Kadın iradesini kıran erkek şiddetinin tüm toplumsal katmanlara rahatlıkla uzanabildiğini hatırlatan Biharin Kendal, ''Kadına yönelik şiddet insanlık tarihi boyunca bir çok kültürün, dilin ve kimliğin yok oluşunu da beraberinde getirmiştir. Örneğin DAİŞ çeteleri Kürt kimliğine, dliline ve kültürüne yönelik imha saldırılarını kadın üzerinden geliştirmeye çalışıyor. Zira kadının düşürüldüğü, iradesinin kırıldığı yerde toplumun ayakta kalamayacağını biliyor'' dedi.
Tüm gerici ve saldırgan erkek egemen zihniyetin baş temsilcisi olan DAİŞ çetelerinin şiddetine karşı savaştıklarını belirten Biharin Kendal, Mirabel kardeşlerin yürüttüğü mücadelenin Ortadoğu‘da Leyla Qasım, Beritan, Zilan ve son olarak Arîn Mîrkan şahsında sürdürüldüğünü aktardı. Biharin Kendal, şöyle devam etti: ''Kobanê direnişi boyunca çetelerin kirli elleri ulaşamasın diye bedenini ortaya koyan Arîn ve kadın yoldaşları erkek egemen şiddet zihniyetine dünya kadınları adına en önemli cevaptır. Kürt kadınının YPJ savaşçıları öncülüğünde verdiği mücadele, tüm kadınlar için örnek teşkil etmelidir.''

Her alanda mücadele

YPJ savaşçısı Viyan Peyman da DAİŞ çetelerine karşı silahlı mücadele yürüttüklerini hatırlatarak, ancak kadınlar için değişik mücadele biçimlerinin mevcut olduğuna dikkat çekti. Peyman, her alanda mücadele edilebileceğinin ve mücadelenin bir çok yolu ve yöntemi olduğunu aktardı.
YPJ'nin tüm dünya kadınlarının öz savunma gücü olduğunun altını çizen Peyman, ''Kadın özgürlüğüne karşı her türlü saldırı karşısında YPJ savaşçıları mücadele edecektir. Bizim burada verdiğimiz eşsiz mücadele sadece silahlı mücadele değildir. Erkek egemen zihniyetin tüm kirli yöntemlerine karşı kadın özgürlük iradesidir. Tüm kadınlar söyleyeceğim şudur: Tek başına kimse özgürlüğü elde edemez.Özgürlüğün yolu örgütlenmekten geçiyor. Tek bir kadın örgütsüz kalmamalıdır'' şeklinde konuştu.



SEDAT SUR/ANF/KOBANÊ