Dünyada düşünebileceğiniz tüm siyasal ortamlarda özgürlükleri samimi bir şekilde savunmanın bedeli oldukça ağırdır. Hiçbiriyle pek bir ilginiz olmadığı halde sağcı, solcu, liberal, zındık, düşkün, marjinal vs ilan edilebilirsiniz. Hangisiyle taçlandırılacağınız nerede durduğunuzla bağlantılı.
Böyle olmak zorunda mı?
Siyasetin doğası bu.
Dünyada ve en çok da Ortadoğu’da siyaset, karşıtlaşma ve karşıtını yok etme çabasından mütevellit karakterini halen en ağır, en yakıcı bir şekilde yaşıyor.
Çoğu zaman karmaşık siyasal denklemler nedeniyle özgürlükleri savunmanın siyasal duruşumuzun neresinde yer aldığını görmekte zorlanıyoruz. Kendi kanunlarıyla işleyen siyaset dünyasının içine biraz daha girdikçe pragmatist, güçten yana olan yanlar tuhaf bir şekilde ortaya çıkıyor.
***
Kürdistan’daki mücadeleyle ilgili olarak en çok övündüğümüz nokta Sünni Kürt, Alevi Kürt, ateist Kürt, Asuri-Süryani-Keldani, Ezidiler arasında kök salmasıdır.
Hiçbir ekonomik çıkar, rant, dünyada vaha, ahirette cennet vaddetmeyen bir siyasal yapının bu kadar geniş bir yelpazede, hem de çatışmalı bir geçmişe sahip topluluklar arasında etkili olması en basit ifadesiyle hayret uyandıran bir durum.
Şunu hiçbir zaman unutmamamız lazım: Tarihte birbirleriyle büyük çatışmalar yaşamış bu toplulukları özgürlük idealini samimi bir şekilde savunmanın dışında hiçbir ideoloji, hiçbir siyasal yaklaşım bir araya getiremez.
Kürt hareketinin mayası bu. Bu yaklaşım Kürt hareketini bugünlere getirdi.
Bu saydığımız topluluklar dünyada eşine az rastlanır baskıcı bir yönetim altında yaşarken özgürlük ideallerine sarıldılar. Büyük bedeller ödemelerine rağmen, bazı koşullarda mutlak ölümle yüzleşmelerine rağmen mücadelelerini sürdürdüler.
***
Özgürlük, eşitlik, demokrasi Kürt mücadelesinin ruhudur. Ve bunların hiçbiri de sadece Kürt halkı için değildir.
Barış sürecinin sonunda siyaset sahnesinde bu değerleri radikal bir şekilde savunacak bir yapı ve bunun arkasında büyük bir irade oluşacak. Kolektif haklar, bireysel haklar, azınlık hakları, emekçi hakları için her alanda mücadele verecek bir güç ortaya çıkacak.
Öngörülen başka bir seçenek yok.
Yani egemenlerin tonundan çalmak isteyen, küçük iktidar alanlarının hayalini kuran, sermayeyle kolkola Kürdistan’ı fethetmeye niyetlenen varsa boşuna heveslenmesin.
Özgürlükleri savunmak
Özgürlükleri savunmak meşakkatli iştir. Ve ne yazık ki herhangi bir ideolojik çerçeveye uydurulabilmekten uzaktır.