•  Öcalan adına konuşma ahlaksızlığını sürdüren Türk Cumhurbaşkanı kendisine inanılmıyorsa Öcalan’a sorulmasını istedi.

 

Ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmeyen Öcalan’a ilişkin ikinci kez konuşan Erdoğan, sanki tecridi uygulayan Türk Cumhurbaşkanı ve tek yetkili kendisi değilmiş gibi konuşmaya devam etti. 

Tecrit altındaki Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve İmralı Cezaevi’ndeki diğer üç tutsaktan 11 aydır hiçbir haber alınamıyor. Buna rağmen Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan, kapatma davası ve siyasi soykırım operasyonlarıyla sindirmek istediği HDP’nin tam da 3. Yol ve Demokrasi İttifakı buluşmaları yaptığı bir dönemde Öcalan adına konuşma ahlaksızlığına başladı. “Edirne’deki İmralı’dakine hesap verecek” diyen Erdoğan, önceki akşam bir kez daha Öcalan’a dair konuştu. Erdoğan, bu açıklamasıyla ilgili soruya “Onu aslında Abdullah Öcalan’a sormak lazım. Öcalan, Demirtaş’ın oradan vermiş olduğu mesajlardan rahatsız olduğu ortada bir gerçek” dedi. 

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatları Newroz Uysal, Mazlum Dinç, Serbay Köklü ve İbrahim Bilmez, müvekkilleriyle görüşme talebiyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ve İmralı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne dün yeni bir başvuruda bulundu. Avukatlar, müvekkilleri Öcalan’la görüşmek için haftada iki kere olmak üzere yaptığı başvurulara olumlu ya da olumsuz bir yanıtın verilmemesi nedeniyle 22 Kasım 2021’de Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Hakimlik, görüşmeye engel olarak Öcalan hakkında 12 Ekim 2021’de 6 aylık görüş yasağının, 18 Ağustos’ta da üç aylık aile görüş yasağının verildiği kararını gerekçe göstererek, başvuruyu reddetti. Ancak yasağa gerekçe gösterilen kararlara dair avukatlara bilgi verilmedi. Öcalan’ın avukatlarından Rezan Sarıca ve Nevroz Uysal, müvekkilleriyle 8 yıl aradan sonra en son 2-22 Mayıs, 12-18 Haziran ve 7 Ağustos 2019 tarihlerinde görüşebilmişti. Öcalan, kamuoyunda kendisine dair büyüyen kaygılar üzerine geçtiğimiz 25 Mart’ta kardeşi Mehmet Öcalan’la telefonla görüştürüldü. Mehmet Öcalan, bu görüşmenin 4-5 dakika sonra duyurdu. Öcalan ve İmralı Cezaevi’ndeki diğer üç tutsaktan 11 aydar hiçbir haber alınamıyor.

AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan

Öcalan tecrit altında Erdoğan ahlaksızlıkta

Buna rağmen Türk Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep T. Erdoğan, kapatma davası ve siyasi soykırım operasyonlarıyla sindirimek istediği HDP’nin büyümesini engelleyemediği, aksine HDP’nin tama 3. Yol ve Demokrasi İttifakı buluşmaları yaptığı bir dönemde Öcalan adına konuşma ahlaksızlığına başladı. Erdoğan’ın, 23 yıldır ağır tecrit koşullarında tutulan Öcalan’a ilişkin olarak “Edirne’deki İmralı’dakine hesap verecek” şeklindeki sözleri Kürt siyasetinde tepki toplamıştı. Konuya dair Demirtaş da dahil konuşan Kürt siyasetçiler, “Açın İmralı kapılarını Öcalan konuşsun” çağrısında bulunmuştu. Erdoğan, önceki akşam katıldığı televizyon programında bir kez daha Öcalan’a dair konuştu. Önceki açıklamalarıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, “Onu aslında Abdullah Öcalan’a sormak lazım. Öcalan, Demirtaş’ın oradan vermiş olduğu mesajlardan rahatsız olduğu ortada bir gerçek” dedi. Erdoğan, “Böyle bir bilgi mi var?” sorusunu ise “Var ki söylüyorum” şeklinde yanıtladı. 

Mehmet Öcalan

Bıraksınlar Öcalan konuşsun

Erdoğan’ın açıklamalarına dair MA’ya konuşan kardeşi Mehmet Öcalan, İmralı’da hukukun ayaklar altına alındığını belirterek, bir an önce aile ve avukat görüşünün sağlanması gerektiğini söyledi. Ağabeyi adına yapılan açıklamalara tepki gösteren Mehmet Öcalan, “Bıraksınlar da kendisi konuşsun, Öcalan kendi görüşlerini açıklayabilir. Cumhurbaşkanı siyaset yapıyor. Orada olan bitenlerden haberimiz yok. İmralı ile iletişimimiz her yönüyle kesilmiş durumdadır. İmralı Adası’nda demokratik, yasal haklar gasp edilmiştir, yok sayılmıştır” dedi.

Hiçbir bilgimiz yok

“Sesi çıkmayan bir insan üzerinden değerlendirme, yorumlar yapmanın çok doğru bir şey olduğunu zannetmiyorum” diyen Öcalan, taleplerinin aile ve avukat görüşlerinin sağlanması olduğunun altını bir kez daha çizdi. Öcalan, “Hiçbir şeyden haberimiz yok. Yaşadığından, ne olup bittiğinden haberimiz yok. Yasalardaki haklar orada geçerli değildir. Bunu herkes biliyor. Bunun üzerine biz ne kadar etkili olduk. Öcalan’ın bir temsiliyet gücü vardır. Devlet, ben burada hak kabul etmiyorum, diyor. Kendi yazdıkları yasaların İmralı Adası için geçerli olmadığını söylüyor” diye konuştu.

Adına başkası konuşmasın

Öcalan’ın kendi görüşlerini açıklaması için görüşmelerin sağlanması gerektiğini vurgulayan kardeşi, şöyle devam etti: “Öcalan adına konuşacaklarına, izin versinler kendi görüşlerini aktarsın, en doğrusu budur. Başka biri onun adına konuşacağına, bıraksınlar da kendisi konuşsun. Aile görüşü insanidir ama avukatların hukuksaldır. Avukatlar aracılığıyla görüşme yapılırsa, Öcalan kendi görüşlerini açıklayabilir. En sağlıklı olan kendisinin konuşmasıdır. Bu konuşma da hukuksal anlamda avukatlar, aileler ile yapılan görüşmeler sonrası açıklama yapılır. Bu bizim en yasal, en demokratik hakkımızdır. Hukuksal anlamda da bir an önce avukatların gitmesini talep ediyoruz. Önceliğimiz avukatların görüşmesidir. Biz gidersek, aile görüşü insani bir görüştür. Ama avukatlar giderse hukuksal anlamda, yasalar çerçevesinde onun düşüncesinin gelip halka açıklamaları, duyurmaları daha sağlıklı olabilir.” 

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Saliha Aydeniz

Kafa karışıklığı içindir

MA’ya konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Saliha Aydeniz ise Erdoğan’ın erken seçim kapsamında bu sözleri sarf ettiğini ve kafa karışıklığı yaratmak istediğini belirtti. Sosyal, siyasal ve ekonomik olarak kriz yaşandığını kaydeden Aydeniz, krizlerinin temel nedeninin ise Kürt sorunun demokratik yol ve yöntemler yerine savaş ve çatışmayla çözülmek istenmesi olduğunu ifade etti. Aydeniz, Kürt sorununun kangrenleştiğini ve tüm krizlerin çözümünün adresinin Öcalan olduğunu vurguladı. Aydeniz, “Erdoğan’ın bundan kaynaklı döne dolaşa sürekli İmralı’yı işaret etmesi tam da bundan dolayıdır. Türkiye’nin demokratikleşmesi için Sayın Öcalan vazgeçilmez bir liderdir. Bunu çok açık bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Erdoğan’ın sürekli Öcalan’ı dile getirmesi aslında bu gerçekliğin ifadesidir” dedi. 

Çelişki yaratmak istiyor

İktidarın Kürt halkı ve örgütlerine yönelik sürdürdüğü politikaların ülkeyi içinden çıkılamaz bir duruma getirdiğini ifade eden Aydeniz, bu krizlerin tek çıkış yerinin İmralı olduğu gerçeğini bildiklerini söyledi. Aydeniz, iktidarın son dönem açıklamalarla kafa karışıklığı da yaratmak istediğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Kürt halkın ve demokratik siyaset arasına bir çelişki yaratmak istiyor Erdoğan ama Kürt halkı Sayın Öcalan’ı çok iyi tanıyor. Türkiye bir erken seçim arifesine girdi. Erdoğan, Kürt halkının temsil ettiği siyasi çizgi olmadan kendisinin iktidar olamayacağını ve bunun yolunun da Sayın Öcalan olduğundan geçtiğini çok iyi biliyor. Bundan kaynaklı Sayın Öcalan’ı kullanarak bir çelişki yaratmaya çalışıyor. Böylesi bir çelişki yaratamayacağını söyleyebiliriz.” 

Kürt halkı kulak vermez

Aydeniz, Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride işaret ederek, “İmralı’da Sayın Öcalan üzerinde yürütülen tecridin derinleştirildiğini ve Kürt siyasi kurumlarının özel savaş politikalarıyla hedeflendiği böylesi bir dönemde, Kürt halkının Erdoğan’ın bu tür çıkışlarına kulak vermez. Kürt halkı bu söylemlerin bir seçim yatırımı olduğunu çok net bir şekilde biliyor. Erdoğan seçime giderken kendisine bir zemin hazırlama içerisinde ama nafile bir çabadır” diye konuştu. 

İmralı kapısını açın

 İmralı kapılarının açılmasını ve Öcalan’ın bu konuda ne dediğinin dinlenmesi gerektiğini dile getiren Aydeniz, şunları ekledi: “Bu birinci ağızdan olmalı. Öcalan haricinde kim konuşursa konuşsun, bu halkta bir karşılığı olmayacaktır. Dolayısıyla doğru olanı birinci ağızdan dinlememiz gerekiyor. Bundan dolayı da Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılmalı ve özgür koşullarda düşüncelerini ifade etmesi için zemin oluşturulmalı.”  HABER MERKEZİ