21. yüzyılın özgürlük savaşı

Forum Haberleri —

9 Haziran 2022 Perşembe - 08:00

Gerilla

Gerilla

  • Zap, Metîna ve Avaşîn’de Kürdistan özgürlük gerillası ile sömürgeci Türk devleti arasında yaşanan savaş 21. yüzyılın faşizme karşı özgürlük savaşıdır. 

SAİD ZEKİ
Türkiye devlet tarihinde Süleyman Demirel için büyük demagog diyorlar. Süleyman Demirel için böyle söylense de günümüzün yalancısı, demagogu ve saptırıcısı faşist şef Erdoğan’ın yanında kendisine rahmet bile okunabilir. Faşist şef Erdoğan demagoji ve saptırmacılığıyla dünya tarihinde ender kişilerden biridir, yatıp kalkıp “Devletimizin beka sorunu var, bizim milli güvenlik sorunlarımız ve hassasiyetlerimiz var” deyip durmaktadır.  Nedir bu devletin beka sorunu, nedir bu güvenlik sorunları herkes bu soruların cevabını merak etmektedir. T.C’nin bu tür sorunları var mıdır yoksa tersi mi doğrudur, bunun anlaşılması gerekir. 

Faşist şef neden ikide bir bunu dillendiriyor, ya faşist şef yönetimdeki türk devleti bugün bölge halkları ve insanlık için büyük bir tehlike ve tehditse? Erdoğan beka ve güvenlik sorunlarımız deyip onunla neyi hedefliyor, neyi gizliyor?  Bu sorulara kısa ve öz olarak cevap vermeye çalışalım. Faşist şefin hop kalkıp hop oturarak güvenlik sorunlarımız var deyişi büyük bir yalan ve saptırmadır. Türk devleti için dışarıda NATO, ABD Avrupa gibi uluslararası güçler bırakalım en ufak bir tehdit unsuru olmayı tam aksine sonuna kadar türk devletini destekleyip yardım sunmaktadır. Son yılarda Rusya- T.C. ilişkilerine de bakıldığında Türk devletine Rus devletinin desteğinin olduğu ortadadır. Bölgesel düzeyde de T.C. için ne Yunanistan ne Irak ne Suriye gibi Arap devletleri ne de İran’ın tehdit oluşturan bir durumları yoktur. Kürtler ve Kürdistan’dan destek mi tabiki hayır zaten Türk devleti onları soykırımdan geçiriyor.  

O zaman gerçek şudur; Türk devleti bölge devletleri ve halkları için bir tehdit unsuru olmanın ötesinde komşu halkların topraklarını işgal ederek faşist şef Erdoğan’ın yeni Osmanlı olma hayalini geliştirmeye çalışıyor. T.C. devleti, kuruluşundan sonra önce Hatay sonra da Kıbrıs işgaliyle yayılmacı ve fetihçi karakterini sürdürmüştü. Osmanlı İmparatorluğu çökse de, Türk ulus-devlet yapılanmasının sömürgeci ve yayılmacı karakteri hiç sönmemiştir. Son yıllarda ise Kürdistan ve Arap coğrafyasının yeniden ‘fethi’ amacıyla Rojava’da Efrîn, Serêkaniyê ve Gire Spî, Suriye’de İdlip ve Cerablus alanlarını işgal etti. Şimdi ise Güney Kürdistan’daki işgalini Kerkuk ve Musul’a kadar geliştirme hedefindedir. 

Hal böyle iken o zaman faşist şef Erdoğan ha bire neden beka ve güvenlik sorunumuz var demektedir. Bununla neyi hedeflemektedir. Erdoğan’ın iki şeyi yapmak istediği açıktır. Birincisi içte milliyetçiliği geliştirerek dışta da NATO’nun daha fazla desteğini sağlayarak gerilla direnişini kırmak istiyor. İktidarda kalarak ömrünü uzatmaya, Kürt soykırımını tamamlayıp yeni Osmanlı siyasetiyle bölgesel bir güç olmayı amaçlıyor. Erdoğan bu söylemlerle de yetinmiyor, ahlakı ve hukuku hiçe sayarak dünyada eşi benzeri görülmemiş bir özel savaş tarzıyla bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Faşist Erdoğan’ın yürüttüğü savaşın hedefini, amacı görmeyen ve bilmeyen yok. NATO ve tüm uluslararası ve bölgesel güçler bunu çok iyi bilmektedirler. 

Nasıl oluyor bir halkın soykırımına ve bölgenin işgaline böylesine onay ve destek veriyorlar, bunun hukukla, insan haklarıyla, demokrasiyle bağdaşır bir yanı var mıdır? Çok açıktır ki yoktur, bunun olsa olsa maddi çıkarlarla bağı vardır. Kapitalist devletler de tüm insani değerleri, kendi sözde kanunlarını da bir tarafa atarak salt maddi çıkarlar için bu desteği sunuyorlar. Gerillanın soykırımcı Türk devletine karşı savaşı yalnızca Kürt halkının varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlama amacıyla sınırlı değildir. Kürdistan özgürlük gerillası aynı zamanda Ortadoğu halklarının topraklarının işgalini de önlemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla gerilla direnişi Ortadoğu halklarının tarihsel direnişidir. Zap, Metîna ve Avaşîn’de Kürdistan özgürlük gerillası ile sömürgeci Türk devleti arasında yaşanan savaş 21. yüzyılın faşizme karşı özgürlük savaşıdır. Bu hakikatten dolayı başta Kürdistan halkları olmak üzere tüm bölge halkları gerilla direnişine daha fazla destek olmalı, gerilla direnişi ile kenetlenmelidir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.