
Bugün faşist diktatörlüğe karşı yürütülen mücadelenin 7 Haziran seçimlerinin yarattığı sonuçla mümkün olduğunu belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 1 Kasım seçimlerinde daha önemli sonuçlara ulaşmanın getireceği sonuçları sıraladı: "Bu, hem savaşı önler hem de 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını korur. Birlikteliği ve kardeşliği yaratır; özgürleşmeyi getirir. Türkiye'nin demokratik ulus temelinde yeniden şekillenmesine yol açar. Demokratik Özerkliği geliştirir."
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 7 Haziran sonuçları ve sonrasında yaşananlar ışığında 1 Kasım'ın önemine dikkat çekerek, neden yeni bir dönüm noktası olacağını izah ederek, oy verme işlemlerinin devam ettiği Avrupa'daki seçmenlere seslendi.
Türk ulus devleti sarsılıyor
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, 7 Haziran’da bütün demokrasi güçlerinin HDP bayrağı altında seçime girip çok önemli bir başarıya imza attığını hatırlatarak, HDP’nin kazandığı başarının Türkiye’de bir zihniyet değişikliğine yol açtığını söyledi.
Türkiye’de birlikte yaşamanın gerçek temelininin böyle atılabileceğini ve bunun nüvesinin oluşturulduğunu kaydeden Cemil Bayık, şunları söyledi: "Türkiye’de kurulan ulus devlet cumhuriyeti, inkâr ve imha siyasetini esas almış; bunun için de asimilasyon, göçertme, katliam ve kültürel soykırım geliştirmiştir. Ulus devleti inşa etmek için bütün bunlar geliştirilmişti. Türkiye’deki sosyalist ve demokratik güçlerin yürüttüğü mücadeleyle bu cumhuriyette; inkâr ve imha siyasetinde tıkanma yaşandı. Bu tıkanma, HDP bayrağı altında seçimlere giren bütün demokrasi güçlerince aşılmak istendi. Türkiye’deki halklar, kültürler, dinler ve bütün ezilenler HDP’ye destek verdi. Çünkü HDP, yeni bir Türkiye’yi yaratma; demokratik toplumu, demokratik ulusu, demokratik cumhuriyeti geliştirmeyi hedef aldı. 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin ve demokrasi güçlerinin başarısı, Türkiye'nin artık ulus devletten çıkışını ve demokratik ulus yönüne ilerlemeye başladığını gösteriyor."
Erdoğan ve AKP darbe yaptı
HDP’nin başarısını kabullenemeyen Erdoğan yönetimindeki AKP ve devletin, 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını, Parlamento’yu, halkların iradesini reddederek darbe yaptığını vurgulayan Cemil Bayık, bu darbeye dayanarak iktidarda kalmayı hesapladığını söyledi. İktidarda kalabilmek için de savaşa; hem de kuralsız bir savaşa başvurduğunu belirten Bayık, şunun çok açık görüldüğünü ifade etti:
* Bütün halkların, kültürlerin, dinlerin kendi kimlikleriyle birlikteliğini kabul etmediler/etmiyorlar.
* Türkiye sosyalist hareketinin ve onun öncülüğündeki demokrasi güçlerinin gelişmesini, güçlenmesini istemiyorlar.
Bütün olanakları seferber ettiler
Bütün iktidar ve devlet olanaklarını kullanarak Öcalan'ı, Kürt Özgürlük Hareketi'ni, demokratik siyaseti ve güçleri ile güç katan bütün çevreleri ezerek, etkisizleştirerek iktidarını korumaya çalıştığını dile getiren Bayık, yeni yaşam mücadelesi içerisinde olanlara karşı açılan bu savaşla yapılmak isteneni şöyle özetledi: "Bu savaşla iradeyi kırma ve de teslim alıp kendi iktidarlarını savaşla, zorla, baskıyla, hileyle ve her türlü entrikayla korumayı esas almışlardır."
Kürtler mücadeleyle cevap verdi
Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkının buna karşı yürüttüğü demokrasi mücadelesinin, sadece Kürdistan’da değil, aynı zamanda bütün Türkiye’de demokrasiyi ve demokrasi güçlerini ve onun değerlerini koruma amaclığı olduğunu belirten Bayık, Demokratik Özerklik ile verilen cevabın iyi anlaşılmasını istedi.
Hitler bile mezarlıkları vurmadı
AKP/Erdoğan'ın geliştirdiği savaşın boyutunun, mezarlıklara kadar ulaştığına dikkat çeken Bayık, Hitler faşizminin bile mezarlıkları hedef almadığını anımsattı. Mezarlıkları hedef almanın, bütün Kürtlere ait ne varsa yok etmeyi ifade ettiğini kaydeden Bayık, buna karşın Kürtlerin büyük direnişinin ortaya çıktığı söyledi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bayık, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Varto’da, Silvan’da, Cizre’de, Silopi’de, Gever’de, Nusaybin’de, Sur’da ve daha birçok yerde kahramanca direnişler ortaya çıktı. Bu direnişlerde birçok sivil katledildi. Yine YDG-H’nin değerli militanları katledildi. Dağlarda HPG’nin değerli özgürlük savaşçıları katledildi. Coğrafya yakılıp yıkıldı, mezarlar tahrip edildi. Evler yakılıp yıkıldı. Kürdistan’a ve Kürtlüğe ait ne varsa hepsi yok edilmek istendi."
Eylemsizlik kararını da tanımadılar
Türkiye’de buna karşı giderek sosyalistlerin ve demokrasi güçlerinin barış arayışlarının ortaya çıktığını; 10 Ekim’de Ankara’da büyük barış mitingi yapılmak istendiğini belirten Cemil Bayık, yurtdışından, Türkiye’de çeşitli güçler, halklar ve demokrasi güçlerinin eylemsizlik kararı alma çağrısında bulunduğunu belirten Bayık, şöyle devam etti: "Biz bu çağrılara dayanarak eylemsiz kararı aldık. Bu karar ilan edildiği gün, Ankara Katliamı'nı gerçekleştirdiler. Yine bu karardan hemen sonra askeri ve siyasi operasyonları arttırdılar. Birçok tutuklama, katliam girişiminde bulundular. Böylece eylemsizlik kararımızı ortadan kardırmamızı sağlamak istediler. Bütün çevrelerin bunu iyi görmesi; eylemsizlik kararına sahip çıkması; Türkiye’nin uyması için büyük çaba göstermesi gerekir."
MİT bünyesinde devşirildiler
Hem Kürdistan’da hem de Ankara’da yapılan katliamların failinin devlet olduğunu vurgulayan Bayık, şu ilişkiler ağına dikkat çekti: "Erdoğan, devlet olanaklarını kullanarak Osmanlı Ocakları denilen faşist güruhu eğitmeye çalışıyor. Osmanlı Ocakları, DAİŞ ve AKP ilişki ağının içine Alperen Ocakları ve çeşitli güçlerden de enjekte yapıldı. Bütün bunlar MİT bünyesinde devşirildi. Şimdi bütün bunlar silahlı olarak da eğitiliyor ve 1 Kasım sonrası günler için de hazırlanıyor. Çünkü Erdoğan yaptıklarıyla seçimleri kazanamayacağını, kaybedeceğini çok iyi biliyor. Onun için daha ciddi bir savaşa hazırlanıyor."
1 Kasım, 7 Haziran'dan da önemli
Herkesin, bunları bilerek oy kullanma merkezlerine gidip oy kullanmasını isteyen Cemil Bayık, halen oy verme işlemenin devam ettiği yurtdışındaki seçmenlere seslendi: "1 Kasım seçimleri, 7 Haziran seçimlerine göre daha da önem kazandı. Erdoğan ve yandaşları, 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını ortadan kaldırmak istiyor. Bütün Kürt halkının, yine diğer halkların, ezilenlerin, kültür ve dinlerin, kadın ve gençliğin bunu görerek daha büyük bir bilinç, örgütlenme ve mücadeleyle 1 Kasım seçimlerinde başarmaları gerekiyor. Bunun için neleri varsa ayaklandırmaları gerekiyor. Bir oy dahi önemlidir. Hiç kimse, biz 7 Haziran seçiminde çalıştık, önemli sonuçlar elde ettik ama savaşın önünü alamadık, dememelidir. Bugün faşist diktatörlüğe karşı yürütülen çok şiddetli mücadele, 7 Haziran seçimlerinin yarattığı sonuçla mümkün oldu. 1 Kasım seçimlerinde daha önemli sonuçlara ulaşmak gerekiyor.
* Bu, hem savaşı önler hem de 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını korur.
* Bu, birlikteliği ve kardeşliği yaratır; özgürleşmeyi getirir.
* Bu, demokratik Türkiye’yi ortaya çıkartır; demokratik ulus temelinde yeniden şekillenmesine yol açar.
* Bu, Demokratik Özerkliği geliştirir, Önder Apo’yu özgürleştirir.
Avrupa'da yaşayan bütün seçmenlere
Onun için Avrupa’da yaşayan her halktan ve inançtan bütün seçmenlere bir kez daha çağrıda bulunan Bayık, "Hepinizi zaman kaybetmeden sandıklara koşup oy kullanmaya davet ediyorum. Erdoğan’a ve şürekasına büyük bir tokat vuracağınıza inanıyorum” dedi.
BEHDİNAN