20. yılını giren Özgür Üniversite egemen ve resmi ideojiden bağımsız yürütmeye çalıştığı eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. 1992 yılında Ankara’da dernek çatısı altında faaliyetlerine başlayan Özgür Üniversite’nin 20 yıllık süre içerisindeki farklı eğitim çalışmalarına on binleri aşkın öğrenci katıldı. Çeşitli disiplinlerde dersler ve seminerler veren Özgür Üniversite, kurum bünyesinde tarihi ve güncel gelişmeleri ele alan kitaplar yayınladı. Bununla birlikte dünya, Türkiye ve Kürdistan’da yaşananları ele alan basın açıklamaları yaptı. Çalışmalarını bugün de sürdüren Özgür Üniversite’nin kurucularından Doç. Dr. Fikret Başkaya, üniversitenin eğitmenleri, çalışanları ve öğrencileriyle üniversiteye ilişkin konuştuk.

20. yılına girdi

Özgür Üniversite’nin kurucularından olan ve bugün aktif olarak çalışmalarını sürdüren Fikret Başkaya, üniversitenin kuruluş yıllarında yaşadığı zorluklara ilişkin bilgi verdi. İlk olarak 1992 Ekim’inde Ankara Konur sokaktaki bir dernekte çalışmalara başladıklarına değinen Başkaya, o dönemi şöyle özetledi: „Dernek kapanınca, yeni bir dernek tüzüğüyle valiliğe başvurduk. Valilik adında üniversite geçiyor diye taleplerimizi kabul etmedi. O arada ben ‘Paradigmanın İflası’ adlı kitabımdan ceza alıp hapse atıldım. Özgür Üniversite o dönemde bir sarsıntı geçirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra, 1996’da, Türkiye ve Ortadoğu Forumu Vakfı’nı kurduk ve Özgür Üniversite’yi vakfın çatısı altına aldık.“

Onbinler katıldı

Özgür Üniversite yeniden kurulur kurulmaz büyük ilgi gördüğünü kaydeden Başkaya, bir çok yerde şubelerin açıldığını ve derslerin verildiğini söyledi. 1990’lı yılların sonuna doğru ise Türkiye muhalefetinin inişe geçmesiyle, bazı şubelerin kapandığını ve şu anda Ankara ve İstanbul’da faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. „Bizim amacımız insanları bir meslek sahibi yapmak değil. Dünyayı, toplumu ve insanı anlamalarına katkı yapmak“ diyen Başkaya, 20 yıllık zaman zarfında egemen ve resmi ideojiye, neoliberalizme, küreselleşmeye ve Avrupa merkezli ideolojik yabancılaşmaya karşı duran bir kurum olarak var olduklarının altını çizdi. Başkaya, bu amaçla sürdürülen düzenli eğitim çalışmalarına on binlerin üzerinde öğrencinin katıldığını da söyledi.

Devlet ve sermayeden bağımsız

Özgür Üniversite’nin devletten ve sermayeden, her türlü güç ve iktidar odağından tam bağımsız bir kurum olduğunu vurgulayan Başkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: „Bugün kapısında üniversite yazan kurumlar aslında üniversite değil, meslek okullarıdır. Gerçek entellektüel faaliyetle ve bilimsel çabayla ilgileri görünüştedir. Resmi ideolojinin yeniden yeniden üretildiği kurumlardır. Şimdilerde ise bilgi ve diploma ticareti yapılan kapitalist işletmelere dönüşüyorlar. Bunlara hala üniversite denmesi tuhaf bir ironidir. Özgür Üniversite’de sınav ve diploma yoktur. Özgür Ünversite’nin iki sloganı vardır: 1. Eleştirel değilse bilim değildir; 2. Parayla bilim ve sanat olmaz. Böyle bir genel gericilik döneminde, eleştirel olmak ve gerçeği söylemek hayati öneme sahiptir.“

Bu dönem sıra ikinci ciltte

Araştırmacı - yazar Sungur Savran da, Özgür Üniversite de dersler veriyor. „Eğitim alanında ayakların baş olması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmak gerekir“ diyen Savran, Özgür Üniversite’nin 20 yıldan bugüne bu çaba içersinde olduğunu söyledi. Savran, günümüzde düşünce ve bilimin önünde devletin baskı aygıtları ile birlikte para kaygılarının da ciddi bir engel oluşturduğunun altını çizerek, „Para kaygıları daha sinsi, daha derinden işliyor. Özgür Üniversite hem tabu kabul etmiyor hem de kimseye para kazandırmıyor. Bu da eğitimi özgür kılar“ dedi. Savran, Özgür Üniversite’de Ahmet Tonak ile birlikte birkaç yıldır „Kapital’i Okuma“ dersleri verdiklerini ifade etti. Kapital, bilindiği gibi, modern kapitalist toplumu, efsaneler ve hurafelerin ötesinde kavramanın önemli yöntemlerinden biri olduğunu kaydeden Savran, bu dönem Kapital’in 2. cildini okuyarak özel bir iş yaptıklarının da altını çizdi.

Fikir yürüyor ve dile getiriyoruz

Öğrenci Ayşe Öztürk ise lisans eğitimini tamamladıktan sonra Özgür Üniversite’yle tanıştığını belirtti. Öztürk, sistemin üniversite olarak adlandırdığı mevcut yapılarda sorgulama, tartışma, konuşma olanağına sahip olmadıklarını sadece doğru- yanlış norm ikiliği üzerine hareket edildiğini dile getirdi. Özgür Üniversite’de bütün bu yöntemin dışında bir eğitim modeli ile hareket ettiğini vurgulayarak, „Özgür Üniversite’de herhangi bir zorunluluğa, kaygıya ve onay merciliğine gerek duymadan fikir yürütebiliyor ve bu fikirleri dile dökebiliyoruz“ dedi.

Ortadoğu seminerler dizisine devam

Özgür Üniversite’nin İstanbul Koordinatörü Yıldız Uygun, güz ve bahar olmak üzere 3 aylık iki dönemde çalıştıklarını söyledi. Çeşitli disiplinler ve güncel gelişmelere dönük seminerler oluşturduklarını kaydeden Uygun, şunları ifade etti: „Edebiyat, estetik, resim, fotoğraf, felsefe atölyelerimiz kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Bu dönem tarih, siyaset ve psikoloji gibi seminerlerimiz de olacak. Cumartesi Seminerleri dizimizde ‘İslam ve emperyalizm: Ortadoğu’da neler oluyor?’ başlığıyla Erdoğan Aydın, Erhan Keleşoğlu, Faik Bulut, Foti Benlisoy, Fulya Atacan, İsmail Beşikçi, Seda Altuğ, Yüksel Taşkın sunumlarını yapacak. Taner Timur ‘Çağdaş Düşünce ve Marksizm’, Doğan Şahin ‘Psikososyal’, İzzettin Önder ‘Dünya Sistemleri ve Türkiye’, Cengiz Gündoğdu da ‘Felsefe Yolu’ derslerini verecek.“

ÖNDER ELALDI