Partisinin Genel Merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan HDP sözcüsü Günay Kubilay, “Paris Katliamını planlayanlar, emri verenler bilinmesine rağmen Fransa yetkilileri, yargısı ve adaleti katliamı yargılamadı, katiller cezalandırılmadı” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Günay Kubilay, partisinin Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kubilay, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kutlayarak, sözlerine başladı. HDP olarak basın özgürlüğü ve gazeteciliğin suç sayılmadığı özgür ve güzel günler için mücadeleye devam edeceklerinin sözünü veren Kubilay, 8 Ocak 1996 yılında katledilen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe’yi de andı.

Fransa katliamı aydınlatmadı

Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledildiğini hatırlatan Kubilay, şunları söyledi: “3 Kürt kadını, 3 devrimci yürek alçakça katledildi. Failler belli. Bu sefer hedeflerinde devrimci kadınlar vardı. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez. Paris Katliamı üzerinden tam 7 yıl geçmiş olmasına ve katliamı planlayanlar, emri verenler bilinmesine rağmen Fransa yetkilileri, yargısı ve adaleti katliamı yargılamadı, katiller cezalandırılmadı. Katliamdan hemen sonra Erdoğan, Hüseyin Çelik ve Mehmet Ali Şahin’in açıklamaları ve akabinde katil Ömer Güney’in MİT elemanı olduğunun açığa çıkması, Ömer Güney’in katliam emrini Hakan Fidan yönetiminde ki MİT’ten aldığını söylemesi ve Güney’in söylediklerinin yalanlanmamış olması katliamın içi yüzünü ortaya koyuyor.

Katliam emri MİT’ten 

Katil Ömer Güney katliamdan birkaç ay sonra yakalanmış olmasına rağmen yargılanması 4 yıl boyunca yapılmadı. Sonrasında ise mahkeme başlamadan bir ay önce öldü denilerek dava sona erdirildi. Oysa Ömer Güney ölmüş veya öldürülmüş olsa dahi MİT elemanı olması ve emri MİT’ten aldığını söylemiş olması davanın genişletilerek sürdürülmesini ve Ömer Güney’e bu görevi verenlerin yargılanmasını gerektirirdi. Ancak Fransa Devleti, Türk hükümetiyle arka planda yaptığı pazarlıklar sonucu davanın üzerini kapatarak katliamın suç ortağı oldu. Paris Katliamını gerçekleştirenler yargılanmış ve cezalandırılmış olsaydı bugün birçok katliamın önüne geçilmiş olabilirdi.

Aynı zihniyet Silopi’de de 3 kadını katletti 

Paris’te 3 Kadın siyasetçiyi katleden zihniyet 5 Ocak 2016’ta Silopi’de özgür yaşamı savunan 3 kadın siyasetçi Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ı da katledecekti. Paris’te ve Silopi’de katledilen devrimci kadınlar şahsında barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren tüm kadınları saygıyla ve minnetle anıyoruz.”

Eşbaşkanlar yargıladı!

Hafta içerisinde görülen HDP önceki dönem Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın duruşmalarına da değinen Kubilay, açıklamalarına şöyle devam etti: “Figen Yüksekdağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla açılan davanın karar duruşması Van 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde, Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu davanın duruşması Ankara Sincan’da görüldü. Yüksekdağ ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ten para cezası verildi.

Eşbaşkanlarımız yaptıkları savunmalarla tek adam rejimini ve bu rejimin temel ayaklarından biri olan yargı sistemini, despotik siyaset tarzını yargılamışlardır. Yüksekdağ’ın belirttiği gibi ‘Bu yargılamalar iktidarın ömrünü daha çok uzatmak için bizlere yönelik geliştirdikleri bir siyaset tarzıdır, bir fikri ve düşünceyi cezalandırmadır, halk iradesine darbedir.’ Demirtaş’ın da belirttiği gibi ‘bu yargılamalar iktidarın, özellikle de Erdoğan’ın siyasi amaçlarına erişebilmesi yapılan çalışmalardır.”

Kürtlerin malları yağmalanıyor

Çetelerin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik talanına da değinen Kubilay, şunları kaydetti: “Son olarak Kuzey-Doğu Suriye’de Girê Spî’den 20 bin ton hububatın ithal edileceğine ilişkin haberler kamuoyuna yansımaya başladı. Öncelikle bunun ‘ithalat’ olmadığının altını çizmek gerekiyor. Efrîn’de olduğu gibi Gire Spî’de de toprak sahiplerinin büyük bir kısmı bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Bu topraklara Erdoğan’ın öve öve bitiremediği yağmacı çeteler yerleştirildi ve demografik yapı bütünüyle değiştirildi. Basit bir soru soruyoruz: Kuzey-Doğu Suriye’den kimin buğdayı, kim tarafından Türkiye’ye satılıyor, açıklayın! Ama biliyoruz ki, açıklamayacaksınız. Çünkü, ortada yapılan bir ticaret, bir alışveriş yok. Doğduğu büyüdüğü topraklardan silah zoruyla sürülen Kürtlerin alın terine, göz nuruna, rızkına el koyuyor, gasp ediyorsunuz. Bu açık bir savaş suçudur. Bu suçu ikinci kez işliyorsunuz. Tarihi istediğiniz gibi yazıyor, istediğiniz gibi çarpıtıyorsunuz ama hakikatin ışığını asla söndüremezsiniz. Sizlerden öncekilerin söndüremediği gibi.” 

 

 ANKARA