Mame Rişê, Kürtlerin Che Guvera’sı. Sınırlar aşan, sürgünün, yokluğun, açlığın, ölümün diz çöktüremediği, özgürlüğe adanmış bilinmeyen bir kahraman, bir efsane. An gelir Filistinli çocuklarla yan yana İsrail faşizmini taşlar, an gelir Kürdistan dağlarında Saddam Enfaline karşı en önde zulmün üzerine yürür. Ve an gelir kanlı bir ihanet hançerine kurban gider.

Mame Rişê sizlerin, bizlerin belki de ancak şahadetinden sonra ismini duyduğu, ancak daha yaşarken milyonlarca Kürdün gönlünde taht kurmuş bir özgürlük savaşçısı, bir halk kahramanıdır. O, ismi türkülere, şiirlere nakşedilmiş bir adanmış hayattır. Çocuklar onun ismini alır. Anneler çocukları Mame Rişê gibi olsun diye tanrıya dualar okur. O, ne bir masal ne de bir film kahramanıdır. O ülkesinin özgürlüğüne adanmış olsa da ihanetin hançeri yüreğine saplanmış gerçek bir devrimcidir. Mame Rişê’nin şahadet yıl dönümünde silah arkadaşı Suwar Baweyî ve Mame Rişê’nin eşi Kjan Hesen Kerim, onun özgürlük mücadelesini anlattı.


Çemçemal’den Filistin intifadasına

1952’de Süleymaniye’nin Çemçemal ilçesine bağlı Taleban Köyünde çiftçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Mame Rişê gençlik yılları babasının çiftçilik işlerine yardım etmekle geçirdi. 1960’lı-70’li yıllarda dünyada gelişen devrimci gençlik hareketlerinden etkilenen Mame Rişê, takvim yaprakları 1971’i gösterdiğinde, mücadele ateşi Mame Rişê’yi Filistin’e götürdü. O artık Filistinli çocuklarla yan yana İsrail işgaline karşı mücadele saflarındaydı.

Filistin’de bir süre kaldıktan sonra Saddam’ın Kürtlere dönük katliamlarına karşı mücadele saflarında yer almak için 1978 yılında Kürdistan dağlarına dönerek, peşmerge olan Mame Rişê, Kerkük’ün Cebari ve Karahasan mıntıkasında sınırında bir müfreze oluşturdu.


Bir peşmerge komutanı

Mame Rişê’nin silah arkadaşı Suwar Baweyî o yılları şöyle anlatıyor: “Mame Rişê bu alanda çok önemli ve başarılı eylemler yaptı. Hiwa Baroyi isimli peşmerge komutanı ile 3. ve 4. peşmerge alaylarını oluşturdular. Mame Rişê’nin alayının ismi Cebari 4. Alayı idi. Mame Rişê şehit düşene kadar da bu alayın komutanlığını yaptı. Defalarca rütbesi yükseltilmek istendi. Ancak o kabul etmedi. Sürekli peşmergeyle, halkla iç içe olmak istiyordu. Sadece bulunduğu alanda değil, başarılarıyla tüm Kürdistan’da tanınmaya başlamıştı. Hem savaşçılığı hem yurtseverliği hem de adaletiyle çok sevilen sayılan bir kişiydi. O daha yaşarken bile gençliğin kahramanıydı.”

Mame Rişê savaşçılığı kadar yurtseverliğiyle de ün yapar. Eşi Kjan Hesen Kerim, Mame Rişê’nin yurtseverliğini şöyle anlatıyor: “O gerçek bir ülke sevgisiyle doluydu. Bana, ‘senin ve ülkemin sevgisini birlikte yaşamak istiyorum’ dedi. Onun için ismimin Niştiman olmasını istedi. Ben de kabul ettim.”


‘Yeri doldurulamaz bir yoldaştı’

Mame Rişê, yurtseverliği, yiğitliği kadar arkadaşlığıyla insanları etkileyen bir kişi. Yoldaşı ve silah arkadaşı Suwar Baweyî, Mame Rişê ile tanışmasını ve arkadaşlığını şöyle anlatıyor: “1970’lerin sonunda peşmergeliğe başladım. 81’de Karadağ’a geçtim. O dönem Mame Rişê ile tanıştım. Araziye hakimdim ve Mame Rişê’de bundan dolayı beni birliğine aldı. O dönemden Mame Rişê’nin şahadetine kadar da birlikteydik. İyi bir arkadaşlık, dostluk kurduk. Benim hayatımda yeri doldurulamaz bir yoldaştı. Adaletiyle, insan severliğiyle çekim merkeziydi. Çok iyi hatırlıyorum, herkes Mame Rişê’nin komutasında yer alma, onunla arkadaşlık, yoldaşlık yapmak için elinden geleni yapardı. Şahadetinden sonra yerine başkaları geldi, yıllar geçti ama o birlik hep Mame Rişê’nin birliği olarak anıldı. İsmi dillerde, zihinlerde yer edinmişti.”


İhanetle gelen şahadet

Mame Rişê’yi tanıyan herkes onun gerçek bir yurtsever olduğunu söyler. “Tüm amacı özgür ve bağımsız bir Kürdistan’ı görmekti” diyen Baweyî, Mame Rişê’nin yurtseverliğini şöyle anlatıyor: “Onun tek hayali özgür bir ülkede yaşamaktı. Tüm yaşamını da buna adadı. Bunu sürekli dillendirirdi. O sadece Güney Kürdistan’la sınırlı değildi. Sürekli diğer parçalar için de düşünceler tasarlar, hayaller kurardı. Sadece bir asker değildi. Bir siyasetçiydi, bir dava insanıydı. Eğer yaşasaydı dört parça için mücadele etmek için her şeyi yapardı. Ama maalesef ömrü buna yetmedi. Hiç beklenmeyen bir zamanda şehit düştü.”

Mamê Rişê’nin para karşılığı Baas rejimi için cahşlık yapan Kürtleri hedef almak istemediğini ve onları o yoldan çevirmek için her şeyi yaptığını ifade eden Niştîman ana şunları anlattı: “Mamê Rişê kendileri ile savaşmayan Kürt koruculara silah sıkılmaması konusunda, peşmergelere talimat vermişti. Mamê Rişê, ‘Baas rejimini yıkacağız. Onun için devlet ve ordu dışında bizim kimse ile sorunumuz yok, diyordu. Muhaberat müsteşarı bazı Kürt asker ve korucuları çağırıp ‘kim Mamê Rişê’yi öldürebilir’ diye sormuş. Tahsin Şaweys adındaki cahş ‘ben yapabilirim’ demiş. Mamê Rişê, cahşların bulunduğu bir bölgeye gidip onlarla konuşmak istiyordu. Ben, Mamê Rişê’yi o akşam cahşların yanına gitmemesi konusunda uyardım, ama yine gitti. O kadar yurtsever ve iyi kalpli bir insandı. Maalesef Mamê Rişê 24 Ocak 1985’te, hain bir komplo sonucu çadırındayken, yoldaşları Serdar ve Muhsin’le birlikte katledildi.”

Mamê Rişê düşmana karşı savaşırken iç ihanetin kurbanı olur. Ama şimdiye kadar da kimin niye vurduğu, neyi amaçladığı ortaya çıkmadı. Ama böyle olsa da, Mamê Rişê gerçek bir kahraman, efsane olarak halkının gönlünde taht kurdu. Bugün binlerce Kürt genci halen ondan ilham almaya ve halkının özgürlüğü için mücadele etmeye devam ediyor.


HALİT ERMİŞ/ANF/SÜLEYMANİYE