Özgür Kadın Birlikleri (YJA) Koordinasyon üyesi Evindar Ararat, PKK’nin 34. kuruluş yıldönümünde, onlarca yıldır süren bu mücadeleyi değerlendirirken, özellikle kadın yaşamında yaratılan değişimlere işaret etti. Evindar, “PKK diğer partiler gibi kadını yedek güç ve hareketin çıkarlarına göre yaklaşmadı, tam tersine PKK’de kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğü olarak ele alınmıştır. Önder Apo cins mücadelesini çok planlı, sistematik bir biçimde yürüttü” dedi.
1978 yılında Amed’in Lice İlçesine bağlı Fis köyünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan öncülüğünde kurulan PKK’nin 34. yıldönümü vesilesiyle PKK’deki kadının bu mücadele sürecinde elde ettiği kazanımlar, kadın hareketine biçilen misyonu YJA Koordinasyon üyesi Evindar Ararat’la konuştuk.
PKK’nin 34 yıllık mücadelesini değerlendiren YJA Koordinasyon üyesi Evindar Ararat, çarpıcı tespitlerde bulundu. Partileşme süreci ile birlikte 40 yıllık bir mücadeleden bahseden Ararat, önemli bir miras yaratıldığını ve özgür yaşam felsefesinin inşa edilmekte olduğunu kaydetti.
Ararat, şu değerlendirmelerde bulundu: “Başta Önder Apo’nun ve Kürdistan’da yaşayan tüm halkların 27 Kasım Kürdistan İşçi Partisi (PKK)’nin kuruluş yıl dönümünü kutluyor, Önder Apo’ya olan sevgi, saygı ve bağlılığımı bir kez daha belirtmek istiyorum. PKK’nin kuruluşu ve bugün itibarıyla mücadelemizin gelmiş olduğu aşama Önder Apo’nun emeği ve öncülüğü sayesinde olmuştur. Bu mücadelede yaşamlarını yitiren ve şahadet mertebesine ulaşan yoldaşlarımızı saygıyla anıyorum. PKK hareketi kurulalı otuz dört yıl oldu, fakat PKK mücadelesi partileşme öncesi süreçle birlikte kırk yıldır sürdürülmektedir.

Önemli bir miras yaratıldı

Tabiî ki bu direniş ve mücadelenin içerisinde uzun yıllardır yer almaktayız. Halkımızın büyük emek ve fedakarlıklarıyla bu mücadele bu düzeye geldi. PKK’nin Kürt halkı içerisinde yarattığı kültür sayesinde Kürdistan genelinde hem yaşamsal, hem de ahlaki ve politik bir toplum yaratılmıştır. Burada PKK’nin farkı ortaya çıkmaktadır. Çünkü daha önce ‘yirmisekiz Kürt isyanı’ yaşanılmış. Çok farklı ve çok değişik isimlerle Kürt hareketleri tarih sahnesine çıktılar. Tabi tarihte yer alan hiçbir Kürt partisi PKK gibi toplumda yer edinemedi. Yeni ve özgür bir yaşamı yaratamadılar. Hem örgütleme hem de Önderlik boyutunda önemli bir miras yaratıldı.
Şüphesiz direniş ve özgür bir yaşam yaratma açısından Kürt halkı büyük kazanımlar elde etti. Fakat PKK gibi uzun bir mücadele ve yürüyüş sahibi olamadılar. Ulusal ve bölgesel Kürt düşmanları her zaman bu değerlere saldırmıştır. Bu saldırılarda Kürt halkında büyük kırılmalar yaratmıştır. PKK ve Önder Apo’nun öncülüğünde Kürt halkı 34 yıllık bir mücadeleyi devam ettirmektedir.
Önder Apo’nun mücadele ve ideolojik tarzı kendisini böyle açığa çıkarmıştır ve ideolojisi böyle bir militanlık yarattı. PKK mücadelesi ile özgür bir yaşam, özgür bir toplum ve özgür bir birey ve özgür yaşam felsefesini yarattı. Buda sürekli olarak bir direniş kültürünü halk içerisinde yaratmıştır. Düşmana karşı savaşırken ve direnirken bunun yanında da özgür bir yaşam yaratmıştır. PKK mücadelesine çok küçük bir grupla başladı, ama bugün kendini milyonlarca ifade eden bir kitleye ulaştırmıştır. PKK hareketi partililiği de aştı. Bütün Kürt insanının beyni ve yüreğinde hem ideolojik hem de yaşam tarzı özgür bir felsefe özgür birey olarak toplum içerisinde yer edinmiştir. Kendini ispatlamıştır ki PKK ve Önder Apo’nun öncülüğünde Demokratik Özerklik ile yeni bir yaşam yaratılmıştır. Sadece Kürt halkı için değil Ortadoğu’da yaşayan ve bütün insanlar için bir model haline gelmiştir. Hem sistem olarak hem de ahlaki ve politik toplum olarak yeni bir özgür yaşam felsefesi inşa ediyor. Bugün PKK’nin ulaştığı düzey tüm halklar için bir umuttur.”

Kadın özgürlüğünü PKK’de buldu

Evindar Ararat, PKK’nin Kürt kadınında ve toplumda yarattığı değişimleri anlatırken, Kürt kadınının özürlüğü PKK’de bulduğuna vurgu yaptı. Evindar bu konuda şunları söyledi: “Köleleştirilmiş kadın ve özgür yaşam felsefesini yaratmak isteyen herkes için kadın öncülüğünde özgür yaşam modeli olarak kendini inşa etmiştir. Tarihe bakarsak Kürt kadını çok derin bir kölelik yaşıyordu. Bir taraftan devlet, kadın şahsında topluma, gençlere ve çocuklara saldırıyordu. Asimilasyon ve psikolojik savaş açısından özellikle şiddet, kadın ve toplum üzerinde çok yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Kadın duygu, düşünce, mezhep ve dini düşüncelerle sürekli olarak erkek şiddetine maruz kalmaktadır. Sistematik olarak bunlar Kürt kadını üzerinde de yürütülüyordu. Genel olarak Kürt kültürünü koruma açısında önemli bir yere sahipti, ama düşünce itibarıyla her zaman sömürülmüştür. PKK’nin çıkışıyla nasıl ki diyorsak “Kürt halkı için yeni bir yaşam yaratılmışsa” bu da tabi ki Kürt kadınıyla yaratılmıştır.
PKK’nin kuruluşundan bugüne kadar mücadele saflarına yani özgür dağlara kadınlar yoğun bir şekilde gelmektedirler. Çünkü Kürt kadını özgürlüğünü PKK’de bulmuştu. Özgürlüğünü Önder Apo’nun ideolojisinde bulmuştu. Önder Apo’nun yaklaşımı her zaman özgüven yaratma tarzındaydı. Eşit ve ortak bir yaşam yaratıyordu. Kürt kadının da yurtseverlik duyguları, toprağa bağlılık, kendi tarihine ve diline sahiplenmek kadın açısında önemliydi. Yaşanılan gerçekliklerden ve kadınların sürekli olarak karşılaştıkları insanlık dışı muameleden dolayı Önder Apo “Kadınlar bu mücadelede yer almalı” diyordu. Buda kadınlarda büyük bir inanç ve umut yaratmıştır. Kadın toplumun her kesiminden daha çok PKK’de ifadesini bulmuştur, kadın askeri, siyasi, ideolojik, kültürel ve toplumsal mücadele de her zaman öncü düzeyinde yerini almış ve toplumsal bir katılıma sahip olmuştur. Kadınlar, susuzluklarını Önder Apo’nun özgür yaşam felsefesiyle gidermek istediler. Bu susuzluk Kürt kadınının mücadeleye katılımında da çok etkili oldu.

Toplumun özgürlüğü olarak ele alındı

Kadının toplumda ya da aile çevresinde yaşadığı baskı ve sömürüden dolayı PKK hareketi içerisinde yer almaya başladığından bugüne kadar özgürlük mücadelesine çok güçlü bir şekilde katılmaktadır. Özgürlüğüne ve kendi öz benliğine kavuşmanın yaratmış olduğu özgür yaşam heyecanıyla bu dağlarda yaşamaya başladı. PKK diğer partiler gibi kadını yedek güç ve hareketin çıkarlarına göre yaklaşmadı, tam tersine PKK’de kadının özgürlüğü, toplumun özgürlüğü olarak ele alınmıştır. Önder Apo cins mücadelesini çok planlı, sistematik bir biçimde yürüttü. Kürt kadınında bu yönlü bir umut geliştirdi; “sizin gücünüz var, toplumsal, ideolojik, kültürel, askeri, siyasi bir mücadele içerisinde yer alabilirsiniz. Toplumun değişim ve dönüşümünde öncü rol oynayabilirsiniz. Kadının kendisini örgütlemesi gerekir” diyordu. Bu düşünce ve inancı her zaman kadında bir kültür olarak geliştirmek istedi. Bunun mücadelesiyle yeni bir yaşam felsefesini kadında yaratı.
Önder Apo’nun Kürt kadınlarına verdiği perspektif ve çaba bugün Kürt kadınları tarafında sahiplenilmiştir. Büyük bir sevgi, inanç, umutla yeni bir özgür yaşamın felsefesini Kürdistan’da hayata geçirmiştir. Ordulaşma, partileşme ve Demokratik Özerklik süreçlerini kadının öncülüğünde yaratmıştır. Kadın kendini örgütlese, iradesini açığa çıkarsa, siyasete rengini yansıtsa, demokratik toplum içerisinde öncü güç olarak çok rahat bir şekilde mücadelelerini yürütebilirler. Örneğin Beritan, Zilan, Viyan, Şilan, Rojin Gewda ve Çiçek Botan arkadaşların şahsında büyük bir öncülük yaratılmıştır. Kürt kadını her anlamda rol sahibi olmuş. Savaşta büyük komutan, siyasette öncü, özgür yaşamı yaratmada mücadele sahibi olmuştur.

Kadınlar KCK içerisinde aktif yer alıyor

Kürt kadını tarihsel bir öncülük rolü üslenmiştir. Bugün özgün sistemini yaratmış ve PAJK (Kürdistan Özgür Kadın Hareketi) öncülüğünde her yerde kendini örgütlemiştir. Kadının Konfedaral sistemi KJB olarak örgütlenmiş. Yine KCK sistemi içerisinde bütün kurumlarda aktif bir şekilde kadınlar yer almakta ve öncülüğünü yapmaktadırlar. Kürt kadın hareketi de bu perspektifle hareket ediyor ve Kürt halkına mal olmak istiyor. Bütün kadınlar bu oluşumda yerini almalıdır. Bizim kadın hareketi PKK’nin toplumda oturttuğu kültürün öncülüğünü yapıyor ve özgür bir yaşam felsefesini yaratıyor. Bugün PKK öncülüğünde Kürt halkı hem Batı Kürdistan da, hem kuzey Kürdistan da Demokratik Özerklik modeliyle mücadelelerini yürütmektedirler. Her gün biraz daha statülerini kazanmaya doğru gitmektedirler. Önder Apo’nun özgürlüğünü sağlamak ve Kürt halkının siyasi statülerini elde etmek için kadınlar da büyük bir mücadele içerisindeler. Özelliklede bizim için bu sene PKK’nin 34. yıl dönümünde Önder Apo’nun özgürlüğünü garanti altına almak temel hedefimizdir.

Bu hareket ulusal bir harekettir

Bu seneki zindan direnişlerini üçüncü dönem zindan direnişi olarak adlandırdığımız zindan direnişleri şunu gösterdi, Önder Apo’nun özgürlüğü olmadan yaşamın olamayacağını gösterdi. Kürt halkı öyle bir düzeye gelmiş ki önderliksiz bir yaşamı kabul etmiyor. Çok görkemli bir direnişle zindandaki on binlerce yoldaşımız, seçilenler, Kürt siyasetçileri olarak kendilerini adlandıranlar bu direnişte yer aldılar. Halkımızda bu eylemi tamamlamak için çok güçlü eylemler yaptılar. Bu mücadele şunu gösterdi; bu hareket ulusal bir harekettir. Önder Apo’nun önderliğinde ve PKK’nin öncülüğünde Önder Apo’nun özgürlüğünü garanti altına almadan bu mücadeleden vazgeçmeyecektir. Kırılma ve kaybetmeyi asla yaşamayacaktır. Bu sene yaşanılan gelişmelerle birlikte artık bir çözüme doğru gidiyoruz. Güney Batı Kürdistan, Kuzey Kürdistan, Doğu Kürdistan, Güney Kürdistan da yaşanılanlar da bunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Halkımızın mücadelemizi sahiplenme boyutu ve geliştirdikleri eylemselliklerle çok tarihi bir mücadele yılı olacaktır. Çünkü bizler dördüncü stratejik dönemi yaşamaktayız. Temel hedefimizde Önder Apo’nun özgürlüğüne kavuşması ve Kürtlerin siyasi statülerini kazanmalarıdır.
Kadın hareketi olarak da KJB ve YJA olarak başlattığımız hamlenin sloganı olan “Önder Apo’ya özgürlük, kadın kırımına son” hamlesi devam edecektir. Bundan sonrada PKK’nin kuruluş yıldönümü vesilesiyle zindanlarda geliştirilen açlık grevleri ile birlikte siyasi, ideolojik, toplumsal ve elde ettiğimiz kazanımlar doğrultusunda bu hamleyi daha güçlü bir şekilde devam ettireceğiz. Bu esaslar doğrultusunda Önder Apo’nun özgürlüğünü garantilememiz gerekiyor ve özgür Kürdistan’da Önderliğimizle özgür bir şekilde yaşamak istiyoruz.

Ulusal kongre gerçekleşmelidir

Kürt halkı adına mücadele yürütmek isteyenler ve siyaset yürütenlerin bir araya gelerek Kürtlerin birliğini sağlamalıdırlar. Kürt sorunu için dört parçada yer alan Kürtlerin bir araya gelerek Kürt sorununa güçlü ve kalıcı bir çözüm üretmeleri gerekiyor. Kürt kadınlarının da aynı şekilde ulusal siyasette etkili rol oynamaları gerekiyor. Ulusal kongrenin yapılması için çaba sahibi olunması gerekiyor. Yaratılan tüm değerlere Kürt halkı olarak sahip çıkmamız gerekiyor. Demokratik ve özgür bir yaşamı isteyen tüm kesimler de kadınlarla bir araya gelerek devletçi zihniyete karşı kadın birliğini yaratarak topluma, kadına ve ezilen halklara karşı ortak mücadele esas alınmalıdır. Özelliklede Kürt kadınları olarak bir araya gelerek mücadelemizin gücünü daha da yükseltelim ve serhıldanlarda güçlü bir çizgiyle mücadelemizi yürütelim. Önder Apo’nun özgürlüğünü ve Kürt halkının statüsünü Kürdistan’ın dört parçasında garanti altına alalım ve demokratik özerklik modeli doğrultusunda Kürt sorununu çözümünü gerçekleştirmeliyiz.
Çok ciddi bir yönelimle karşı karşıyayız, bu yönelim hem önderliğimize hem de halkımıza karşı yapılmaktadır. Yaklaşık bir buçuk yıldır ağır tecrit koşulları altında yaşamak zorunda bırakılıyor. Kürt gençleri olarak önderliğe ve hareketimize sahip çıkmakları gerekiyor. Serhıldanlarda ve mücadele içerisinde aktif bir şekilde yer almalıdırlar. Serhıldanlarda ve Demokratik Özerklik modelinin oturtulmasında da güçlü bir şekilde yer almalıdırlar. Dördüncü dönem stratejisi Önder Apo’nun özgürlüğüyle ve Kürt halkının özgürlüğüdür. Yürüteceğimiz azimli mücadeleyle bu hedeflerimize ulaşacağız.”


DİLAN ŞEVA / ANF/BEHDİNAN