
Söz alan tutuklu BDP PM eski Üyesi Nihat Oğraş, "paralel devlet kuruyor" safsatasıyla Kürtlerin toplumsal örgütlülüğüne ve öz demokrasisine saldırıldığını ve 10 binlerce kişinin 'KCK' adı altında ÖYM'ler, polisler ve özel yetkili savcıların eliyle cezaevlerine konulduğunu belirtti. Oğraş, "Cemaat planladı, AKP onayladı ve el birliği ile el uyguladılar. Şimdi özel bir hukukla özel yetkili elemanlar ile özel bir mahkemede yargılanıyoruz" dedi.
'Hangi yargıdansınız?'
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın oğlunu göndermediği bu yargıda Kürt çocuklarının neden yargılandığını soran Oğraş, "Şimdi biz bu kadar iddia üzerine size sormak istiyoruz. Kuşku duyuyoruz. Çünkü resmi devlet yargısı mısınız yoksa Başbakanın dediği gibi örgütün, çetenin, paralel yargılamanın yargısı mı?" diye sordu.
Oğraş'ın savunması tepki gösterip duruşmaya ara veren mahkeme heyetini, tutsaklar sırtlarını dönerek, salondaki izleyiciler ise alkış ve "Biji berxwedana zinadana" sloganlarıyla protesto etti. Aranın ardından sonra tutsak yakınları duruşmaya alınmadı.
Aradan sonra savunmasına devam eden Oğraş, Türk Başbakan Erdoğan'ın Başbakan'ın "milli orduya kumpas kurdular" sözlerini hatırlatarak, "En büyük kumpas Kürtlere, demokratik Kürt siyasetine kurulmuştur. Ve kendisi o dönemler bu konseptin en hareketli savunucularındandı. Bu kumpas sadece Kürtlere miydi? Elbette hayır. Giderek herkese bizzat Başbakanı hedef alacak minvalde sürdürüldü" dedi.
'Artık bu oyunda yokuz'
İki yılı aşkın süredir yargılandıklarını ve savcının tek bir tahliye talebinde bile bulunmadığına dikkat çeken Oğraş, "Biz bu kaotik belirsiz duruma son vermek istiyoruz artık. Kendimizi bu kirli iktidar savaşına alet etmeyeceğiz. Artık bu oyunda yokuz. Olmayacağız. Özgür irademiz ve kararımızla bugünden itibaren ÖYM'lerde yargılanmayı kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi deklare ediyoruz. Normal bir hukuk ve adil bir yargı düzeni içinde kendimizi savunmaya hazır olduğumuzu da önemle belirtiyoruz" dedi.
Nelson Mandela'nın duruşmada "Ben beyaz adamın mahkemesinde yargılanan siyah bir adamım" cümlesini hatırlatan Oğraş, "Bu ülkenin de siyahları bizleriz. Kürt, Türk ama farklı ama öteki ama muhalif olan siyahlar. Ve beyaz adamın mahkemesinde artık yargılanmak istemiyoruz. Talebimiz bu yargılanmanın durdurulması ve hepimize bir özür mahiyetinde özgürlüğümüzün iadesidir" dedi. Nihat Oğraş, "Özgür irademizle ÖYM'lerde yargılanmayı kabul etmediğimizi deklare ediyoruz" dedi.
Düşman hukuku uygulandı
Avukat Ercan Kanar, ÖYM ve TMK'nın kaldırılacağının bizzat Başbakan Erdoğan tarafından deklere edildiğini hatırlatarak, "Biz DGM'lerin meşru olmadığını da söylemiştik. Daha sonra bunlar değişip ÖYM oldu. ÖYM'lerin de farklı olmadığını ve usulsüz olduğunu da defalarca söyledik" diye konuştu. ÖYM'lerdeki yargılamalarda, "düşmanla savaş hukukunun" geliştirildiğini ifade eden Kanar, Ortaçağ hukuk mantığı ile iddianamelere hazırlandı. Fiilden önce cezalar verildi. Düşmanla savaş hukuku uygulandı. Biz artık burada iddianameyi tartışmıyoruz. Bu davaların iddianameleri mahkum olmuştur. ÖYM'lerin meşruluğu kalmamıştır. Yargılama faaliyetini durdurun. Tamamen kurguya dayanan siyasi proje olan tutsaklık durumuna son verin" dedi.
Tahliye çıkmayan 'KCK davası' 3-11 Nisan tarihine ertelendi.