
Savunma avukatı duruşmanın başında, davanın düşünce özgürlüğü davası olduğunu belirterek, bu konuda Danimarka tarihinden örnekler verdi. Avukat Bjorn Elmquist, özgürlük mücadelesi ile terörizmin ayrı olduğunu kaydederken, AKP hükümetine yakın medyanın susturma çabalarını örnekler vererek dile getirdi. Elmquist, Danimarka anti-terör yasasına da değindi ancak bu davanın „siyasi“ olduğunu ve savunmasını de bu eksene oturtacağını kaydetti.
Savcılığın tanıkları
13 itirafçı Avukat, savcılığın dava için gösterdiği 13 tanığın da itirafçı olduğunu söyleyerek, itirafçıların devletin kendilerini affetmeleri için Roj TV’ye iftira atma şartı koştuğunu belirtti. Bunun üzerine savcı itirazda bulundu ancak, mahkeme başkanı avukata devam etmesini söyledi. Savunma avukatı ayrıca, 2005 yılında Roj TV hakkında kapatılması talebiyle soruşturma başlatılması ardından aynı yıl eski DTP’nin 56 belediye başkanı tarafından televizyonun kapatılmaması için dönemin Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen’e gönderdikleri mektuba dikkat çekti. Bu mektuptan dolayı belediye başkanları davalık olmuş ve mahkum edilmişlerdi.
Wikileaks belgeleri mahkemede
Ocak 2011’de Wikileaks tarafından yayınlanan ABD gizli diplomatik belgelerindeki Türk yetkililer ile ABD’liler arasındaki Roj TV pazarlıkları, Kopenhag’da görülen mahkemeye taşındı. Avukat Elmquist, Wikileaks belgelerini mahkemeye sunarak, televizyonun kapatılması için Tükiye-ABD-Danimarka üçgenindeki görüşme ve pazarlıkları anlattı. Zira belgeler, ABD’nin Roj TV’nin kapatılması için doğrudan müdahalede bulunduğunu gözler önüne sermişti. Ayrıca Nisan 2009’daki NATO zirvesinde Türkiye’nin, Rasmussen’in NATO’nun başına geçmesine karşı veto tehdidinde bulunarak Roj TV’nin kapatılmasını istediği de kaydedilmişti. Roj TV avukatı Elmquist, bunlardan dolayı ABD’nin Danimarka eski büyükelçisi James P. Cain’in tanık olarak dinlenmesini istedi.
Roj’a neden yasak?
İlk duruşmada savcının delil olarak izlettiği Roj TV görüntülerini hatırlatan savunma avukatı, 5 yıllık süreçte 44 bin 285 saatlik yayın içerisinde 15 saatlik görüntülerin ayıklanarak manipülasyon yapıldığını ifade etti. Danimarka’nın RTÜK’ü olarak bilinen Medya Sekreterliği’nin bu görüntüleri sakıncalı bulmadığını ve sunulan delilleri, yayınların durdurulması için yetersiz bulduğunu kaydeden avukat, Danimarka televizyonlarının da aynı görüntüleri yayınladığını anlattı. Avukat, Medya Sekreterliği Başkanı’nın tanık olarak mahkemeye çağrılmasını istedi.
Avukat, Danimarka basınında şimdiye kadar dünyadaki savaşlar konusunda çıkan haberleri dosya halinde mahkeme heyeti ve savcıya sundu. Avukat, ayrıca Danimarka televizyonlarının dünyanın farklı yerlerinde yapılan röportajları da anlatarak, neden Roj TV’nin yapamayacağını sordu. Roj TV’nin PKK’ye para verdiği iddiasına da değinen avukat, bunun Danimarka’da ispatlanmadığını ve televizyonun halkın verdiği bağışlarla finanse edildiğin söyledi. Savcı itirazda bulundu ancak mahkeme başkanı avukata devam etmesini yönünde işaret verdi. Avukat ayrıca, Osman Baydemir, Leyla Zana, Haluk Gerger, Kerim Yıldız, Hakkari eski belediye başkanı Metin Tekçe, Yüksekova eski Belediye Başkanı Salih Yıldız ve Danimarkalı gazeteci Jacop Sunssen’in de tanık olarak mahkemeye davet edilmesini istedi.
ANF/KOPENHAG