Yine bahar, yine kavga, yine özgürlük arayışları… Yeni yaşama, özgürlüğe ve barışa çok yakın olduğumuz bir dönemi yaşamaktayız. Halkların zamanı olarak adlandıracağımız bu dönemin yaratılması öyle kendiliğinden oluşmamıştır. Yaratılan her değerde verilen emekleri görmek, yaşamda ona göre sorumluluklar yüklenmek gerekmektedir. Özgürlük yolunun yolcuları olarak bu yolda ilerlerken, kahraman şehitleri anmamak, onların yaşam tarzlarını ve yarım kalan mücadelelerini geliştirmemek tarihi görevlere hazır olmamak demektir. Şehitler gerçeği her zamankinden daha çok bugün bize bunu emretmektedir. Kürt halkı ve özgürlük mücadelesi olarak devrim sürecini yaşadığımız her an’a gereken anlamı yükleyerek yeni yaşamı yaratmak şehitlerimize vereceğimiz en iyi cevap olacaktır.
Özgürlük mücadele tarihimizin her günü kahramanlıklarla dolu olsa da, mayıs ayı kahramanları yarattıkları değerleriyle ölümsüzdürler. 18 Mayıs’ın ölümsüz kahramanlarından olan, Haki KARER yoldaş Karadenizlidir. Karadenizli gençlerin devrim geleneğine bağlı, Türkiye devriminin Kürdistan devriminden geçtiğine inanan, bu inanç doğrultusunda hiç tereddüt etmeden Kürdistan’da halkların kardeşliği için mücadele eden enternasyonalist bir yoldaştır. İnandığı değerleri sonuna kadar savunmak ve yaşamsallaştırmak Haki yoldaşın en temel kişilik özelliğidir. Bu azim ve kararlılık karşısında yenilginin kaçınılmaz olacağını gören işbirlikçi, ajan güçler Haki yoldaşı 18 Mayıs 1977 tarihinde Dîlok’un devrimcilerin yoğun olduğu Düztepe mahallesindeki bir kahveye tartışmak üzere çağırmış ve komployla, katletmişlerdir. Haki yoldaşı katledenler bugün tarihin çöp sepetine atılmıştır. Onların esamesi dahi okunmamaktadır. Haki yoldaş ise, Kürt halkının ve tüm Ortadoğulu halkların öncüsü olarak tarihe yeni bir sayfa açmıştır. Ardından binlerce Haki doğmuştur. Haki KARER yoldaş, insana verdiği değerle, halkların kardeşliğine inancı ve emeğiyle tarihi yeniden yazarken, Kürt halkının yüreğinde de efsanevi yerini almıştır.
Önderliğimizin “Haki benim gizli ruhumdur” belirlemesi ve O’nun şahadetinden sonra PKK ilanı, yoldaşlığa Hakice bağlılığın, emeğin ve devrime inancın sonucudur. Önderlikle yoldaş olmanın gerekliliklerini her zaman en iyi anlayan ve onu zamanında pratikleştiren Haki kişiliği günümüzü de en iyi temsil eden ruhtur.
Halil Çavgun, Haki Karer yoldaşın şahadetinin 1. yıldönümünde Haki’yi anmak ve anlatmak için hazırladığı pankartı asarken, 18-19 Mayıs 1978 gecesi Urfa’nın Hilvan ilçesinde polislerle işbirliği yapan çeteler tarafından işkenceyle katledilmiştir. Haki’yi, değerleri ve mücadeleyi sahiplenerek yoldaşlığa bağlılığın simgesi olan Halil Çavgun şahsında, Haki ruhunun Kürdistan’ı sarmasından korkan faşist darbeci güçleri her fırsatta Apocu gençleri hedef almıştır. Böyle kirli yöntem ve katliamlarla Kürdistan’da yükseltilmeye çalışılan özgürlük mücadelesinin önü alınmak istense de, bu şahadetler mücadeleyi daha da büyüterek yeni bir aşamaya taşımıştır. Komplocu güçlerin, Apocu hareketin yoldaşlığa bağlılığını ve intikam ruhunun güçlülüğünü hesap edememeleri onları kirli politikalarında boğmuştur.
Mücadele tarihimize ‘dörtler’ olarak geçen ve zindan direnişinin unutulmaz kahramanlarından olan Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner de 18 Mayıs ölümsüzlerindendirler. 17 Mayıs 1982 akşamında Amed zindanlarında, özgür Kürt ruhunun teslim alınma çabalarına karşı, bedenlerini ateşe vererek cevap vermişlerdir. Özgürlüğe uzanan ateşli yolda; dört beden, dört can tek vücut olmuştur. Özgürleşen Kürt gerçekliğinin önünde hiçbir sınırın olamayacağını eylemleriyle tüm dünyaya gösterirken, özgürlük mücadelesinin kitleselleşmesinde ve mücadele önünde engel olan yanlış anlayışların aşılarak gerillanın geliştirilmesinde Amed zindanından Kürdistan dağlarına köprü olmuşlardır. Dörtler sadece eylemleriyle değil, yaşam tarzları, özgürlük mücadelesine sahiplenme ve yoldaşlığa bağlılıkları ile Kürt halkının gönlünde yer alarak, günümüze kadar yaşamasını bilmişlerdir.
Mehmet Karasungur öğretmenlik yaptığı dönemlerde Apocularla tanışmış kısa bir süre sonra aktif olarak mücadeleye katılmıştır. Hilvan-Siverek direnişinin komutanı olan Karasungur, Kandil’de yol arkadaşı İbrahim Bilgin’le birlikte 2 Mayıs 1983 şehit düşmüştür. Kürt gruplar arasında çıkan çatışmayı engellemek ve barışın öncüsü olmak için yola çıkan iki kahramanın şahadeti Kürt özgürlük mücadelesi için büyük kayıplardır.
Ozan Mizgin (Gurbet Aydın) özgürlük mücadelesine hem sanatı hem de komutanlığı ile öncülük yapmıştır. Genç yaşta mücadele ile tanışan kadın özgürlüğü çalışmalarının örgütlülüğüne aktif rol oynayan Ozan Mizgin, 11 Mayıs 1992 yılında Garzan’da düşman karşısında kahramanca direnmiş, hiçbir şekilde teslimiyeti kabul etmemiştir. Savaşı ve özgürlüğü sanatla buluşturarak Kürt halkının gönlünde sesi ve mücadelesi ile yer edinmesini bilmiştir.
Bakurê Kürdistan’da yakılan özgürlük ateşi kısa bir süre içerisinde Kürdistan’ın dört parçasında alevlenmiş, Kürt halkı mücadelesine ve şehitlerine bağlılığını her alanda mücadeleyi yükselterek göstermiştir. Rojhilat Kürdistan’ındaki halkımız da özgürlük mücadelesine yiğit evlatlarını vermiştir. Kürdistan özgürlük mücadelesinin direniş geleneğini yaşamın ve mücadelenin her alanında geliştiren kahramanlar bu alanda da yaratılmıştır. Sömürgecilerin parçalara ayırdığı Kürdistan’da sınır tanımadan özgür Kürdistan için canlarını feda etmişlerdir. Mayıs ayının gülleri olan 4 can Şirin Elemholi, Ferzad Kemanger, Ferhat Vekili ve Ali Haydariyan 9 Mayıs 2010 yılında faşist İran devleti tarafından idam edilmişlerdir. Amed zindan direniş geleneğini İran zindanlarında devam ettiren dört can Kürt halkının mücadelesine yeni değerler katarken zindan direnişçilerine de öncü olmuşlardır. Kürt halkının yüreğinde ölümsüzleşmişlerdir. İran devleti dört canı idam ederek özgürlük mücadelesini bitirmek istese de, Kürt halkının evlatları Şirin, Ferhat, Ferzad ve Ali olup özgürlük mücadelesine akmış özgürlük aşkı ile buluşmuş, değerlerine sahip çıkmışlardır. Kadını yaşam dışı bırakan İran devlet sistemine karşı Şirin’in mücadelesi, İran kadınlarına da özgürlük meşalesi olmuştur.
Her gününde onlarca şehit olan Mayıs ayı şehitleri öncülüğünde bugün Kürt halkı olarak özgürlüğe her zamankinden daha yakın yakıcı bir devrim sürecini yaşamaktayız. Aynı zamanda demokratik kurtuluş ve özgür yaşamı inşa görevi ile de karşı karşıyayız. Böyle bir mücadele süreci kendiliğinden gelişmemiş, Apocu gençlerin iğneyle kuyu kazarcasına sergiledikleri emekleriyle yaratılmıştır. Özgürlük bahçemizi yaratanlar mayıs gülleridir ve 18 Mayıs şehitleri ise bu bahçenin hiç solmayacak olan gülleridir. Emeğin, direnişin ve özgürlüğün öncüleri Kürt halkının fedaileridirler.
Halkların özgürlük mücadelesinde bin bir emeklerle yaratılan bu değerlerin ölümsüzleştirilmesi halkların örgütlülüğünün gücüne bağlıdır. Her zamankinden daha fazla bu örgütlülüğü gerçekleştirme zeminini Mayıs ayı şehitleri yaratmıştır. Bize düşen görevse bu mirası sahiplenerek mücadeleyi yükseltmek olacaktır.