
Kendi ülkesinde gurbete çıkmak zorunda bırakılmış bir halkın kızıydı. Kendi içinden başlayan bir arayışın neticesinde kendi yurdunu yaratmanın rehberliğindeydi. Hakikati dile getirmenin özgür olma şartını dayattığı zamanları yaşadı, o zamanları yarattı.
Sözünü söyledi. Bir başına hakikat olan sözlerini söyledi. Çünkü o, hakikat sözlerini kendi özgür yüreğinden, özgür zihniyetinden ve özgürlüğü arayan evrenselleşmiş yaşam anlayışından süzüp kendi zamanına taşıyordu. Dağın kadın dili olmuştu.
Nasıl ezilen bir toplumun, bir cinsin sesi olmuşsa dağlarda da dağın her an sınayan ve özgürlüğü bedellerle ortaya çıkaran zamanları soluyan yol arkadaşlarının öncüsü olmuştu.
Akademisyenliğin tanımı oydu. Sözü, eylemi ve duruşuyla özgür bir kadın nasıl olmalı, özgür bir insan nasıl olmalı sorularının cevabını verdi.
Gurbetelli Ersöz arkadaş 11 Temmuz 1965 yılında Bingöl-Ziver (Akbulut) Köyünde dünyaya gözlerini açtı. Adını Gurbetelli koymuşlardı, çünkü babası Almanya’da, gurbettedir. Çünkü o kendi ülkesinde gurbete mecbur edilmiş bir halkın kızıydı. Gurbetelli arkadaş henüz küçük bir çocukken Adana’ya taşınmışlar ve okuluna orada devam etmiş. Okulda oldukça başarılı olan Gurbetelli zekiliğiyle tüm öğretmenlerin dikkatini üzerine çekmeyi başarmış. Ancak şehri tanıdıkça ve ilişkilerini çözdükçe köyüne olan özlemi daha da derinleşmiş. Ortaokulda da başarılı bir öğrenci olan Gurbetelli arkadaşın özlemi de kendisiyle birlikte büyümüş.
Köyünde kendisine anlatılan yaşanmış masalları, uzun gecelerde çalınan kavalın ezgisini özler. Şex Said direnişini anlatan direniş öyküleriyle büyüyen Gurbetelli bunları hatırladıkça uzaklara dalıp gitmekte çelişkileri de büyür. Çukurova Üniversitesinde Kimya bölümünü okuyan Gurbetelli Ersöz, bu fırtınalı yıllarda Kürdistan’ın dört bir yanından gelen gençlerle tanır ve onlarla tartışmalar yürütür. Bir yandan bunları düşünen Gurbetelli arkadaş diğer yandan derslerine de önem verir. Okulu birincilikle bitirdiğinde kürsü başkanı kendisine kimya bölümü asistanlığına önerir. Yapılan yazılı ve sözlü sınavlardan sonra Gurbetelli Ersöz arkadaş üniversite de öğretim görevlisi olur. Yüreği ve beyni özgürlük için çalışan Gurbetelli arkadaşı ne kariyer ne de ayrıcalıklı bir statü sistem içinde tutabilir. Kürdistan Özgürlük Hareketi mücadelesini uzaktan izlemeyi, sıradan bir sempatizan olmayı kabul etmemiş ve bu onurlu mücadele de özgür bir kadın olmayı tercih eder. Tam da bu kararlaşmayı yaşadığı sırada tutuklanarak işkencelerden geçirilir daha sonrasında Malatya zindanına gönderilir.
1993 yılında günlük Özgür Gündem gazetesinin yeniden çıkma hazırlıkları yapılırken Gurbetelli arkadaş yeni gazetenin genel yayın yönetmeni olur. Savaşın kızgınlaşmasıyla birlikte Gurbetelli arkadaş Kürt Halk Önderi Öcalan’ın yaşadığı sahaya geçer ve eğitimini tamamladıktan sonra ülkeye dönüş için hazırlanır. Özgürlük ideolojisini anlama, kavrama ve derinleşme sorunlarını yaşamayan Gurbetelli arkadaş biran önce ülkeye dönüş için sabırsızlanır. Ülkede YAJK çalışmalarına aktif bir biçimde yönetim düzeyinde katılan Gurbetelli arkadaş katılımıyla, ideolojik derinliğiyle ve arkadaşlara eğitici yaklaşımlarıyla tüm arkadaşlarda büyük bir saygınlık yaratır yine kadın özgürlük ilkelerinden taviz vermeden her türlü gerici ve egemen yaklaşımla mücadele etmesi özgür kadın kişiliğinin somut ifadesi olur.
1997 yılının Ekim ayında Gare’ye geçerken Sergele’de tank pususunda şehitler kervanına katılır.
Gurbeteli arkadaşın her günün sonunda günün özetini ya da günün anlamını yazdığını söyler onu tanıyanlar. Doğanın, dağların, her bir varlığın güzelliğini tanımlamak ve ulaştığı anlamı herkese anlatmak istediğini, şahadetinden sonra kaybolan ya da düşmanın eline geçen günlükleri olabileceğini söylüyor onun yol arkadaşları. Onun sözcükleri yüreğimizde ve zihniyetimizde yaşıyor, yaşayacak.
Çünkü o, yurt yaratmanın önce kendini yaratmak, kendi yüreğinde bir toplum yaratmak ve o toplumu özgür yaşayacak bir yaşama hazırlamak olduğunu ortaya koydu. Çünkü o kendi gurbetinden özgür ülkeye yürüyüşün en güzel örneklerinden olmayı başardı.
Dilzar Dîlok