URFA

Cizre’de katledilenlerden 28’inin cenazesinin getirildiği Urfa’da Sultan Irmak ve Fehmi Dinç’ten sonra Mesut Arsin’in de cenazesi ailesi tarafından teşhis edildi. ATK’de otopsi işlemleri tamamlanan kalan 25’den 6’sı Balıklıgöl Devlet Hastanesi’ne, 13’ü Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ve 6’sı ise Siverek İlçe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


SİLOPİ

Silopi’ye getirilen cenazelerin otopsi işlemleri sürüyor. Dün öğlene kadar 43 cenazenin bulunduğu Habur Sınır Kapısı’ndaki soğuk hava deposunda Abdulselam Turgut ve Murat Kazıcı’nın cenazeleri aileleri tarafından teşhis edildi. Cenazeler  Silopi Devlet Hastanesi’ne getirildi. Hastanede Kazıcı ve Turgut’un ailelerinden doku ve kan örnekleri alındı.

Hastane önünde konuşan Murat Kazıcı’nın ablası Melek Kazıcı, kardeşinin kafasından tek kurşun ile infaz edildiğini aktardı. Kardeşinin çenesinin ve burnunun da kırık olduğunu belirten abla Kazıcı, cenazelere vahşet uygulandığını dile getirdi. Kazıcı, teşhis sırasında onlarca cenazenin cenaze torbası içinde yerlerde bekletildiğini söyleyerek, gördüğü manzara karşısında dehşete düştüğünü dile getirdi. Kazıcı, “Murat annesiyle son konuşmasında Cizre’de içerisinde bulundukları evin 2’nci katında olduklarını, arkadaşlarının yakıldığını aktarmıştı” dedi.

Hastanedeki işlemlerinin ardından Turgut ve Kazıcı’nın cenazeleri aileleri ile birlikte cenaze aracı ve onlarca araçlık konvoyla yola çıkarıldı. 


Kazıcı’yı binler uğurladı

Murat Kazıcı’nın cenazesi, önceki gece Urfa’nın Viranşehir ilçesine getirildi. Halk sabah saatlerinde Kazıcı’nın Hürriyet Mahallesi’ndeki evine akın ederken, Viranşehir esnafı ise kepenk açmadı. Cenaze binlerce kişinin katılımıyla Ceylanpınar Yolu üzerinde bulunan un fabrikasının karşına kadar getirildi. Burada araçtan indirilen cenaze, omuzlara alınarak yürüyüşe geçildi. “Şehîd namirin”, “Ey şehîd xwîna te li erdê namîne”, “Bijî YPS” ve “PKK halktır halk burada” sloganları eşliğinde Yeni Mezarlığa getirildi. 

“Çerxa Şoreşê” marşı eşliğindeki saygı duruşunun ardından Kazıcı, toprağa verildi. 

Defin işleminin ardından konuşan Kazıcı’nın dayısı Halil Kazıcı, “Şehit Murat sadece bizim şehidimiz değil, onurlu ve şerefli olan tüm Kürtlerin şehididir. Şehit Murat ile başımız hep dik olacak ve onu her daim gönlümüzde yaşatacağız” dedi.


Ellerinde şehit kanı var

Mesut Arsin ve Abdülselam Turgut’un cenazeleri Van’a getirildi. Van girişinde bulunan Hitit Petrol önünde aralarında aileleri, HDP, DBP, Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYADER) ve TUYAD-DER üye ve yöneticilerinin de bulunduğu binlerce kişi tarafından, “Şehîd namirin” sloganlarıyla karşılanan Turgut ve Arsin’in cenazeleri, yüzlerce araçlık konvoy halinde defnedilmek üzere Süphan Mahallesi’ne doğru yola çıkarıldı. Mahalle girişinde de binlerce kişi tarafından karşılanan Turgut ve Arsin’in cenazeleri, omuzlara alınarak Süphan Mezarlığı’na doğru zılgıtlar eşliğinde yürüyüşe geçildi. Dev posterlerin taşındığı yürüyüşte, sık sık, “İntikam”, “Şehîd namirin” sloganları atıldı. 

Saygı duruşunun ardından Turgut ve Arsin yan yana toprağa verildi. Defin işleminin ardından konuşan Turgut’un ağabeyi Süleyman Turgut, AKP hükümetinin Kürdistan’da ahlaksız bir savaş yürüttüğünü ifade ederek, “Kardeşim de yürütülen bu savaşta şehit oldu. AKP’ye destek veren Kürtlerin elinde şehitlerimizin kanı var. Botan düşerse her yer düşecek” diyerek, Kürt halkına direnişin sürdüğü Kürdistan kentlerine sahip çıkma çağrısında bulundu. 

Daha sonra konuşan Arsin’in ağabeyi Hekim Arsin ise aynı vahşet bodrumunda katledilen Mehmet Tunç’un, “Bizi infaz ederlerse sessiz kalanlar cenazemize gelmesin!” şeklindeki sözlerini hatırlatarak, direnişi ve direnişin sürdüğü kentleri sahiplenme çağrısını vurguladı. 

Son olarak konuşan HDP Van Milletvekili Adem Vekil Geveri ise, “Artık konuşma zamanı değil. Gençlerin elinde yükselen direnişe sahip çıkalım. Bu savaş hak, hukuk ve şeref meselesidir” dedi.


SİLOPİ

Cizre’de katledilen 43 kişinin cenazeleri Habur Sınır Kapısı’nda bulunan soğuk hava depolarında bekletiliyor. Silopi Cumhuriyet Savcılığı, iki gün önce, “Cuma gününe kadar otopsi işlemleri yapılmayacak” diyerek teşhis için giden aileleri geri göndermesine rağmen, Sağlık Bakanlığı’na bağlı görevliler, savcı ve Adli Tıp Kurumu (ATK) doktorları tarafından otopsilerin yapılmaya devam edildiği öğrenildi. Bunun üzerine otopsileri bağımsız bir şekilde takip etmek isteyen aile avukatları, doktorlar ve HDP milletvekilleri Leyla Birlik ve Aycan İrmez’den oluşan heyet Habur Sınır Kapısı‘ndaki ATK’ye gitti ama girmeleri engellendi. Gözlemci olarak otopsiye katılma talebi ile dilekçe vermek isteyen heyetten Avukat Şeyma Ürper, savcının kendilerinden kaçtığını ve kendileri ile görüşmediğini ifade etti. 


MARDİN

Otopsi için Mardin’e sevk edilen 17 cenazeden 3’ünün kimlikleri, parmak izi kayıtlarından tespit edilmiş ve cenazelerin Serdar Özbek (32), Ekrem Sevilgen (17) ile Mehmet Benzer’e (19) ait olduğu belirlenmişti.  Cenazeler otopsi işlemlerinin ardından MEYA-DER yöneticileri ve aileleri tarafından Mardin Artuklu Hastanesi morgundan alındı. “Şehîd namirin” sloganları eşliğinde cenazeleri alınan Ekrem Sevilgen, Nusaybin’de; Mehmet Benzer, Cizre’de; Serdar Özbek ise Batman’ın Gerçüş ilçesinde defnedilmek üzere uğurlandı.