Ortadoğu’da Kadın Devrimi ve Jîna Amînî 

Cafer TAR yazdı —

26 Eylül 2022 Pazartesi - 09:30

  • Jîna Amînî’nin katledilmesi sonrası İran’da yaşanılanlar Ortadoğu’da kadının artık eski yaşamı istemediğini ve buna asla rıza göstermeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur. 
  • Yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösterdi ki; Rojava’da yakılan meşalenin ışığı artık bütün Ortadoğu ve Mezopotamya’yı aydınlatıyor.

 

Orta Doğu bin yıllarca bir kadın mezarlığıydı. Kuşaklar boyunca kadınlar varla yok arasında bir hayat sürdürdüler. Bir erkek olarak kadını konuşmanın çok kolay olmadığını; bunun herkesten çok bu toprakların ve kadınların özgürlüğü için mücadele eden özgür Kürt kadının hakkı olduğunu biliyorum. 
 
Muhakkak her milletten kadın bölgemizde ve bütün dünyada özgür ve demokratik bir dünya ve cinsiyet eşitliği için mücadele etti ve hala da etmeye devam ediyor; fakat günümüzde genel olarak özgürlük ve özelde kadın özgürlük mücadelesinin meşalesi Kürt kadının ellerindedir. 
 
Kürt kadınları son kırk yılda insan üstü bir çaba ile bir tür kadın mezarlığı haline getirilmiş Mezopotamya ve Ortadoğu’da binlerce şehadet pahasına özgürlük meşalesini yaktılar. Onların yaktığı meşale günümüzde bölgenin bütün çürümüş rejimlerinin yüzüne ışık tutuyor. 
 
Arap Baharı olarak başlayan süreç sonrası muazzam bir gerici dalga ortaya çıkmış ve DAİŞ, El Nusra adıyla Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ülkelerinin kapısına dayanmıştı. Bu yapılar sadece bu bölgede değil bütün dünyada binlerce saldırı düzenlediler. 
 
Bu saldırılarda binlerce masum insan hayatını kaybetti; Ortadoğu’da birçok ülkede birçok şehri tek kurşun atmadan ele geçirdiler. Bu onlara muazzam bir moral üstünlük sağlıyordu; dünyanın her yerinden kadın/erkek bu çetelere katılmak için akın akın Ortadoğu’ya geliyordu.  
 
Adamlar adeta kendilerini yenilmez görüyorlardı; sadece onlar da değil başkaları da başta DAİŞ olmak üzere birçok cihatçı yapının artık kalıcı olduğunu ve bunları ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını düşünüyorlardı. 
 
Başta Amerika olmak üzere dünyanın en güçlü ülkeleri bölgeye asker ve silah göndermişlerdi; fakat bir türlü sonuç alamıyorlardı.  
 
İşte tam bu noktada Kürt Kadını bütün kahramanlığı ile ortaya çıktı.  
 
Bütün dünyanın DAİŞ benzeri yapılara razı olduğu, adeta teslim olduğu koşullarda Kürt kadını ve onların yoldaşları savaş sahasında bedenleri ile özgürlük meşalesini en yükseğe taşıdılar.  
 
Onların sahada kendilerini kahramanca ortaya koymaları sonucu moral üstünlük DAİŞ ve benzeri çetelerden demokrasi güçlerine geçti. Başta DAİŞ olmak üzere herkes şaşırmıştı; şimdiye kadar yok saydıkları, pazarda köle olarak alıp sattıkları Kürt kadını bir özgürlük dinamiği, bir savaş gücü olarak karşılarındaydı. 
 
Düşmana korku; dosta güç ve moral veren bu durum sadece DAİŞ ve benzeri çetelerle demokrasi güçleri arasındaki dönemsel dengeyi değiştirmekle kalmadı; bütün Ortadoğu’nun tarihsel dönüşümünün de başlangıcı oldu. 
 
Rojava devrimi asıl olarak Ortadoğu’da bir kadın devrimine denk düşer. Rojava devrimi kadın sorununu çözerken aynı zamanda bütün hiyerarşik yapı ve anlayışları da ortadan kaldırmayı gündemine almış oluyordu. 
 
Jîna Amînî’nin katledilmesi sonrası İran’da yaşanılanlar Ortadoğu’da kadının artık eski yaşamı istemediğini ve buna asla rıza göstermeyeceğini bir kez daha ortaya koymuştur. 
 
İran devleti gösterilere katılımı azaltmak ve göstericilerin organizasyon yeteneğini ortadan kaldırabilmek için internet kullanımını önemli ölçüde kısıtladı. Fakat buna rağmen İran’da rejimin toplumu ölüm ve uzun tutuklamalarla tehdit etmesine rağmen başta kadınlar olmak üzere yüzbinlerce insan sokaklara çıkmakta ısrarcı oldular. Milyonlarca kadın kadınların saçı üzerinden sürdürülmeye çalışılan erkek egemenlikçi anlayışı protesto etmek için saçlarını kazıdılar. 
 
Yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösterdi ki; Rojava’da yakılan meşalenin ışığı artık bütün Ortadoğu ve Mezopotamya’yı aydınlatıyor.  
 
Gelinen noktada sadece Kürdistan ve Türkiye’de değil bütün Ortadoğu’da bir kadın devrimine hazır olmak; hatta ona katılım göstermek gerekiyor. Unutmamak gerekiyor ki; bir toplumda kadın özgür değilse kimse özgür değildir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.