Ermeni Ulusal Sorunu kapitalist modernitenin Ortadoğu’ya girişinde yol açtığı trajedilerin başında gelmektedir. Ermeniler bölgenin kadim halklarındandır. Ağırlıklı olarak Kürtlerle iç içe bir coğrafyayı paylaşmaktadır. Kürtler ne kadar tarım ve hayvancılıkla geçinen halksa, Ermeniler de sanki bu ekonomiyi kentlerde zanaatkarlıkla besleyen ve beslenen halktır. Sanatkar yönü gelişkin bir kültürü de temsil etmektedir. Kürtler benzeri bir direnişleri olmasına rağmen kalıcı devlet kurumlarına geçici ve mevzii örnekler dışında pek sahip olamamışlardır. Ermeniler ilk Hıristiyan halklardandır. Bunda kimlik ve kurtuluş inancı önemli rol oynar. Yahudiler gibi saray çevresinde özellikle zanaatçı kimlikleriyle etkili olmuşlardır.
Kapitalist modernitenin Ortadoğu’ya girişinde araçsallaştırılmaları stratejik bir hata olmuştur. Hıristiyanlık nedeniyle yaşadıkları Müslüman ablukası altındaki sıkışmaları ulus-devlet milliyetçiliğinin karşılıklı alevlenmesi sonucu giderek bir trajediye dönüştü. Bunda erken burjuvalaşan Ermeni eşrafının önemli rolü olmuştur. Avrupa türü milliyetçilik ve hegemonik işbirlikçilik, yaşadıkları felaketin iç nedenidir. Ortadoğu kültüründe 5000 yılı izlenebilen bir kültürle büyük katkıda bulunan Ermeniler; 19. Yüzyıldan 20. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar oynanan modernite komploları sonucu büyük felaketin kurbanı olmuşlardır. Yahudilerden sonra dünyaya dağılan ikinci önemli diaspora halkı olmuştur. Azerbaycan’ın batısında küçük bir Ermenistan’ın kurulması Ermeni ulusal sorunun çözümü anlamına gelmez. Yaşadıkları trajedinin etkisini telafi edemez. Kaybettikleri yurtlarını hep arayacaklardır. Dolayısıyla günümüz için Ermeni sorunu, kaybettikleri yurdu bulmak biçiminde anlam kazanmaktadır. Fakat O yurdu aradıkları yerde başka halklar da yaşamaktadır. Birinden yurdunu almak diğerine vermek ne kadar yanlış ve affedilmez bir suçsa, tersi de o denli suçtur. Ulus-devletin korkunçluğu bir kez daha Ermeni sorunuyla karşımıza çıkmaktadır. Sınır anlayışı, homojen ulus peşinde koşması bu korkunçluğun gerçek nedenidir. Çok uluslu, demokratik, komünal temeldeki konfederalist oluşumlar belki de en çok Ermeniler ve benzerleri için ideala yakın çözüm olanakları sunarlar. Demokratik modernite unsurları temelinde yoğunlaşmaları, kendilerini Ermeni Demokratik Ulusu olarak yenilemeleri halinde hem Ortadoğu kültüründeki tarihi rollerine yeniden kavuşacaklar, hem de kurtuluşun doğru yolunu bulmuş olacaklar.
 Asuri Ulusal Sorunu Ortadoğu’nun bir uygarlık devinin hazin öyküsünü dile getirir. Asur adlı Mezopotamya tanrısıyla kendilerini özdeşleştiren bir halk olarak Ermenilerin yaşamış olduğu trajedi kadar bir sonucu yaşayan Asurîlerin yitirilişini Ortadoğu kültürü için büyük kayıp olarak değerlendirmek gerekir. Denilebilir ki Asurların en büyük düşmanı Asur uygarlığının kendisidir. Tıpkı Sümer, Akad ve Babil uygarlığının Sümer, Babil ve Akadların düşmanı olması gibi. Neden? Çünkü bir uygarlığın tekelci gasplar sonucu büyüttüğü bir kültür veya o kültürün halkı, o uygarlık tekelinin ortadan kalkmasıyla kendilerini birçok tehlikeye açık bir boşlukla karşı karşıya bulurlar. Ortadoğu uygarlığında ticaret tekelinin yaratıcı unsuruydular. Ortadoğu uygarlığıyla bu denli içli-dışlı olmaları kaderlerini elbette bu uygarlığa bağlı kılacaktı. Yükselişiyle yükselecekler, düşüşüyle düşecekler.
Kapitalist moderniteyle işbirliğine yönelmeleri Ermeniler gibi ters etkiye yol açtı. Hıristiyanlıkla yaşadıkları tecridin moderniteyle derinleşmesi hazin sonlarını hazırladı. Asurîler de Ermeniler gibi ağırlıklı olarak Kürdistan coğrafyasının kadim bir halkıdır. Her iki halkın felaketinde sadece devlet kaynaklı Türk İttihat-Terakki milliyetçiliğinin faşist, soykırımcı uygulamaları değil, işbirlikçi Kürtlerin de önemli rolleri olmuştur.
Asurî ulusal toplum sorunu uygarlık kökenli olduğu kadar, Hıristiyanlık ve modernite ideolojileriyle birlikte gelişmiştir. Çözüm için Ermeniler için olduğu gibi radikal dönüşüm gereklidir. Ortadoğu kültüründe sahip oldukları büyük hafıza birikimlerini demokratik modernite kültürü olarak yenilemeleri hem tarihi rollerine yeniden kavuşmalarına hem de gerçek kurtuluşlarına yol açabilir.
Yahudi Sorunu Ortadoğu toplumsal sorunu olduğu kadar dünya sorunudur da. Yahudileri tarih boyunca izlemek bir anlamda Ortadoğu kültürünün sorunlaşmış halinin serüvenlerini izlemek gibidir. Neden sorun olduklar, nasıl dağıldılar, nerelere dağıldılar, neler oluşturdular, hangi sonuçlarla karşılaştılar? Bu sorunların nedenleri ve cevapları uygarlıkları yargılamakla özdeştir. Savunmamın önce kısımlarında genişçe değinme ihtiyacı duyduğum Yahudiler için birkaç tamamlayıcı yargı da bulunmakla yetinmek durumundayım. Ortadoğu kültüründe büyük katkıları olan peygamberlik kurumu büyük ölçüde Yahudi oluşumlarıdır. Şüphesiz bunda Sümer ve Mısır kadim kültürleriyle bir bütün olarak bölgenin kabile kültürlerinden yararlanmışlardır. Bu kültür kaynaklarını adeta reformdan geçirerek Yahudi kabile kültürüne dönüştürerek temsil etmeleri büyük yetenek ister. Yahudilik esas olarak bu yeteneği ifade eder. Bazen bunu paraya, bazen atom silahına dönüştürerek dünya çapında etkili olmayı başarmışlardır.
Ortadoğu’da Uygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü kitabından alınmıştır