
Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesiyse, toplumsal örgütlenmenin de bunu sağlatacak biçimde olması lazım. Siyaset, toplumun işlerini yapma faaliyetidir. Demokratik siyaset ise esas olarak toplumun tabandan örgütlenmesi ve örgütlü gücüyle demokratik siyasi ortamı yaratmasıdır. Bu açıdan demokratik siyaset esas olarak demokratik topluma dayalı yapılan siyasettir. Toplumun kendi işleri için karar alması ve yürütmesi siyasetidir. Eğer toplumun tabandan demokratik örgütlenmesine dayalı bir siyasal yaşam hedefleniyorsa, siyasal parti modelinin de değişmesi gerekir. Ya da demokratik topluma dayalı demokratik konfederal kurumlaşmaya dayalı demokratik siyasal sistemde partinin işlevi ve rolü de belli yönleriyle farklılaşmak durumundadır.
Bu sistemde partiler devlet ve iktidarın prototipi olarak yukarıdan aşağıya örgütlenmez ve toplumun hücrelerine kadar kendini örgütleyen ve böylece toplumu merkezi düzeyde kontrol eden bir karaktere sahip olmamalıdır. Yani eskisi gibi her alanda partiye bağlı örgütlenmeler olmayacaktır. Kuşkusuz tüm toplumu etkileyen politikaya ve diline sahip olacak, ama eskisi gibi parti örgütsel olarak toplumun tüm hücrelerine kadar nüfuz etmeyecektir. Toplum üzerinde iktidar olan devlet modeli bir örgütsel yapılanma içinde olmayacaktır.
Toplum esas olarak tabandan birçok işlevi olan kurumlar içinde örgütlenen yapılanmalarla siyasal, sosyal ve kültürel yaşamını yürütecektir. Kadın, gençlik, emekçiler, farklı etnik ve dinsel topluluklar kendilerini örgütleyeceklerdir. Ekolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel örgütlenmeler her alanda yapılacaktır. Bunlar siyasal partiye bağlı örgütlenmeler olmayacaktır. Ancak bu örgütlenmeler demokratik siyasal partinin sosyal tabanı ve güç kaynağı olacaktır. Parti tüm bunların üstünde ve bunların yöneticisi olmayacak, ama demokratik siyasal partinin demokrasi ve özgürlük mücadelesini güçlendirecek tutum, duruş ve eylemler içinde olacaklardır. Demokratik siyasal partiyi destekleyecek, onun demokratik siyasal eylemlerinin güçlü destekçisi olacaktır. Özcesi partinin hedeflerinin mücadele eden gücü olacaktır. Demokratik siyasal parti de örgütlü demokratik topluma dayandığından hiçbir yerde olmadığı kadar güçlü ve etkili olacaktır.
Siyasal partiler esas olarak doğru politikalar belirleyecek, pratik politika yapacak, toplumu bu doğru politikasına sahip çıkar hale getirecek, demokratik toplumcu örgütlenmelerle uyumlu ve koordineli olarak toplumda demokrasi ve özgürlüklerin gelişmesinde rollerini oynayacaklardır. Toplumun tabandan örgütlemesi ve demokratik konfederal modelle demokratik sistem haline gelmesi siyasal partiyi zayıflatmaz, güçlendirir. Demokratik siyasal partiler örgütlü demokratik topluma dayalı demokratik ulusla öngördükleri hedeflere daha iyi ve etkin ulaşırlar.
Demokratik siyasal partiler ile tabandan toplumun demokratik siyasi anlayışla örgütlenmesi aynı radikal demokrasi anlayışına sahipse, aralarındaki uyumda koordine de rahatlıkla sağlanır. Bu açıdan bu örgütlenme modeline dayalı demokratik sistemi bir kaos, uyumsuzluk, koordinesizlik olarak görüp her yere hakim olmak isteyen parti anlayışı demokratik ulus ve demokratik konfederal modele dayalı demokratik sistemin ihtiyacını karşılayamaz. Otoriter zihniyette olanlar ve siyaseti rant kapısı yeri olarak görenler klasik merkezi parti modelini isterler. Çünkü böyle partiler siyasal, sosyal ve ekonomik rant yerleridir. Çünkü böyle partilerde yetkililer güçlü olur; her alanda ağırlığını kurar. Bu nedenle klasik parti modeli hem kolay yönetim modelidir, hem de yetki ve itibar rantı kapma yeridir.
Kürt Özgürlük Hareketi toplum üzerinde iktidar olmayı hedefleyen ve devletçi zihniyeti yaratan parti modelini bırakmıştır. Çünkü yeni paradigmasında böyle yetkileri kendinde toplayan parti anlayışı yoktur. Esas aldığı, toplumun tabandan örgütlenmesidir, örgütlü topluma gücün verilmesidir. Daha doğrusu güç örgütlü topluma, yani halka aittir.
Yoksa eski parti zihniyetiyle düşünülerek “Tüm örgütlenmeler bizim kontrolümüzde olsun, bizim dediğimizi yapsın” demek yanlıştır. Bu konuda zihniyet devrimi gerekmektedir. Kuşkusuz partiler şehirlerde, kasabalarda örgütlenecektir; topluma seslenen bir örgütlenmesi olacaktır; ancak esas olarak da doğru politikası ile toplumsal örgütlenmelerle buluşacak, demokrasi ve özgürlükleri geliştirmede rollerini oynayacaklardır.