
MEHMET ZAHİT EKİNCİ/DORTMUND
Almanya’da geleneksel olarak her yıl yapılan Zîlan Kadın Festivali’nin 13’üncüsü bu yıl “Kadın Direnişiyle Özgür Yaşam Kazanacak” sloganıyla Dortmund kentinde yapıldı. Festival alanında kadın mücadelesi ve Rojava devrimini anlatan motifler yer aldı. Festival sahne programıyla tam anlamıyla bir şölene dönüştü. 50 kişilik halk oyunları grubu sergiledikleri oyunlarla katılımcıları adeta büyüledi. Şiddetli yağmura rağmen festivale katılan binlerce kadın özgürlüğe olan özlemini dile getirdi. Festivalde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ve tutuklu HDP milletvekillerinin özgürlüğüne ilişkin mesajlar ön plana çıktı.
Panellerle başladı
Kadın Barış Bürosu (CENİ) ile Almanya Kürt Kadınlar Birliği (TJK-E) tarafından ortaklaşa düzenlenen festival, “Toplumsal Cinsiyetçilik ve “Xwebûn û Parastin" isimli iki seminerle başladı. Seminerlerde cinsiyetçiliğin yarattığı tahribatlara değinilerek, öz savunmanın gerekliliğine vurgu yapıldı.
Direnen kadınlara selam
Festivalin ana programı ise saat 13.00’te Ehmedê Xanê Çocuk Grubu'nun seslendirdiği "Ey Reqîp" marşıyla başladı. Açılış konuşmasını yapan CENİ Kadın Barış Bürosu’ndan Susanne Rössling, “Dünyanın her yerinden direnen kadınları Zîlan şahsında selamlıyoruz. Bir arada olamasak da hepsiyle gönül birlikteliğimiz var" diyerek, adaletsizliğe karşı dünya kadınlarını mücadele ve dayanışmaya davet etti.
’Özgürlüğe kadar mücadele’
Ardından Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) sözcülerinden Aliye Varto söz aldı. "Zîlan’ın eylemi Kürt kadınların özgürlük mücadelesi açısından bir kilometre taşıdır. Onunla nasıl direnilmesi gerektiğini öğrendik. Direndikçe de özgürleşerek daha da güçlendik. Bizim mücadelemiz önderliğimiz özgürleşene kadar devam edecektir"
‘Bunlar zulme karşı nasıl direndiğimizi bilmiyor’
Festivalde bir konuşma yapan HDP Bitlis milletvekili Mizgin Irgat ise baskı, asimilasyon politikalarına rağmen hiçbir gücün iradelerini teslim almaya yetmeyeceğini söyledi. Irgat, "Tek bir kişi kalsak bile bu mücadeleye devam edeceğiz. Korku ve baskıyla bizleri yıldırmak istiyorlar. Bunlar bizim zulme karşı nasıl direndiğimizi bilmiyor. Dün olduğu gibi bugün de asla zulüm karşısında diz çökmeyeceğiz" dedi.
21’inci yüzyıl kadının olacak
Komalên Jinên Kürdistanê (KJK) de kadınlara yazılı bir mesaj gönderdi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride ilişkin Avrupa devletlerinin tutumunu eleştiren KJK, “Bütün kadınların direnişiyle İmralı sistemini yıkacağız” vurgusunda bulundu.
21'inci yüzyılın kadın yüzyılı olacağına vurgu yapılarak şunlar kaydedildi: "Hiç bir dönemde kadın özgürlüğü bu kadar yakınlaşmamıştı. Onun içindir ki erkek egemen sistemi bu kadar vahşice kadın mücadelesine saldırıyor. Çünkü kadın özgürlüğü bu ataerkil sistemin sonu anlamına geliyor. Bu sistem hala sürüyor. Onun için kendi örgütlülüğümüzü güçlendirip, mücadelemizi daha da radikalleştirelim. Bütün kadınları mücadeleye çağırıyoruz.”
Festival’de MLPD temsilcisi Martina Stalleiden ve Courage temsilcisi Seyran Ceannan'da Kürt özgürlük mücadelesine gönül verdiklerini dile getirdi.
'Yırtarlarsa yeniden dikeriz'
Avrupa Êzîdî Kadın Özgürlük Hareketi (Tevgera Azadiya Jinên Êzîdî li Ewrûpa-TAJÊ), Köln polisinin ulusal renklerden oluşan elbisesini çıkartmasını istediği Xaltîka Sorê'nin yanında olduklarını beyan etmek ve polisin tutumunu kınamak için festivalde bir fistan hediye etti. TAJÊ, Xaltika Sorê'ye kesilen cezayı da karşılayacak.
TAJÊ Temsilcisi Fikriye Ferho, Xaltîka Sorê'ye uygulanan ahlaksız ve art niyetli girişimin asla kabul edilemez olduğunu belirterek şunları vurguladı: "Xaltika Sorê nihayetinde kendisine ait değerlerden oluşan sembolleri kendisine takı yaparak bir elbise giymiştir. Bununla kimseye herhangi bir düşmanlık yapmamıştır. Giydiği renkler tabiat ananın ve doğanın renkleridir. Kimsenin bunlardan korkmasına gerek yok. Polis dahi olsanız, kanun dahi olsanız bu renkleri yasaklamaya hakkınız yok. Bu renkleri yasaklamaları yetmiyormuş gibi yaşlı bir kadına karşı şiddet ve cebir uygulayarak, onu adeta teşhir etmişlerdir. Bizler kurum olarak kendisine kesilen cezayı karşılayacağımızı belirtiyoruz. Onlar ne kadar yırtsa biz yeniden dikeceğiz. Xaltîka Sorê hepimizin onuru ve gurur kaynağıdır."
Xaltîka Sorê'de bu davranış karşısında çok duygulandığını ve kendisini yalnız hissetmediğini belirterek, “Keşke polis üzerimdeki elbiseyi çıkarttırdığı günde, orada bulunanlar bu tepkiyi gösterebilseydi" şeklinde konuştu.
Direniş imgeli kültür programı
Festivalin kültür ve sanat programı oldukça zengindi. Festival alanında kurulan kıl çadırı ilgi gören mekanların başındaydı. Kıl çadırın altında toplanan kadınlar, adeta Kürdistan'da geçen günlerini bir kez daha yaşadı.
Kadının el işi göz nuru ile emek verdiği birçok elbise, kolye, takı ve benzeri eşyaların sergilendiği standlar, katılımcıların beğenisine sunuldu. Essen Kadın Kooperatifi ve Düsseldorf Destan Jîn Kadın Kooperatifi'nin kendi atölyelerinde diktikleri değişik yörelere ait giysiler de defile tarzında sergilendi. Motiflerde direniş imgelerinin de bulunması dikkat çekti.
Halk oyunları grubu büyüledi
Festival katılımcıları, sahne performanslarıyla tam anlamıyla bir şöleni yaşadı. Sanatçılar Gülbahar Kavcu, Bêrîvan Arîn, Hanî, Ahmedê Xanê Çocuk Korosu, Katalan grubu Prosodia ve Flamenko müzik grubunun söyledikleri parçalarla coşku kattı.
50 kişilik TEV-ÇAND folklor grubu da sergiledikleri oyunlarla katılımcıları adeta büyüledi. Şiddetli yağmura rağmen kadınlar coşkularından bir şey kaybetmeden saatlerce halaya durdu.
Sunuculuğunu Leman Stehn ve Sanatçı Nuarîn’in yaptığı 13’ncü Zilan Kadın Festivali’nde kadının emeğiyle yaratılan güzellik tam anlamıyla yansıdı.
Çocukların da festivaliydi
13'üncüsü düzenlenen Uluslararası Zilan Kadın Festivali'nde her sene olduğu gibi bu senede çocuklar unutulmadı. Solîn Çocuk Parkı'nda bir araya gelen yüzlerce çocuk palyaçolar eşliğinde bütün festival alanını gezdi. Bir çok yetişkinin de adeta çocukluğunu yaşamak istercesine çocukların peşine takılması güzel bir ayrıntıydı. Festival boyunca çocuklar, yağmurdan korunmak için açılan çadırlarda gönüllerince eğlendi.