Parası da kendisi gibi TL düştükçe düşüyor

27 Ekim 2020 Salı - 20:13

  • 2021 bütçesini de savaşa göre hazırlayan; Kürtlere karşı savaşı, resmi sınırlarının dışına taşırmakla yetinmeyip Libya’dan Kafkasya’ya kadar uzatan Türk iktidarının, Osmanlı hayallerini pazarlarken ekonomi alarm vermeyi sürdürüyor. Türk Lirası (TL) değersizliğin rekorunu kırıyor.

 

Türk Lirası’nın dolar ve euro karşısındaki değer kaybı dün de sürdü. TL, rekor düşük seviyeye geriledi.

Zaten devam eden Kürtlere karşı savaşın çökerttiği Türk ekonomisi, makro göstergelerin tamamında alarm verirken parası da iyice yere kapaklandı. Merkez Bankası’nın geçen hafta piyasa beklentilerinin aksine faiz seviyesini sabit tutması, Fransa ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’la yaşanan gerginlikler, Libya’dan Karabağ’a kadar süren savaşın eşlik etmesi, Pazartesi günü haftaya değer kaybı ile başlayan TL’deki değer kaybını hızlandırdı. Dolar/TL kuru bir kez daha rekor kırarak, dün saat 15.00 itibarıyla 8,17’ye yükselirken, euro/TL kuru da 9,68’i geçerek rekorunu tazeledi.

Siyasette olduğu gibi ekonomide de darboğaza sürüklenen Türkiye’yi yöneten AKP-MHP-Ergenekon iktidarı ise ‘askıda ekmek’ ve ‘keyif çayı’ ile gösteri yaparken ırkçı ve dinci söylemiyle nefret saçıyor.

Erdoğan’ın direktifleri dışına çıkmayan, itiraz edemeyen Merkez Bankası’nın 24 Eylül’de Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini ‘mecburen’ yüzde 8,25’ten yüzde 10,25’e çıkarması Türk Lirası’nı desteklemiş ve dolar/TL kuru 7,70’li seviyelerden 7,50’lere kadar geri çekilmişti. Faiz artırımlarının devam edeceği beklentisi hakimdi. Ancak Merkez Bankası Ekip Para Politikası Kurlu toplantısında politika faizini sabit tutup sadece faiz koridorunda düzenlemeye gidince TL’deki değer kazancı terse döndü.

Türk iktidarının, silah ve transfer çetelerle donattığı Azerbaycan’ı Ermenistan’ın üzerine salıp üstelik Azerbaycan’a rağmen ateşkesleri bozması da piyasalara yansıdı. Libya’daki ateşkes ve anlaşma çabalarını sabote etmeye çalışan Türk iktidarı, içeride tam saha terör dalgasıyla toplumu bastırırken Kürtlere yönelik savaşında da hem Güney Kürdistan’da hem de Kuzey-Doğu Suriye de yeni saldırı hazırlıkları yapıyor. Kur üzerinde etkisi olan diğer siyasi gelişmeler arasında ise Türk Erdoğan’ın Cuma günü Türkiye’nin S-400 füzelerini denediğini doğrulaması ve Cumartesi günü de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a ”Zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” diyerek hakaret etmesi var. Erdoğan, girmeye çalıştığını iddia ettiği AB’nin kurucu devleti Fransa’nın mallarını boykot etmeye çağırması ve Fransa’yı neredeyse İslam düşmanı ilan ederek nefret davetiyesi de piyasaya çöktü.

Yüksek enflasyon

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra Merkez Bankası’nın yüzde 10,25’lik politika faizi, yüzde 11’in üzerindeki enflasyonun altında kalıyor. ABD merkezli yatırım bankası JP Morgan, Merkez Bankası’nın TL’yi tekrar cazip bir yatırım seçeneği haline getirmek için yıl sonuna dek en az 200 baz puan daha faiz artırımı yapması gerektiği yorumunda bulunmuştu.

Eksiye düşen rezervler

TL’nin düştükçe düşmesinin bir diğer gerekçesi ise Merkez Bankası’nın azalan döviz rezervleri. Merkez, kuru bastırmak için rezervlerini harcamayı marifet bilmişti. Türkiye’nin TL’yi destekleme kapasitesine güveni aşındırdı. Reuters’e göre; Merkez Bankası ve kamu bankalarının 2019’un başından bu yana TL’yi desteklemek için piyasaya yaklaşık 110 milyar dolar sattığını aktarmıştı. TCMB tarafından yayımlanan Eylül 2020 dönemine ilişkin ”Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri” verilerine göre, resmi rezerv varlıkları Eylül’de bir önceki aya kıyasla yüzde 4,9 azalarak 79,7 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde döviz varlıkları yüzde 6,3 azalarak 36,3 milyar dolara, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 3,7 gerileyerek 41,8 milyar dolara indi. Aslında bu görünen miktar da yok. Swapların çıkarıldığında eksiye düşüyor.

Borç kamburu büyüyor

Dış ticaret açığı veren ve enerjide dışa bağımlı olan Türkiye için TL’nin değer kaybetmesi, ithalat maliyetlerini artırıyor. Özellikle enerji ithalatı maliyetlerinin yükselmesi sonucu doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, genel üretim maliyetlerini artırıyor. Üretim maliyetlerindeki artış işe TL’deki değer kaybının enflasyonu yükseltmesine yol açıyor. TL’deki değer kaybının bir diğer etkisi ise TL geliri olan ancak dövizle borçlanan özel sektörde hissediliyor. Türk Lirası’nın değer kaybetmesi, hem şirketlerin döviz borçlarını geri ödemesini hem de borçların çevrilmesini zorlaştırıyor. Merkez Bankası verilerine göre özel sektörün 12 ay içerisinde geri ödemesi gereken döviz borcu 182 milyar dolar seviyesinde. Ekonomist Mustafa Sönmez’e göre bu gidişle borcun çevrilmesi zor, bu da iflas ilanına kadar varabilir. Ekonom yazarı Alaaddin Aktaş da  ”Böyle gittiği sürece döviz borcu olan şirketler patır patır batacaklar” dedi.

Vatandaş eziliyor

Ekonomist Uğur Gürses, Türk ekonomisinin içinde bulunduğu durumu ”Kredi büyümesiyle krizlerin çözüleceğini zanneden hükümet, işsizliğe ve iş kaybına karşı hane halkına geniş çaplı finansal destek sağlayamadı. Faizler düşük tutuldu hep, döviz kuru patladı” dedi. Turizm ve ihracattaki kayıplarla birlikte Türkiye’nin ödemeler dengesinin bozulduğunu, ekonomideki ciddi zorlukların da halkın gündelik yaşamını doğrudan etkilediğini anlatan Gürses, şunları söyledi: ”Tüm anketler iktidar bloğundaki oy kaybını ortaya koyuyor. Erdoğan da seçmen konsolidasyonunu korumak için dış politikayı kullanmaya başladı. Batı ve Rusya’yla olan gerilimi artırdı. Türkiye’de doların fırlayacağı bir güne uyanacağımızı Macron’a söylenen sözlerin ardından hemen biliyorduk, bekliyorduk.”

Türk mallarının boykotu

Ekonomi yazarlarından Alaaddin Aktaş ise Türk mallarının da bugün sadece Ortadoğu’da değil Ukrayna’dan Batı‘ya uzanan geniş bir bölgede de boykot edildiğini hatırlattı. Aktaş, ”Türkiye’nin Azerbaycan’a koşulsuz desteğini tasvip etmeyen Ukrayna’da Türk mallarına boykot çağrısı yapılıyor. Suudi Arabistan’ı, Mısır’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni zaten herkes biliyor. Türkiye, yangının üzerine hep körükle gidiyor. Ankara’nın Fransa’ya laf etmesi Türk ekonomisini içine düştüğü zorluklardan kurtarmıyor” diyor.  İSTANBUL

 

Altın da coştu

İç piyasada dolarda yaşanan artışa bağlı olarak gram altın fiyatları da rekor seviyelere ulaştı. Gram altın 500 TL sınırını devirip geçti. Gram altın fiyatı, dün saat 15.00 itibarıyla 501.42 idi. GCM Yatırım Yardımcı Analisti Kaan Kutsar’a göre; 500 psikolojik, önemli bir seviye. Bu seviyenin aşılması durumunda 505 TL, kalıcı olması durumunda ise 510 TL görülebilir.

 

Kısa çalışma ödeneği uzatıldı

Kısa çalışma ödeneği ile işten çıkarma yasağının süresini iki ay daha uzatan Cumhurbaşkanı kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla, işten çıkarma yasağı 17 Kasım’dan itibaren iki ay uzatıldı. Kısa çalışma ödeneği uygulamasında ise daha önce uzatılan süre 30 Ekim’de sona eriyordu.

Pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerinin gözlemlenmeye başlanması ile 26 Mart’ta kısa çalışma ödeneği uygulaması devreye sokulmuştu. Erdoğan, salgınla mücadele kapsamında alınacak ekonomik tedbirler kapsamında, faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği sağlanacağını söylemişti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.