Güvenlik paketinin çıkması durumunda çözüm süreci açısından risklerin oluşacağına dikkat çeken HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, bu yasadan demokratik bir muhteva çıkarmaya çalışmanın ayıp olduğunu, toplumu aptal yerine koymak anlamına geldiğini söyledi.

HDP’nin bu haftaki grup toplantısında Eşbaşkan Figen Yüksekdağ konuşti. Grup konuşmasının büyük bir kısmını önümüzdeki günlerde Genel Kurul’a getirilecek olan güvenlik paketine ayıran Yüksekdağ, güvenlik paketinin AKP ve sarayının korunması amacını taşımaktan başka bir şey olmadığını söyledi. Türkiye halklarının güvenlik paketi adı altında baskı ve otorite politikalarına değil daha fazla barışa ve özgürlüğe ihtiyacının olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, “Bunu görmeyip aksini yapıyorsa toplumdaki gerilim politikasını bilinçli olarak arttırma tavrında ısrar ediyor demektir” dedi.


Yasakta ısrar etmeyin

Meclis gündeminde olan paketin, hükümetin yasak politikalarında ne kadar ısrarcı olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çeken Yüksekdağ, AKP Hükümeti’ne seslenerek, “Bu paketi çekmeniz için bir haftanız var. Çok iyi düşünün, demokratik talepleri dikkate alıp geri çekin” uyarısında bulundu. 


İkinci bir baraj 

Paketin halkın güvenliğinden başka her şeye hizmet ettiğinin altını çizen Yüksekdağ, paketin bu süreçte siyasetin merkezine yerleştirilmesinin amacına değindi: 

* Amaçlarından bir tanesi baskıcı rejimlerinin hiçbir engelle karşı karşıya kalmaksızın artık saltanat kurma peşinde olmaları. Tek adam, tek parti diktatörlüğüne dayanan siyasi rejimi inşa etme tavrının halk tarafından kabul görmediğini bildikleri, AKP’den farklı düşünen herkesi tahakküm altına almak için bu tür paketlere ihtiyaçları var. Siyasi iktidarın ve sermaye güçlerinin güvenliğini sağlama amacına dayanıyor. 

* İkincisi tüm halk güçlerinin özellikle de partimizin karşısına yeni bir baraj çıkarma amacına dayalıdır. HDP’nin bu zamana kadar karşısına çıkardıkları siyasi baraj yetmedi; ikinci bir baraja ihtiyaç duyuyorlar.

HDP’nin demokratik yürüyüşünün hedef haline getirildiğine vurgu yapan Yüksekdağ, “80 darbesine sarılarak savundukları baraj artık sallanıyor” dedi. 


‘Barış hizmet etmiyor’

Paketin, Türkiye’nin en önemli sorunları olan barış ve çözüme hizmet etmediğini dile getiren Yüksekdağ, “Kendi halkına savaş ilan eden bir paketin barışın önünü açacağına kim inandırabilir bizi? Saraydakinin hamasetleri, AKP’nin tehditleri bizi inandıramaz. Sanılanın aksine bu paket hareket halindeki dinamik mücadele güçlerini değil, harekete geçmek isteyen halk güçlerini de hedefliyor” diye konuştu. Muhalif güçlerin ve Kürt hareketinin söz konusu paketin ruhundan iyi anladığını kaydeden Yüksekdağ, şöyle devam etti: “Tüm siyasal deneyimlerimizden biliyoruz ki; baskı ve terör politikası, şiddet dilinin meşrulaştırılması daha fazla karanlık getirir. Tüm Türkiye halklarını karanlık bir koridora sokuyorlar ve biz bu karanlık koridora girmeyecek kadar demokrasi kültürüne inanan bir zeminde duruyoruz.”

AKP’nin çeteci, paralel ve karanlık güçlerin gayri nizami yaklaşımlarından yakındığını anımsatan Yüksekdağ, “İşine gelmeyen her suçu yıktığı kesimler vardı. Bu güvenlik paketi uygulamaya geçtiği anadan itibaren sırtında üniforma taşıyan kolluk gücü kendisini hem devlet hem savcı hem hakim yerine koyup bu halka istediği zulmü yapabilme hakkına sahip olacak. Bu paketle doğal olarak AKP bundan sonra gerçekleştirilecek tüm katliamların ve suçların sorumluluğunu üstleniyor. Biz böyle algılıyoruz, bundan sonra polisin ve karanlık güçlerin işlediği suçların doğrudan sorumlusu AKP ve saraydakidir” diye konuştu. 


Darbe uygulaması

AKP’nin başka bir darbe uygulaması ile halkların karşısına çıktığını kaydeden Yüksekdağ, “Sizin darbecilerden ne farkınız var? Paket ile birlikte OHAL uygulamasını yeniden getiriyorsunuz. Bu faşizmdir. Bu uygulamalar darbe anlayışının tahkim edilmesinden başka bir anlama gelmiyor” dedi. 


Toplum aptal değil

“Bu yasadan demokratik bir muhteva çıkarmaya çalışmak çarpıtmadan önce ayıptır! Bu toplumu aptal yerine koymayın” diyen Yüksekdağ,  şunları söyledi: “Biber gazından 8 kişi öldü. 400’ün üzerinde insan yaralandı. 2007 yılından beri 183 yurttaş polis kurşunuyla katledildi. Bu ölümler yetmemiş, daha fazlasını istiyorlar.” 

Paketin çıkması durumunda çözüm sürecinin ilerleyişi açısından da risklerin oluşacağına dikkat çeken Yüksekdağ, paketin toplumun hayrına olmadığını vurgulayarak hükümete, “Vaktiniz varken paketi derhal geri çekin” çağrısında bulundu. 


Başkanlık halkın gündemi değil

Türkiye halklarının başkanlık sistemi diye bir gündemi, isteği ve arayışı olmadığını ifade eden Yüksekdağ, “Neymiş eğer başkanlık sistemi olsaymış Türkiye daha ileri bir noktada olurmuş, şu noktada katılmamak mümkün değil; baskı ve otorite antidemokratik tutum konusunda başkanlık sistemi olsa daha ileride olabilirdi” şeklinde konuştu. 

Faşizan ve antidemokratik uygulamaların daha ileriye taşınmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Yüksekdağ, faşizme karşı en güçlü barikatı HDP’nin kuracağının altını çizerek, “Çünkü Türkiye’ye en uygun, yakışır demokrasi programına sahip olan farklılıkların eşitliğini, adaletini savunan siyasete ve uygulamaya sahip olan parti HDP’dir” dedi. 


Yüksek başarıya hazırlık

HDP’nin seçimlerde en yüksek başarıya hazırlandığını belirten Yüksekdağ, yerel meclis ve yönetimler ile güçlendirilmiş parlamenter sistem için mücadele edeceğini kaydetti. 

Tüm kesimlere HDP’den aday olma çağrısında da bulunan Yüksekdağ, “Gelin bize dayatılan bu siyasetin hükmünü yırtıp atalım” dedi. 


 DİHA/ANKARA