Geçtiğimiz günlerde Medya Savunma Alanlarında ilki gerçekleştirilen Kürt Edebiyat Konferansının ardından açıklamalar yapan Botan, konferansta alınan kararlar, edebiyata yaklaşım ve aydın duruşu konularında değerlendirmelerde bulundu.


1.Edebiyat Konferansında ele aldığınız,tartıştığınız temel konuları ve aldığınız kararları anlatabilir misiniz?

Başta edebiyatın ilk şehitleri olan Delil Doğan, Mazlum Doğan, Ferhat Kutay, Cemşid, Dr. Mahir, Şilan Baki, Rojinda gibi arkadaşların büyük emeklerini anarak başlamak istiyorum. Doktor Mahir’in şehadet yıldönümünü Kitap Sergi Günü, 2 Ekim Cemşid yoldaşın şehadet yıldönümünü Edebiyatçı Şehitleri Anma günü ilan ettik. Bu tarihlerde sadece bizim harekette değil edebiyat için çalışma yapan bütün devrim şehitleri anılacaktır. 4 Nisanı da Şiir Okuma Günü olarak kutlama kararı aldık. İlk konferansımızı Kürt özgürlük hareketinde ortaya çıkan ürünlerin özgürlük çizgisini, edebiyatını ve devrimin gerçeklerini temsil etmesi ve yaratması için yaptık. Kürt edebiyatı kendi toplumunun beyin ve yüreğini binlerce yılın saldırılarından kurtarabilmesi için Kürt edebiyatının yurtsever ve orijinal kökenine dönmesi gerekmektedir. Kürt toplumunun ana tanrıça kültürüne geri dönmesi gerekir. Bu toprakların tarihi serüveni içinde kadın özgürlük deneyimleri oldukça yoğun ve köklüdür. Bunlar bazen destan, şiir, türkü bazen de çığlık olup sesini günümüze ulaştırmıştır. Kürt edebiyatçılarının yeniden üzerine düşen böylesi bir görevi; ama bu sefer kadın ufku ve görüşleriyle, bir dile kavuşturarak yerine getirebilme kudretini gösterebilmelidir. Ana topraklarımız üzerinde gerçekleştirilen zulüm ve baskının tarihi kadınla başlamıştır. Bu çerçevede Konferansta kadın edebiyatı da tartışıldı, kadının edebiyattaki rolü nedir, demokratik uygarlık edebiyatını yaratmada nasıl bir rolü olacak bunlar detaylıca tartışıldı.Konferansta Kürt tarihinde geliştirilen eserlerin toplanması için bir komisyon kuruldu. Hem gerilla, hem zindan, hem de genel Kürt edebiyatının değerlerini bir yerde arşivlenmesi ve işlenmesi kararlaştırıldı. Yazılı ve sözlü Kürt edebiyatının bu güne kadar ortaya çıkardığı değerleri havuz sistemiyle toplayıp hem korunması için, hem de kullanılması ve halka mal edilmesi için çalışacağız. Rafların üstüne kaldırmak için değil, bunları en iyi şekilde kullanmak için arşivleyeceğiz.
PKK tarihi kahramanlık tarihidir. Onun için çok zengin bir mirasımız var ve bu mirasa sahip çıkmak için bir yerde toplayıp değerlendireceğiz. Bir başka çalışma da portre yapma kararıdır. Şehit arkadaşların edebi çalışmaları,  günlükleri vb. çalışmalarını kitaplaştırıp, PKK’de yazılan destanları halkla buluşturmayı hedefliyoruz.

Sizce devrim edebiyatı nasıl olmalı?

Ortadoğu şimdi bir ayaklanma yaşıyor bu ayaklanmalar ve demokrasi istemlerine en iyi demokratik ulus perspektifli edebiyat doğru öncülük edebilir. Bir edebiyat eğer devrimlere öncülük misyonu yüklenecekse devrimin içinden çıkan bir edebiyat olmalıdır ve ancak böyle başarılı olunabilir. Biz diyoruz ki edebiyat içinde devrim olmalıdır şimdi böyle bir ihtiyaç var. Elitlerin edebiyatıyla devrim tarif edilemez. Önder APO “bizim edebiyatımız güzelleştirmeli sizi temsil eden bir edebiyat olmalı” dedi. Şimdi elitlerin diliyle edebiyatıyla PKK devrimi anlatılamaz, PKK ancak kendi demokratik ulus perspektifli edebiyatıyla kendi devrimini yazabilir ki toplumu temsil etsin. Ahlaklı ve politik toplumdan bahsediyoruz ahlaklı ve politik toplumun edebiyatı ve devrim olmalıdır. Bahsettiğimiz edebiyatımızın kavramları ve teorisi değişecek edebiyat içinde devrim diyorsak edebiyatımız değişim ve dönüşüm yapmalıdır.

Kürt toplumunun sözlü edebiyat geleneğinin gücünü nasıl yorumluyorsunuz?

Kürt edebiyatı denince sözlü edebiyat ( Dengbêjlerin dile getirdikleri ağıtlar biçiminde) akla gelir. Yazılı olanlarsa diğer dillerde (Arapça, Türkçe ve Farsça) yazılmış, yazanların birçoğu da Kürt’tür ama Kürtçe yazmamış diğer dillerde yazmış. Çünkü Kürt toplumu hep sömürgeci güçlerin gölgesinde yaşamış. Kürt toplumunda, göçebe hayatı yaşadıkları için sözlü edebiyat daha çok gelişmiş. Kürt kültürünün üzerinden o kadar kültürel,  fiziki soykırımlar geçmesine rağmen kendisini hep dengbêjlerin yaktığı ağıtlarla savunmuş ve bugünlere getirmiş, bize düşen bugünlere kadar gelen bu güçlü mirası halka en iyi şekilde mal etmektir. Kürtler direnerek kültürlerini ve tarihlerini günümüze kadar getirmişler. Kürt tarihinin büyük bir bölümü gizlidir, dengbêjler belki bir kısmını dile getirmişler ama gizli bir tarihimiz var. Kürtlerin çok büyük bir edebiyat mirası saklıdır saklı bir tarihleri var. Kürtlerin kendilerini korumalarında direnişçi yönlerinin etkisi çok büyüktür. Dengbêjlerin yaptığı sadece sanat değildir. Onlarla aynı zamanda bir tarih aktarılıyor. Dengbêjler tarihin aktarılmasında rol oynuyorlar. Dengbêjler tarihini, kültürünü çocuklarına aktararak devamlılığını sağlıyorlar. Bugün Şakiro’nun söylediği ‘Kilam’lar bugüne gelene kadar birçok dengbêj tarafından seslendirilerek günümüze kadar gelmiştir. Şakiro’nun ve diğer dengbêjlerin söylediği şarkılar kültürün sözlü olarak aktarımında önemlidir.
Her aşiretin, köyün, kabilenin bir şairi, hikâyecisi, dengbeji vardır. Bunlar toplumlarının ürünlerini geleceğe aktarmada görevlidirler. Kürt toplumunda önceleri bu çok yaygındı. Kürtlere karşı yapılan saldırılar da Kürt kültürünü yok etmek üzerine yapılmıştır. Dersim soykırımı da bu amaçla gerçekleştirilmiştir. Kürtleri kültürsüz, hafızasız bırakmak istemişlerdir. Katliamdan sonra da katliama uğrayan halkımıza önce kültürel saldırılarda bulunmuşlar. Tarihinden koparma çabalarıdır. Göçertmeler, okullarda verilen zorunlu eğitim bu esaslar üzerinden toplumsallığından koparmak içindir. Toplumsallıktan uzaklaşan biri ne yapar. Şarkılarını, masallarını unutur. Bu da tarihini unutmasına neden olur. Sistem 200 yıldır Kürtler üzerinde böyle politikalar uyguluyor. Kürt kültürüne karşı bu saldırılar hala devam ediyor.

Kürtlerin yazılı olarak bilinen tarihi eserleri nelerdir?

Kürtçe yazılmış tarihi kitaplar vardır.  Zend Avesta da Kürt alfabesiyle yazılmıştır. Fakat Kürtler sürekli saldırılara maruz kaldıkları için edebiyatlarını sözlü olarak sürdürmüşlerdir. Ehmedê Xanê yine eserlerini Kürtçe yazmıştır. Kürt edebiyatının bayrağını yükseltmek istediğini söylüyor. Men û Zîn destanı sözlü olarak aktarılıyor. Ama o yazılı da olmasını istiyor. Böylelikle yazıya geçirerek bu konudaki çabalarını gösteriyor. Kürtler bu yönlü çaba göstermişlerdir. Feqiye Teyran, Meleyê Cizîrê de çaba göstermiş ve yazılı eser bırakmışlardır.
Ortadoğu’nun temel toplumlarından olan Kürtlerin de diğer halklar gibi yazılı eserleri ve şairleri, yazarları vardır. Bazı Kürt yazarlar Arapça, Farsça gibi dillerde yazmışlardır. Onların eserlerinde de Kürtlük ruhu vardır. O eserler de değerlidir. Ortadoğu toplumunun ruhu vardır. Kürdistan olan bir ürün evrenseldir. Ortadoğu’nun, Arapların, Farsların, Türklerin de temsilini yapmaktadır. Bu eserler de o açıdan değerlidir. Kürtlerde bu evrensellik vardır. Kökleri Ortadoğu’dadır. Paradigmasal bakışımız da bu şekildedir. Kürt dili de Ortadoğu’nun temsilini yapmalıdır.

Edebiyatçılara, aydınlara ve Kürt halkına bir çağrınız var mı?

Konferansımızda bütün halklar kendilerini bulacaktır. Araplar, Farslar, Süryaniler, Türkler hepsi kendilerini konferansta bulabilirler. Kürt edebiyatı Ortadoğu edebiyatıdır. Hakikat edebiyatıdır. Devrimin hakikatlerini anlatabilecek edebiyatı oluşturmak için bütün edebiyatçıları çaba göstermeye davet ediyoruz. Edebiyatçı birliği olmalıdır.
Edebiyatçıların, aydınların toplum içine girme sorunu var, toplumu temsil eden edebiyatı geliştirmeleri gerekiyor. Toplumdan uzak edebiyatı değil. Edebiyatçılar aldığımız kararlarla bütünleşip birlik içerisinde çalışabilirler. Özgürlük için buna ihtiyaç vardır. Özgür insanı oluşturmak için özgür edebiyatı geliştirmek gerekir. Ancak özgür edebiyat özgür insanı ifade edebilir. Davetimiz aynı zamanda özgür insanı oluşturma hamlesinin davetidir. Bunun için öncelikle edebiyatçı kendini özgürleştirmelidir. Bugün edebiyatçıların kalemleri egemenlik altındadır. Özgür olmayan kalemler devrimi yazamaz. Edebiyatçılar elindeki kalemi özgürleştirmelidir. İfadesini özgürleştirmelidir.


DİREN ROJ/ANF/BEHDİNAN