Avrupa Parlamentosu’nda 15’incisi düzenlenen Kürt konferansı ikinci gününde Ortadoğu krizi ve Kürt eksenli çözümleri ele alınıyor. Konferansın ilk gününde Türkiye’deki insan hakları durumu, rejimin karakteri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ve cezaevlerinin durumu ile Kürtlerle uluslararası dayanışmanın önemi üzerine sunumlar yapıldı.

Konferansın ikinci günü, ilk panelde “Ortadoğu, bölgesel ve uluslararası çatışmalar ve yankıları” üzerine sunumlar yapıldı. AP Yeşiller/Özgür Avrupa Grubu milletvekili Jean Lambert ve Almanya milletvekili Gökay Akbulut konferansın moderatörlüğünü yaptı.

‘Batı krizin tarihsel sebebidir’

“Ortadoğu Jepolitikasında Kürt Faktörü” başlığı ile ilk sunumu yapan HDP eski milletvekili Ahmet Yıldırım, Ortadoğu’yu sadece enerji kaynakları üzerinden değerlendirmenin çok dar olacağına dikkat çekti. Suriye’deki mevcut krizde de Batı’nın oynadığı role işaret eden Yıldırım, Türkiye ile mülteciler üzerine pazarlık yapmanın “gayrı insani” olduğunu kaydetti. Yıldırım, “İnsan hakları Batı için bir istatistiktir” dedi.

Yıldırım şunları ekledi: “Kürt gençlerinin cihadizm ve barbarizme karşı mücadelesi sadece Kürtler için değildir, özellikle kadın devrimi yaşanırken, bu sadece Kürtler için canları toprağa düşen bir kuşağı temsil etmemektedir, insanlığı temsil ediyor. Avrupa da Kürtler için değil, kendi değer yargıları üzerinden müdahil olmalı.”

Yıldırım, Rojava’daki demokratik model ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi de anlatırken, Öcalan ile bir saatlik görüşmenin bile Ortadoğu’da dengelerin değişeceğinin altını çizdi.

Türkiye, Suriye’de istemiyor

“Çatışmada bölgesel iktidarların rolü” başlıklı bir sunum yapan Londra Kings College savunma araştırmaları departmanı konferans hocası Bill Park, bu çerçevede Suriye ve Türkiye’nin rolünden bahsetti.

Park, Türkiye açısından Esad’ın gidişinin öncelik olmaktan çıktığı ve Rojava’nın bastırılmasının esas alındığını belirtirken, “Rojava yükselişe geçtiğinde Türkiye’nin zihnini meşgul eden konu değişti” dedi.

Park, Türkiye’nin Suriye’deki işgali için “bataklık” ifadesini kullandı ve  “Suriye topraklarında kimse Türkiye’yi istemiyor” diye tamamladı.

Rusya’nın büyük hedefleri var

“Ortadoğu krizi ve NATO”yu konu alan Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) Genel Sekreteri ABD’li Michael Gunter, Rusya’nın Suriye’deki amaçlarına dikkat çekerek, NATO’ya zarar verecek, ABD’yi zayıflatacak şekilde büyük hedeflerinin olduğunu belirtti. Erdoğan’ın ABD’nin Kürtlere desteğini kesmeye çalıştığını söyleyen Gunter,  ABD ile Türkiye arasındaki Minbic anlaşmasını “geçici” olarak değerlendirdi.

Japonlar Türkiye’ye tepkili

“Küreselleşen bir dünyada Kürtlere karşı Türkiye’nin dış politikası” başlığı altında sunumunu yapan Japonya-Kürt Dostluk Grubu üyesi Kinoshita Akinobu,  Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere karşı işgal saldırılarına da dikkat çekerek, Kürtlerin imhasını hedef aldığını ve Avrupa’nın desteği olmadan mümkün olmadığını belirtti. Akinobu, “Avrupa devletleri artık kendi sorumluluklarını kabul etmeli” dedi. Akinobu, ayrıca Japonya insanın bugün Türkiye’ye tepkiyle baktığını, DAİŞ unsurlarının serbest dolaştığı bir ülke olarak gördüğünü belirtti.

Aydar: Kürterin çözümde kilit güç

Kürdistan Ulusal Kongresi KNK’den Zübeyir Aydar ise “Ortadoğu’da istikrarsızlık faktörü ve istikrarın aktörü” başlıklı sunumunu yazılı olarak sundu. Kürt hareketinin Rojava ve Kuzey Suriye pratiğinin öğretici olduğunu belirten Aydar, bölgedeki tüm halkların barış içinde yaşadıkları bir pratik olduğunu kaydetti.

Aydar, “Kürtler yalnızca Suriye de göz önünde bulundurulması gereken bir alternatif değiller, hem Türkiye hem İran hem Irak hem Suriye de, demokratik değişimin öncü ve motor gücüdürler” diye konuştu.

PKK’yi listeden çıkarın

Avrupa Birliği’nin terör listesine de değinen Aydar, Avrupa Adalet Divanının 15 Kasım tarihli kararının sözkonusu listenin ne kadar haksız ve hukuksuz olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Aydar, “Bu vesile ile AB yöneticilerine çağrım, bir an önce bu karar doğrultusunda listeyi gözden geçirip PKK’nin sözü edilen listeden çıkarılmasıdır” ifadelerini kullandı. ABD yönetiminin, 6 Kasım’da Kürt Özgürlük Hareketinin üç önde gelen isminin başına ödül koyma kararını da hatırlatan Aydar, “Biz bu kararı, hukuksuz, ahlaksız, iki yüzlü ve düşmanca bir davranış olarak değerlendiriyoruz (...) ABD hükümetinin bu kararını bir an önce geri almasını bekliyoruz” dedi.

 

ANF/BRÜKSEL