
4 yıl önce yürürlüğe girdi
İsviçre Federal Meclisi tarafında kabul edilen ve 2010'da referandumdan geçen yasal düzenlemeye göre; Cinayet, hırsızlık, tecavüz gibi ağır cürüm işleyenler. Haksız sosyal yardım veya sigorta ödemesi alarak devleti dolandıranlar. Genç kadın ve erkekleri zorla evlendirenler ve evlenmelerine aracılık edenler. 10 yıl içinde toplamda 2 yıl ve daha fazla hapis cezası alan yabancılar, kesinleşmiş cezalarının ardından başkaca bir mahkeme kararına gerek kalmadan otomatik sınır dışı ediliyor.
Son kararı polis veriyor
Sınır dışı kararlarının uygulanması kantonların finansal ve idari sorumluluğu altında bulunuyor. Ayrıca bir mahkeme kararı gerekmediğinden sınır dışı kararını polis veriyor. Bu da çok keyfi kararları beraberinde getiriyor.
17 ayda 784 sınır dışı
Geçen yıl yasa uyarınca 604 kişi İsviçre'den sınır dışı edildi. İsviçre Kriminal Suçlarla Mücadele Birimi verilerine göre bu rakam 2014 yılının ilk 5 ayında yaklaşık 180'i buluyor. 700 kişi ise sınır dışı edilmek üzere şu anda gözlem altında tutuluyor. Daha çok gençleri etkileyen uygulama, aileleri parçalıyor. Yasayla birlikte önümüzdeki yıllarda sınır dışı vakalarının daha da artması bekleniyor.
Gönderilenlerin çoğu genç
İsviçre'nin günlük gazetesi Blick'in haberine göre sınırdışı edilen 604 yabancının büyük çoğunluğunun gençler oluşturuyor. Ülkelerine gönderilen 21 kişinin ise vatandaşlıkları da iptal edildi.
STÖ’ler yasaya karşı çıkıyor
İsviçre'de hız kazanan uygulamanın bir çok aileyi mağdur ettiğine ve aile birleşimine ters düştüğüne dikkat çeken Sanspapier-Kağıtsızlar İnisiyatifi ve sivil toplum örgütleri, uygulamanın aileleri parçaladığını özellikle anne ve babalarda tramvalara yol açtığı dile getiriyor.
Yasa iptal edilmeli
Kurumlar, "Yasanın kesinlikle iptal edilmesi ve suç işleyen kim olursa olsun cezasını İsviçre'de bir işviçreli gibi çekip tekrar hayata kazandırılması gerekiyor" açıklamasında bulundu.
AB ve BM uyarmıştı
Avrupa Birliği ve BM İnsan Hakları örgütü söz konusu yasanın oylanma aşamasında tasarının ciddi bir ayrımcılık içerdiğini açıklayarak, İsviçre'yi uyarmıştı. Ancak uygulamanın yürürlüğe girmesi ve sınır dışılarının başlamasına rağmen her 2 kurumdan tepki gelmemesi dikkat çekti. Öte yandan Kürdistanlı Avukat Ali Tüm, halk oylamasında kabul edilen yasayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyarak iptalini istemişti.
Sadece SVP memnun
'Suç' işleyen yabancıların sınır dışı edilmesini ırkçı afiş kampanyalarıyla halk oylamasına götürerek kabul ettiren İsviçre Halk Partisi (SVP), uygulamadan memmun. Her yıl ortalama bin yabancının sınır dışı edileceğini belirten SVP, sınır dışıların mahkeme kararına bağlanması önerisine sert tepki göstererek "Halkın verdiği onayı artık değiştiremeyiz. Bunu savunanlar isterlerse halk oyuna gidebilir" açıklamasında bulundu.
Polis yargı görevini yapamaz
Sınır dışı kararı verme yetkisinin poliste olmasına itiraz eden ve bunun hukuksal olmadığını vurgulayan İsviçre Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller Partisi yetkilileri ise "Polis yargı görevini yürütemez. Bir kişinin işlediği suçun niteliği ve sınır dışı edilmesine ancak hukuksal kurumlar karar verebilir.
20 yıl sonra ülkesine gönderildi
20 yılını İsviçre'de yaşadıktan sonra sınır dışı edilen gencin ve ailesinin mağduriyeti gözönünde bulundurulduğu zaman yasanın ne kadar ihlallerle dolu olduğu görülecektir" açıklaması yapıyor.
Uygulama trajedi yaratıyor
Yasayla mağdur edilenlerden biri de Türkiyeli bir genç. Annesi A.R., 18 yıldır İsviçre'de yaşıyor. 6 yıl önce şiddet gördüğü için eşinden boşanmış. Bu kötü süreçten sonra ise oğluyla birlikte hayata tutunmaya çalışmış. Tek başına çocuk büyütmenin zorluklarına dikkat çeken A.R., "Oğlum genç olduğu için önüne geçemiyordum. Bir kaç kez işlediği gençlik suçlarından dolayı hapis yattı. Birçok kez para cezaları aldı. En son sınırdışı edildi. Sonra pişman oldu ama iş işten geçmişti" diyor.
'Çözüm koparmak değil'
Her genç insanın sorunlar yaşadığını sözlerine ekleyen A.R., "Bunun karşılığı oğlumu benden koparmak olmamalıydı. Oğlum şimdi memlekette yaşıyor ama ne annesini ne de babasını görebiliyor. Yaşlı 2 insanın yanında yaşıyor ve psikolojisi de oldukça kötü" dedi. "Bir İsviçreli genç de suç işliyor, hapis yatıyor ve sonra cezasını çekerek hayatına devam ediyor. Ama, aynı koşullarda oturumlu bir yabancı sınırdışı ediliyor" diyen A.R., "Bu nasıl bir adalet? Bu nasıl bir hukuk? Bu nasıl bir demokrasi? İnanın ki anlamadım" sözleriyle tepkisini özetliyor.
Psikolojik tedavi görüyor
Oğlunun sınır dışı edilmesinden sonra kendisinin psikolojik tedavi görmeye başladığını anlatan A.R., şunları söyledi: "Oğlumla ağır sorunlar yaşadım. Yalnızdım ve çaresizdim. Karardan sonra babası da beni suçlu görerek psikolojik baskı yapmaya başladı. Boşandığım için bir tarafta ailem, bir taraftan da eski eşim, hepsi üzerime geldi. En son oğlumun da benden kopartılması üzerine psikolojik tedavi görmeye başladım."
ALİ ONGAN/BASEL