
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın katılımı ile Garzan bölgesinden tamamlanan mitinglerin ardından Serhat'ın gidilmeyen alanlarına geçildi. Demirtaş'ın önceki günkü son durağı Van Erciş İlçesi'ydi. İlçe meydanı onbinler tarafından doldurulurken, alana sığmayan binlerce kişi çatılara çıktı. Binalara, Öcalan’ın dev posterleri ile HPG’nin dev bayrağı asıldı. Çatılara çıkan gençler, sarı, kırmızı, yeşil flamalar açtı. Kadınların yoğun katılımı ve giydikleri yöresel kıyafetler dikkat çekerken, alan renkli görüntülere sahne oldu. Coşkunun yüksek olduğu alanda onbinler sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Şehîd namirin” sloganları attı. “Mazlumların eylemi ve Apocu ruhuyla Tendürek’ten Kürdistan’a selam olsun” pankartı açıldı. Saygı duruşu ve Ey Reqîp marşının okunmasının ardından BDP Erciş adayları Diba Keskin ve Abdurrahman Çağan halkı selamladı. Ardından söz alan Demirtaş, “Adaylarının etrafında kenetlenen bu halkla onur duyuyoruz. Haftalardır yollardayız. Gittiğimiz her yerde böylesine büyük coşku ile karşılaşıyoruz. Yüreği özgürlük için atan her insanımızın bulunduğu her yerde bu coşku var” dedi. Kürt halkının, yerel seçimleri belediye seçimleri olmaktan çıkardığını vurgulayan Demirtaş, “Halkımız, 30 Mart seçimlerini belediye seçimi olmaktan çıkardı, özgürlük ya da kölelik seçimi haline getirdi. Halk özgürlük için tek yürek oldu” diye konuştu.
Yaralı bir kent
Erciş’in “yaralı bir kent” olduğunu ifade eden Demirtaş, şunları söyledi: "100 yıl boyunca devlet vurmuş, bir yıldır da deprem vurmuş. Bugüne kadar Erciş’e yaptıkları yatırıma bir bakın bir de ayakkabı kutularındaki paralara bakın. Deprem görmüş bir şehre vicdansızlık yaptılar. Depremden bile para kazanmak istediler. Bu halkın yarasından bile para kazanmak istediler. TOKİ yaptılar, Ankara’dan daha pahalıya sattılar.”
İlk defa olacak
Erciş’in bugüne kadar belediye hizmeti görmediğini belirten Demirtaş, “Belediyesiz kalmıştınız ilk defa belediyeyi 30 Mart’ta getireceğiz. İki yıl sonra Erciş’in alt ve üst yapılarını komple bitireceğiz. Biz belediyecilik yapacağız, müteahhitlik değil. Halkla birlikte yöneteceğiz” diye konuştu.
Eşit hizmet götüreceğiz
Erciş’i yönetirken inanç ve kimliklere bakmadan eşit hizmet götüreceklerinin altını çizen Demirtaş, şöyle devam etti: “Bu kenti yönetirken, Kürt mü yaşıyor, Türk mü, Azeri mi, Terekeme mi, dini, kültürü bizim için fark etmez, belediye hizmetlerini Kürtçe de Arapça da Türkçe de Süryanice de yapacağız.”
Demokratik Özerkliğin inşasını belediyecilik faaliyetleri ile oluşturacaklarına değinen Demirtaş, “Kooperatifler kuracağız. Sizin ürettiğiniz malların tüm Kürdistan'a ulaştırılması için aracı olacağız. Ne sizler aç kalacaksınız ne onlar. İşte biz buna Demokratik Özerklik diyoruz. Kürt de bundan memnun olacak Türk de. Eşit olacağız” dedi.
Her oy barışın inşasına
BDP’ye verilen her oyun kanın durması ve barışın inşası için destek olduğunun altını çizen Demirtaş, BDP’nin uygulamaya koyduğu eşbaşkanlık sistemine de değinerek, “Erciş’e artık kadın eli, kadın emeği gelecek. Kadının özgür düşüncesiyle artık Ercişli kadınlar da kendini yönetecek. Kürt kadının kendi ayakları üzerinde nasıl durduğunu bütün dünya görecek ve hepimiz sizlerle gurur duyacağız” şeklinde konuştu.
Batsın böyle iktidar
Başbakan Erdoğan’ın iktidarını korumak ve suçlarını örtbas etmek için tehlikeli oynadığını belirten BDP Eşbaşkanı Demirtaş, şöyle devam etti: "Düşerse baş aşağı düşecek. Suçu çok, günahı çok. Senin ülkende bir çocuk senin polisin tarafından öldürülmüş. Bir başsağlığı dilemek bir Başbakan’a ağır gelir mi. Ne yaptı, Antep’te Berkin’in annesini yuhalattı. Batsın böyle oy da batsın böyle iktidar da. Bize bu şekilde gelecek koltuk haram olsun. Anaların gözyaşının üzerinden bize gelecek koltuğu Allah bizden uzak tutsun.”
Bingöl'de zafer müjdesi
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın dünkü durağı ise Bingöl ve ilçeleriydi. Demirtaş, Genç ilçesi girişinde binlerce yurttaş tarafından karşılandı. Demirtaş ve beraberindekiler, yüzlerce aracın katıldığı konvoy ile Genç ilçesine geçti. Burada sınıflarda ders gören öğrencilerden, inşaatta çalışan işçilere, yoldan geçen tüm yurttaşlar tarafından zafer işaretleri ile karşılanan Demirtaş, ilçe merkezinde kendisini bekleyen kitleye kısa bir konuşma yaptı. Konuşması sık sık "PKK halktır halk burada" sloganıyla kesilen Demirtaş ve beraberindekiler daha sonra Bingöl'de ki mitinge katılmak üzere yola çıktı.
Bingöl merkezde onbinlerce yurttaşın katılımı ile PTT kavşağında düzenlenen miting alanı Öcalan'ın posterleri, PKK, KCK ve YPG bayrakları ile donatıldı. Yurttaşlar, Öcalan ile PKK'nin öncü kadroları olan Mehmet Karasungur, Mehmet Hayri Durmuş ve Paris'te katledilen 3 Kürt Kadın siyasetçinin yanı sıra üzerinde Ceylan Önkol, Roboskî Katliamı'nda yaşamını yitiren yurttaşlar ile Şeyh Sad'in resminin bulunduğu "Yaşasın zalimler için cehennem, benim savcım, benim hakimim benim polisim, benim askerim ne gerekiyorsa onu yapar" yazılı pankart açtı. Yine "Baş müzakereci rêber Apo'ya özgürlük", "Özgür önderlik özgür Kürdistan. Ya müzakere ya savaş"; Zazakî ve Türkçe "Öz yönetim ile özgür kimliğe" yazılı pankartları ile "MİT'ini de itini de al git", "Öcalan'a özgürlük Kürdista'a statü", "AKP var vicdan yok. BDP var talan yok", "Bingöl'ün reçetesi doktorda" ve "Mili iradenin değil milli istihbaratın adamı" yazılı dövizler açıldı.
5 yıllık yanlış
7'den 70'e hemen her yurttaşın coşkulu olduğu alanda, BDP Bingöl Milletvekilli İdris Baluken'in konuşmasının ardından Demirtaş söz aldı. Sözlerine "İnanın ki haftalardır gittiğimiz her yerde yükümüzü biraz daha ağırlaştırarak sorumluluğumuzu biraz daha ağırlaştırıyoruz" diyen Demirtaş, 5 yıl önce yapılan yanlışı bir kez daha yapamayacaklarını belirterek, kenti "hırsız" ve "soygunculara" bırakmayacaklarını ifade etti.
AKP Hükümeti'nin 11 yıllık iktidarı boyunca kendisini padişah sayıp para, mal ve mülk için birçok şeyi sattığını ifade eden Demirtaş, "Para uğruna servet uğruna ne yaptığınız bir bir ortaya çıktı. Her hırsız mutlaka maske kullanırlar. Bunlar da maalesef dinimizi maske olarak kullandılar. Onlara şunları diyoruz Allah'ın ilk emri 'oku'dur. Çal değildir. Bunların din ile alakası yoktur. Bunların kalitesizliği bunların cibilliyetsizliğindendir. Yoksa mala mülke tapanın dini imanı paradır. Bunlarda asla ve asla değerlere saygı olmadı. Bunlardan hangisi belediye başkanı olduysa kasasını doldurmak oldu" diye konuştu
Başbakan'ın düşmanlığı
Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öldürülen çocuk Berkin Elvan'ı alanlarda yuhalattılar. Hiçbir ana başka bir ananın çocuğunu acısını yuhalatmaz. Anaların suçu değil ama Başbakan oy almak için Berkin Elvan'ın anasını alanlarda yuhalattı. Çocukların halen bu ülkede öldürülüyor olması Başbakan'ın utancıdır. Daha Silvan'da 10 yaşında Mehmet Ezer polisin attığı gaz fişeği ile ağır yaralandı. Allah şifa versin. Arkadaşlarımız Silvan'da miting yapıyor, her şey çok güzel geçiyor. Birkaç tane çocuk taş attı diye polis bunlara saldırıyor. Nasıl bir vicdandır bu? Nasıl olsa biz öldürünce Başbakan bize arka çıkıyor. Nasıl olsa biz öldürünce Başbakan onların analarını alanda yuhalatıyor. Bunların asla ve asla dinle alakası yoktur. Bizler BDP olarak bütün insanların yaşaması üzerine politika ürettik. Tek bir çocuğun ölmemesi, tek bir annenin ağlamaması için politika yürütüyoruz. Bugün eğer dağlarda cenaze gelmiyorsa, analar ağlamıyorsa bu sizin iradenizledir."
Bingöl'de satılık oy yoktur
Bingöl'de satılık oy olmadığını dile getiren Demirtaş, şöyle devam etti: "Bu halk direnişi ortaya koymasaydı rezil kepaze olmuştunuz. Bırakın artık bu soygun ve kepaze partilerini. Bunlar 30 Mart'ta hırsızlığın, rüşvetçiliğin cevabını alacaklar. Sizden ricam eğer hayatınızda hırsızlık yapmadıysanız haram yemediyseniz ne olur bu hırsızlara ortak olmayın. Sizin işiniz değil bırakın onlar kendi ateşinde yansınlar. Bırakın bunlar öbür dünyada bu dünyada yansınlar."
Gülen kameraman Erdoğan yönetmen
Konuşmasının devamında AKP'ye dönük 17 Aralık yolsuzluk operasyonuna mizahi bir dille devam eden Demirtaş, şunları kaydetti: "Bunar suçüstü yakalanmışlar suçüstü. Yani eli cebinizde paranızı götürürken yakalanmış, utanmazlar diyorlar ki 'yaptık ama hele bir sorun niye yaptık' Bu kadar arlanmazlar. Ya çalmışsınız, çalmışsınız. Bunun niyesi var mı? Hocalardan fetva istiyorlar biliyor musunuz, seydalar ve hocalar var aramızda. Ne yapmış Başbakan yanında ki birkaç tane hocaya gitmiş, hocam demiş ya bir fetva ver. Biz her müteahhitten yüzde on aldık. Her ihaleden şu kadar aldık. Bu helal mi haram mı? Mümkünse bu helaldir diye bir fetva ver. Hoca da demiş ne demek padişahım. Bunlar helaldir alabilirsin. Resmen bunu yapmışlar ha. Hoca bu fetvayı vermiş. Kasetlerden mağdurum diyor ya. Beni dinlediler çocuklarımı dinlediler. Bakın ne olduğunu burada bir kez daha tane tane anlatacağım. Herkes ile ilgili kaset yaptılar. Ve bunu Başbakan'ın önüne getirdiler. Başbakan bu kasetleri kendi çıkarları için kullandı. Şantaj yaptı. İş adamalarına şantaj siyasetçileri tehdit etti. Tam 11 yıl beraber bunları yaptılar. Yani Fethullah Gülen kameraman, Tayip Erdoğan yönetmen birlikte bu filmi çektiler. 11 yıl boyunca bunu yaptılar. Gelin görün ki Başbakan'ın bilmediği bir şey var. Bu kameraman Fetullah Gülen, arada Başbakan'ı da çekiyormuş. Başbakan saf bunlardan haberi yok. Zannediyor ki sadece AKP karşıtlarını çekiyor. Ama cemaat ondan kurnaz. Herkesi çekerken arada Bilal'ide çekiyormuş, arada Bakanları çekmiş, arada Başbakanı çekmiş. Başbakan işin farkına bir varınca, ortaklık bozuldu. Çünkü anlaşma böyle değildi. Yani kameraman ile anlaşırken, yani Gülen ile anlaşırken beni çek diye anlaşmamış. Benim rakiplerimi çek onların ses kayıtlarını görüntüle, ben bunların muhalefetini ezmek için kullanayım."
DİHA/BİNGÖL/VAN