
Birlikteliği devam ettirmeliyiz
Yaptığı çağrıyla bütün Kürt kurumlarının yürüyüşte yer almasını sağlayan Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu'nun (YEK-KOM) Eşbaşkanı Hamide Akbayır, "Biz orada kendi bayrağımızla, flamalarımızla yer aldık. YEK-KOM olarak bütün halkımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Yürüyüşte her kesimden insanların olduğuna vurgu yapan Akbayır, "Bu da Türkiye halkının Erdoğan'ın ötekileştiren politikasından rahatsız olduğunu gösteriyor. Eylemde hem Gezi hem de Roboskî Katliamı'nı kınayan sloganlar atılması önemliydi. Zira bu katliamların sorumlusu Erdoğan'dır. Rojava direnişini sahiplenme vardı. Gezi'nin ve Rojava'nın direniş ruhu bir aradaydı" şeklinde konuştu. Yürüyüş ve mitingin ABDEM ve ADGBP'nin ortaklaşa yapmasının önemli olduğuna dikkat çeken Akbayır "Farklı iki yerde yürüyüş ve miting düzenlenmesi Erdoğan'a kazandırırdı. Biz ötekileştirilen, ezilenler, dışlananlar olarak ortak hareket ederek çok renkli, çok coşkulu bir eylem yaptık. Bu tür renkli yürüyüşlerdeki birlikteliği önümüzdeki döneme taşımak gerekiyor" dedi.
Rojava'daki direnişi selamladık
Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF) Genel Başkanı Süleyman Gürcan da ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti. Yürüyüşe katılımın beklediklerinin üzerinde olduğunu söyleyen Gürcan, "Bütün demokrasi güçlerinin -Kürtlerin-Alevilerin-Ermenilerin- Süryanilerin- kısacısı ötekileştirilen herkesin katıldığı bir yürüyüş oldu ve oldukça da kitleseldi. Hem bizim kitle, hem genel kitle faşist devletin, ırkçı, ötekileştiren, faşist politikalarını teşhir etti" diye konuştu.
Erdoğan taraftarlarını 5-6'ya katladık
Aynı gün Erdoğan'ın da Köln'de bir programı olduğunu hatırlatan Gürcan, "Faşist Erdoğan'ı dinlemeye gidenlerin sayısı 15 bin. Ama bizlerin organize ettiği yürüyüş ve mitinge 5-6 katı kadar insan katılması faşist devlete karşı önemli bir sinyal verdi" dedi. ATİF Genel Başkanı Gürcan, sözlerini "Sonuç olarak ortak mitingin, ortak yürüyüşün, ortak hareketliliğin hem devrimci mücadeleye hem Özgürlük Hareketi'ne hem Alevilerin hak mücadelesine çok katkısı olacağını düşünüyoruz. Bunu Köln bir kez daha gösterdi. Bizim açımızdan bir diğer nokta ise Rojava'daki gelişmelere dikkat çekme açısında da önemliydi. Kürt Özgürlük mücadelesinin Rojava'daki direnişini selamlamak açısından önemli bir fırsat oldu" diyerek bitirdi.
Dünya kamuoyunda ses getirdi
Almanya Aleviler Birliği Federasyonu Başkanı Hüseyin Mat da mitingin mesajının çok net olduğunu söyledi. Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un Türkiye'de hem Aleviler, hem Kürtler, ezilenler, sivil toplum örgütleri, yaşam tarzlarından dolayı kendisini baskı altında hisseden, istediği gibi yaşamayan halkların üzerindeki anti demokratik uygulamaları konusunda eleştiri yapmasından sonra Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Almanya'da bir avuç ateist Alevinin, Alisiz Alevilerin söylediklerini gelip bize burada anlatıyor" dediğini hatırlatan Mat, şöyle devam etti: "Biz de 'bir avuç muyuz gösterelim' dedik. Ve miting yapma kararı aldık. Biz bu kararı aldığımızda Soma'daki madenci katliamı henüz olmamıştı, Okmeydanı'nda Uğur Kurt katledilmemişti. Alevileri yönelik saldırıları ve Türkiye'de anti demokratik uygulamalara karşı teşhir etmek için karar aldık. Ancak Soma'daki katliam ve Alevileri yönelik saldırılardan sonra biz bu eylemi genişlettik. Almanya Güç Birliği ve ABDEM desteğiyle katkılarıyla Almanya'da yaşayan ve demokrasi mücadelesi veren tüm halkların ortaklaşa büyük bir miting gerçekleştirdi. Sadece Almanya'da değil, Avrupa hatta ABD'de basında yer alması söz konusu oldu. Demek ki bu miting hem katılım açısından hem mesaj açısında dünya kamuoyunda yer bulması hedefinin istediğin şekilde ulaştığı anlamına geliyor."
Güven verici bir örnek oldu
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) Eşbaşkanı Baki Selçuk ise "Yürüyüşe Türkiyeli ve Kürdistanlıların gösterdiği ilgi ve katılım, Erdoğan hükümetine yönelik tepkinin büyüklüğünü gösterdi" dedi. Yürüyüşe katılan göstericilerin öfkesini taşıdıkları döviz, pankart ve sloganlarla yansıttığını söyleyen Selçuk, "Yürüyüş, Erdoğan diktatörlüğünün toplumu ayrıştırmaya yönelik, ötekileştirmeye yönelik, Alevilere yönelik hakaretlere, Kürtlerin taleplerini karşılamayışına, devrimci sosyalistlere yönelik baskılara, hak ve özgürlükleri kısıtlamaya ve saldırılara yönelik güzel bir cevap oldu" şeklinde konuştu.
Erdoğan artık öyle rahat gelemez
Bu yürüyüşten sonra Erdoğan'ın artık rahatça Almanya'ya gelemeyeceğini söyleyen Selçuk, "Demokrasi güçleri açısından önemli bir yürüyüş oldu. İşçi ve emekçilerle inanç birliklerinin bu diktatörlüğe karşı mücadelede ortak hareket etmesi, birlikte protesto yapması güven verici, geliştirici bir örnek oldu" diyerek sözlerini bitirdi.
HABER MERKEZİ