Rojava devriminin yıldönümüne girildiği bu dönemde toplumsal, siyasal ve kültürel alanlarda süren inşa çalışmaları yeni kazanımlarla büyüyor. Bu çalışmalar kapsamında Cizîr kantonunun Dirbêsiyê kentinde Rojava Film Komünü kuruldu. Film Komünü’nde yer alan senarist Önder Çakar, Kürtlerin sadece kendi geleceklerini değil, kendi sanatını da kurduklarını dile getirirken, komün çalışmalarında kadının rengi damgasını vurdu. Komünün açılış etkinliğine Cizirê Kantonu Eş başkanı Hediye Yusiv’ın yanısıra Zana Dilan, Kobanê’de DAİŞ çetelerinin saldırısında yaralanan senarist Önder Çakar, Ronahi Berxwedan ve Şêro Hindê gibi tanınmış sinema emekçileri de katıldı. 


‘İnsanlık için savaşıyoruz’

Cizîr Kantonu Eşbaşkanı Hediye Yusuf, bu çalışmanın ilk olmasına dikkat çekerek, film komününün Demokratik Özerklik sistemine hizmet edeceğini söyledi.  Yusuf, “Bu çalışmalar ile tarihimizi, yaşamımızı, toplumumuzu yeniden canlandırabilelim. 19 Temmuz devriminin yıldönümü vesilesiyle bu çalışmanın ürün vereceğini umuyoruz” dedi.  Komün adına açıklama yapan Zana Delal de “Halk devrimi öncülüğünde YPG/YPJ savaşçılarının özgürleştirdiği kantonlarımız sadece kapitalizmin en gerici yüzü DAİŞ çetelerine karşı savaşmıyor, yüzyıllardır dağıtılan, yıkılan hayatlarımızı da inşa ediyoruz. Tüm dünya bilmeli ki biz yaşıyor, savaşıyor ve her savaşımızı insanlık için kazanıyoruz. Çünkü yaşayan biziz. Yaşayacak olanlar kadınlar, çocuklar ve yüzyıllık kültürlerdir. Rojava’da yaşayan tüm halklardan, kültürlerden, inançlardan kadın ve erkekler olarak demokratik ulus inşasını aşkla, inatla yapıyoruz. Okullarımızı, hastanelerimizi, ibadethanelerimizi halkımızla onarıyor ve hizmet veriyoruz. Aynı zamanda şehitlerimizi yüreklerimize gömüyor, gece gündüz ülkemizin her karış toprağında mevzi kazıp nöbet tutuyoruz” dedi. 


Rojava özgür alandır

Geçtiğimiz yıl Suruç’ta sınır nöbetine katılan ve Kobanê’ye geçtikten sonra DAİŞ çetelerinin bombalı saldırısında yaralanan ‘Takva’ ve ‘Gemide’ filmlerinin senaristi Önder Çakar da açılış etkinliğinde konuşma yaparak, Kürtlerin sadece kendi geleceklerini değil kendi sanatını da kurduklarını dile getirdi. Bunun içinde yer aldığı için mutlu olduğunu ifade eden Çakar, “Hem Türkiye’deki hemde dünyadaki tüm sanatçılara şunu söylemek isterim ki sanat yapmak için özellikle de sinema için her şeyden önce özgürlük şarttır. Rojava özgür bir alandır. Burada ırkçılık yok, burada din ayrımcılığı yok herkes buraya gelip sinemasını, sanatını özgür yapabilir” dedi.

      

‘Kadınlar için fırsat’

Komün yönetiminde yer  alan Ronahi Berxwedan da, sermayedarların kendilerine göre film yapma anlayışı olduğunu belirterek, “Kapitalist sisteme muhalif herkes buraya gelip kendi filmlerini yapabilir. Batılı devletler yaptıkları filmlerde kadının sadece bir yönünü öne çıkartıyorlar. Bu yüzden buradaki film atölyesi önemli bir adımdır. Kadınlar açısından bu bir fırsattır. Kültürümüzü sevmeliyiz. Rojava film komünü içinde kendi kültürümüzü yaşatmalıyız” dedi. 


Film komünü çalışmalarından…

Cizîr kantonunun Dirbêsiyê kentinde kurulan Film komününde eğitim seminerleri veriliyor. Komün bünyesinde şimdiye kadar Şengal katliamını konu alan bir belgeselin montajı tamamlandı. İki kısa ve bir uzun metraj filmin ise çekimleri bitirildi.Animasyon atölyesinde bir araya gelen çocuklar kendi karakterlerini yaratırken, bir kısa ve bir uzun metraj filmin senaryo çalışmaları ise tüm hızıyla devam ediyor. Yeni oluşturulan salonlarda çocukların Charlie Chaplin filmleriyle buluştuğu gösterimlere ilgi hayli yoğun oldu. Ayrıca yeni sinema salonlarının oluşturulması, yıkılanların onarılması ve seyirciyle buluşturulması da komünün çalışmaları arasında yer alıyor.

Sinema komünü, sinema sanatının başyapıtlarını Rojava’da yaşayan haklara kendi dillerinde göstermek gibi bir hedef de koydu. Bu amaçla sinema salonları dışında köy meydanları, kültür merkezleri, fabrika yemekhanelerinde gösterimler planlanıyor.



 JINHA/DİRBESİYÊ