Pandemi değil sindemi

18 Kasım 2020 Çarşamba - 20:39

  • Prof. Fincancı, ”Sindemi sağlıkta eşitsizlikleri, kronik hastalıkları da kapsıyor. Dolayısıyla bu salgınla başa çıkma adımları atılacaksa sindemi üzerinden, yani sağlıkta eşitsizlikleri ortadan kaldıracak tüm mekanizmalarla atılmalıdır. Sosyal belirleyicilerine ilişkin müdahaleler uygulanmalı” dedi.

 

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, korona nedeniyle 155 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini; aralarında memur ve diyetisyenlerin dahi yer aldığı filyasyon ekiplerinin de ağır iş yükü altında olduğuna dikkat çekerek, günde bine yakın temaslı takip etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Halkların Demokratik Kongresi’nin düzenlediği Meclislerin Sözü adlı programda moderatör Mizgin Aksu’nun sorularını yanıtlayan Fincancı, karşı karşıya olunan salgının ”pandemi değil sindemi” olduğunu ifade etti. Zorlu bir süreçten geçildiğini belirten TTB Merkez Konsey Başkanı Fincancı, ”Kışkırtılmış bir sağlık hizmeti anlayışıyla karşı karşıyayız. Bu kışkırtılmış sağlık hizmeti karşısında özellikle tedavi edici sağlık hizmetleri ön planda uygulanıyor. Oysa salgınlar koruyucu sağlık hizmetleriyle önlenebilir. Salgınlarla başa çıkma konusunda koruyucu sağlık hizmetleri temel olarak salgının karşısında durur. Salgının yayılmasını, dolayısıyla insanların hasta olmasını engeller. Koruyucu sağlık hizmeti sürecin bu şekilde yürütülmesini gerekli kılar” dedi.

Veriler paylaşılmalı

Koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilebilmesi için verilerin bütün açıklığıyla paylaşılması, bu veriler üzerinden yapılacak bilime dayalı değerlendirmelerle önlemler alınması gerektiğini başından beri söylediklerinin altını çizen Fincancı, ”Eksik paylaşılan veriler, alınması gereken önlemlerin önüne geçiyor. Verilerin paylaşılmasının esas olduğunu tekrar vurguluyoruz. TTB olarak verilerin şeffaf paylaşılabilmesi için Sağlık Bakanlığı‘na randevu talebinde bulunduk. Ancak bu randevu şu ana kadar yanıtsız kalmış durumda. Biz randevu talebimizi her gün tekrarlayacağız” diye konuştu.

 

Günde bin temaslıyı takibi

Mevcut uygulamaların sağlık çalışanlarının omuzlarına ağır yükler bindirdiğini ifade eden Fincancı, filyasyon ekiplerinde diyetisyenler ve kayıt memurlarının da çalıştırıldığını aktardı. Bu insanların hasta takibi yapmak zorunda bırakılmasının tehlikeli sonuçları olabileceği konusunda uyaran Fincancı, şöyle devam etti: ”Öncelikle filyasyon ekiplerinde çalışanların sağlıklı kalmalarına ilişkin sorunlar ortaya çıkıyor. Çünkü hijyen koşulları ve nitelikli koruyucu kişisel donanımın varlığı tartışmaya muhtaç. Bunların yanında oluşturulan bu ekiplerin deneyim konusunda da sıkıntıları var. Göreve yeni başlamış hekimler, farklı alanlarda eğitim alan asistanlar alınıyor bu ekiplere. Kendilerini koruma konusunda bir deneyim eksiklikleri var. Filyasyon ekiplerinin iş yükü çok fazla. Gelen şikayetlerden bu ekiplerin günlük 300 ile bin arası temaslıyı takip etmek durumunda kaldıklarını biliyoruz. 300 de zaten kabul edilebilir bir rakam değil ama kimi personel bine yakın temaslıyı takip etmek zorunda bırakılıyor. Bir ekibin bir günde bu kadar temaslıyı takip etme olanağı yoktur. Dolayısıyla temaslıyı takip etme konusunda da bir yetersizlik var. Bu gerçek bir filyasyon değildir.”

155 sağlık çalışanı hayatını kaybetti

Bütçe görüşmelerinde sağlık emekçilerine yönelik özlük hakları ve şiddetin son bulabilmesi için geliştirilen bir politika olmadığını belirten Fincancı, sağlık çalışanlarının korunması gerektiğini hatırlattı ”Eğer sağlık çalışanlarını koruyamazsak toplumu koruyabilme olanağımız yok” diyen Fincancı, sağlık çalışanları tükendiğinde salgın yüzünden tedavi gereksinimi olan insanların da korunamayacağını belirtti. Buna örnek olarak ”Bugün bize gelen bir habere göre bir aile sağlığı merkezi bütünüyle kapanmış. Çünkü bu aile sağlığı merkezindeki bütün çalışanlar ne yazık ki Kovid-19 pozitif. Şimdi biz bu sağlık çalışanlarını koruyamazsak bu aile sağlığı merkezinden hizmet alacak olan insanlar almaları gereken sağlık hizmetine ulaşamayacak” dedi.

Fincancı, dönüşümlü çalışma sistemi düzeltilmediği için 17 Kasım itibarıyla Kovid-19’dan 155 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini vurguladı.

Pandemi demek doğru değil

Süregelen salgın için ”pandemi” demenin artık doğru olamayacağını söyleyen TTB Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, yaşananın Kovid-19 hastalığıyla sınırlı olmadığını belirtti. ”Bütün dünyada farklı bir durumla karşı karşıyayız” diyen Fincancı, Kovid-19 salgınının farklı sağlık sorunlarını da tetiklediğini, bu sağlık sorunları nedeniyle sağlığa erişimin de kısıtlandığını, bu sebeple de bütün sağlık sorunlarının etkilerini arttırarak büyüyüp yayıldığını ifade etti. Fincancı, sözlerini ”Bu yüzden bu sinerjik etkiyi de gözeterek biz buna sindemi adını veriyoruz. Sosyal bilimci Merrill Singer’ın yaptığı tanımlama üzerinden bu adı veriyoruz. Sindemi sağlıkta eşitsizlikleri de kapsıyor, kronik hastalıkları da kapsıyor. Dolayısıyla bu salgınla başa çıkma adımları atılacaksa sindemi üzerinden, yani sağlıkta eşitsizlikleri ortadan kaldıracak tüm mekanizmalarla atılmalıdır. Sağlığın sosyal belirleyicilerine ilişkin müdahaleler uygulanmalıdır” şeklinde sürdürdü

Sağlık için yeşil alan şart

Son olarak alınması gereken önlemlerden bahseden Fincancı, şunları ekledi: ”Sokağa çıkmayı yasakladığınızda kutu gibi evlerine kapattığınız emekçileri kalabalık ortamlarda sağlıklarının daha da bozulmasına yol açarak ölüme itmiş oluyorsunuz. Oysa biz sağlık meslek örgütleriyle yaptığımız önerilere dair açıklamada diyoruz ki ‘evet fiziksel mesafe gereklidir ama yeterli fiziksel aktivite olmalıdır. İnsanlar evine kapanmamalıdır. Toplu bir araya gelmeler önlenmeli ama insanların egzersiz de dahil fiziksel aktivitelerini sağlıklı ortamlarda yapmaları sağlanmalıdır. Burada yerel yönetimlere de görevler düşüyor. Sağlıklı kalabilmemiz için yeterli yeşil alan talebinde bulunmamız gerekiyor.”  ANKARA

 

103 kişi daha hayatını kaybetti

Türk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki akşam yaptığı açıklamada, korona salgınıyla ilgili devletin uygun gördüğü verileri paylaştı. Buna göre; Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da son 24 saatte koronavirüsü nedeniyle 103 kişi daha hayatını kaybetti, 3 bin 3 bin 819 yeni hasta (semptom gösteren ve koronavirüsü testi pozitif çıkan kişi) tespit edildi. Böylece toplam vefat sayısı 11 bin 704’e, hasta sayısı ise 421 bin 413’e yükseldi.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.