
Almanya’nın Mannheim kentinden 8 Eylül’de başlayan Öcalan’a Özgürlük Otobüsü eylemi bir ayını geride bıraktı. Bir ay içerisinde Avrupa’daki onlarca kentte Kürdistanlılarla buluşan otobüs turu eylemcileri, gittikleri her yerde ilgiyle karşılandı.
Otobüs eylemine TEV-ÇAND sanatçıları da aktif destek veriyor. Neredeyse her kentte müzik dinletisi sunan sanatçılar, Kürtlerin özgürlük ve hak taleplerine müzikleriyle de tercüman oldu. Başından itibaren otobüs turu eylemi içinde kesintisiz yer alan sanatçılardan biri de Ozan Şemdin. Otobüs turu eylemi ve imza kampanyasının Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürtlerin meşru taleplerinin kazanımı için oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Ozan Şemdin, güçlü katılımın gerekliliğine de vurgu yapıyor.
Ozan Şemdin, izlenimlerini şöyle ifade etti: ‘’Başkan Apo’ya Özgürlük otobüs turunun startını 20. Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nde Mannheim’da verdik. Ertesi gün 9 Eyül’de Strasbourg’a gittik. Orada oturma eylemine katılanları ziyaret ettik. Tabii bizimle beraber halktan da gelenler oldu. Daha sonra İskandinavya’dan İsveç’te başladık tura. Orada 5 kente gittik. Gittiğimiz her yerde Kürtlerin yanısıra diğer kesimlerden de oldukça ilgi gördük. Bu eylemimizin başarısına yönelik inancımızı artırdığı gibi bize oldukça moral ve güç verdi. Gittiğimiz kentlerde çeşitli etkinliklere de katılmayı esas alıyoruz. Bu çerçevede, İsveç’te bulunduğumuz günlerde düzenlenen Kürt Kültür Festivali’ne de katıldık.
Otobüs eylemcileri ziyaret ettikleri her kentte miting düzenliyor. Şehir meydanlarındaki miting alanına ulaşmadan önce Kürdistanlılar kente 15- 20 kilometre kala bizi konvoylarla karşılıyor. Taleplerimizi farklı kesimlere de duyurmak ve duyarlılığı geliştirmek için gittiğimiz yerlerde bizi karşılayan konvoy eşliğinde şehir turu da yapıyoruz. Gittiğimiz her şehrin işlek caddelerinden geçerek, miting alanına ulaşıyoruz. İsveç’ten sonra Danimarka’ya gittik. Orada çok coşkulu bir şekilde karşılandık. Genelde gittiğimiz şehirlerde akşamları da halk toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılara da yoğun ilgi gösteriliyor, çok sayıda kişi katılıyor.“
Almanya, Hollanda ve Belçika
İsveç’ten sonra Almanya etabına başladıklarını belirten Ozan Şemdin konuşmasını şöyle sürdürdü: „Almanya etabında Kiel, Magdeburg, Halle, sonra da Berlin’e geçtik. Berlin’in girişinde belki de 500’e yakın polis bizi durdurdu. Aramadan sonra büyük bir konvoy şeklinde Berlin’e girdik. İki Almanya’nın birleştiği meydanda miting yaptık. Orada çok büyük ilgi vardı. Daha sonra Hamburg’a ve diğer şehitlere ulaşarak, ardından Hollanda, Belçika’da eylemimizi sürdürdük. Bu ülkelerden sonra Saarbrücken’e giderek, yine Alman’daki kentlerde turumuzu sürdürdük.“
Polis yasaklı sloganları okudu
Ozan Şemdin, eylem boyunca karşılaştıkları zorlukları da anlatıyor: „Zaman zaman polis engeliyle karşılaşıyoruz. Örneğin Nürnberg’te polis oldukça zorluk çıkardı. Slogan atmamızı bile engellemek istiyorlardı. Bayrakları, Öcalan’ın posterlerini kaldırmamızı istediler. Yasak sloganları bize okuyup, ‘Bu sloganları atmayacaksınız’ dediler. Özgürlük taleplerimiz bu baskılarla bastırılamaz. Kürt halkı olarak taleplerimizden vazgeçmemiz, engellere boyun eğmemiz mümkün değil. Orada slogan atmamdan dolayı polisler kimliğimi aldılar, bana dava açacaklarını belirttiler. Eylemimize tüm engelleri göze alarak devam edeceğiz. Halkımızda da bu kararlılığı fazlasıyla görüyor ve güç alıyoruz. Olası her zorluğa da direnerek yol alacağız. Bu eylemimizi hem dış kamuoyu hem de halkımıza yönelik gerçekleştiriyoruz. Dışarıya yönelik çalışmalarda halkla birebir ilişkileniyoruz. Eylemimizi sürdürdüğümüz her bölgede Öcalan’a Özgürlük Kampanyası çerçevesinde imza da topluyoruz. İmza toplarken hiçbir itirazla karşılaşmadık, aksine büyük ilgi gördük. Yabancı dil bilmememiz taleplerimizi diğer çevrelere anlatma ve ilişkilenmede sınırlamalar getirse de, halkımız içinde yabancı dil bilenlerin desteğiyle bu soruna da çözüm buluyoruz. Eylemimiz etkili ve verimli geçiyor. Sadece özgürlük taleplerini dillendirmiyor, aynı zamanda eylemde düzenlenen farklı etkinliklerle Kürt kültürünü de tanıtma imkanı buluyoruz. Örneğin polisler bile bazen kendi aralarında konuşurken ‘Bu halk nasıl terörist olabilir’ diyorlar. Herkes görüyor. Mitinglerde kadınlar halay çektiğinde, ulusal kıyafetlerini giydiklerinde çok ilgi topluyorlar. Bunun dışında bazı yerlerde parlamento ve belediyelere dosyalar da sunuyoruz. Eylem içerisindeki etkinliklerin artırılması başarısını da geliştirecektir.“
‘Her alanda seferberlik olmalı’
Özgürlük kampanyasının sadece otobüs turu ve imza kampanyasıyla sınırlı olmadığını belirten Ozan Şemdin son olarak şunları söyledi: „Her alanda bu kampanyaya odaklanarak, seferberlik içinde çalışmalıyız. Çarpıcı, yaratıcı eylemler, çalışmalar ve etkinliklerle sürdürmemiz gerekiyor. Yakın zamanda Önderliğimizi özgürlüğüne kavuşturacağımıza inanıyorum.“
AHMET KAYA/FRANKFURT