yapılmasını istedi.
Ortadoğu'da kadın direnişinin önemli olduğunu dile getiren Qeredaxi, "Sistemin çöküşünü hızlandıracak olan kadınların direnişi, kadınların mücadelesi olacaktır" dedi. Ortadoğulu kadınların Sakine Cansız'ın mücadelesini bu konferans sayesinde öğrendiğine işaret eden Qeredaxi, bu konferansın direnişçi kadınları tanıma anlamında önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekti.

Haklarını savundukları için...

Bugün Türkiye'de Kürtlerin haklarını savundukları için çok sayıda gazetecinin tutuklu olduğunu dile getiren Qeredaxi, "Bu konferansta, tutuklu Kürt kadın gazeteciler başta olmak üzere, tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için çağrı yapılmalı. Bu kadın gazeteciler Türkiye'de kültürler karşısında yaşanan gerçekleri ortaya çıkarmak için çalışıyorlardı. Konferanstan yapılacak böyle bir çağrının çok anlamlı olacağına inanıyorum" dedi.

 DİHA/AMED