
Gençlik yıllarından itibaren Kürt siyaseti ve kadın özgürlük mücadelesinde çalışma yürütmeye başlayan ve son olarak Şirnex ve ilçelerinde görev yapan DBP PM üyesi Sêvê Demir, KJA'nın da öncü kadrolarından biri olarak kadın mücadelesine öncülük ediyordu. Görev yüklendiği her alanda önemli çalışmalar yapan Demir, DTK Kadın Komisyonu üyesi olarak çalışma yürüttüğü sırada 18 Nisan 2009'da "KCK" adı altında gerçekleştirilen siyasi soykırım operasyonlarında tutuklandı. Tutuklandıktan sonra mücadelesini Diyarbakır Cezaevi'nde sürdüren Demir, anadilde savunma hakkı konusunda mahkemelerde dik duruşundan taviz vermedi.
5 yıl tutuklu kalan Demir, 2011'de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanmaya başlanan tecridin kaldırılarak sağlık, güvenlik, özgürlük koşullarının sağlanması, Kürt halkının anadilde eğitim ve savunma taleplerinin karşılanması için Türkiye cezaevlerinde başlatılan süresiz dönüşümsüz açlık grevlerine ilk günden itibaren katıldı. Demir, 12 Eylül'de başlattığı eylemi 68 gün sonra Öcalan'ın çağrısıyla sonlandırdı.
Demir, 23 Ağustos 2015 tarihinde gerçekleştirilen DBP 3'üncü Olağanüstü Kongresi'nde PM üyesi seçildikten sonra Mêrdîn ve Şirnex'te görev almaya başladı.
Açlık grevine öncülük etmişti
Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde açlık grevine öncülük eden 9 kadın tutsaktan biri olan Demir, açlık grevi eyleminin 2'nci yıldönümünde DİHA'ya röportaj vermişti. Demir röportajında "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan o süreçte büyük bir tecrit altındaydı. Avukat görüşüne dahi izin verilmiyordu. Öcalan'ın Kürt iradesi olduğu gerçeğini yok etmek istiyorlardı. Ve biz bunu kabul edemezdik. Çünkü Kürt sorununda tek muhatap Öcalan'dır. Biz tecritle, zulümle geçen bu sürecin demokratik çözüme evrilmesi için bu eylemin vazgeçilmez olduğunu farkındaydık. Var olan sürecin çözüme evirilmesi için Kürt halkının iradesi ve vazgeçilmezi olan Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması gerekiyordu. Türk devletinin eylemin sonlandırılması için uyguladığı tüm baskılara rağmen cezaevlerinde Kemal Pir iradesi ortaya konuldu. Bu eylemde Öcalan muhatap alındı. Eylemi sonlandıran da, müzakere kapılarını açan da Öcalan'dı" demişti.
Emek ve fedakarlığı, güleryüzü ve Kurdevari özelliğiyle ile ömrünü özgürlüğe adayan Sêvê Demir, Silopî’de “Ölürsem beni Feraşîn Yaylası'na gömün” dedikten iki gün sonra devlet güçleri tarafından katledildi.