'KCK davaları'nı izlemek için Türkiye'ye giden Norveç PEN heyeti basın toplantısıyla izlenimlerini paylaştı. Türkiye PEN Merkezi'nde düzenlenen toplantıya, Norveç PEN Başkanı William Nygaard, Kurmaca Olmayan Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Jorgen Loretzen, Norveç PEN Temsilcisi Carl Morten Ivarsen ile Prof. Dr. Büşra Ersanlı katıldı. Norveç PEN Temsilcisi Carl Morten Ivarsen, İstanbul ve Amed'de devam eden KCK davaları ile gazetecilerin de yargılandığı MLKP davası ile Ergenekon davalarını heyet olarak takip ettiklerini belirtti. Silivri'de görülen 'KCK İstanbul anadavası'ndaki izlenimlerini "korkutucu" diye tanımlayan İvansen şöyle konuştu: "Yargılamalarda endişe verici durumlar gördük. Çok basit nedenlerle insanlar yargılanıyor ve uluslararası hukukta şiddet eylemi olarak tanımlanmayan delillerle hapishanelere konuluyor. Siyaset Akademisi'nde ders veren insanlar suçlu konumuna düşüyor. Örneğin Büşra Ersanlı toplantı ve araştırma notları nedeniyle hapse atıldı. Bu gibi durumlar iddianamelere suç olarak yansıyabiliyor."


Neo-faşist zihniyet
Norveç PEN Başkanı William Nygaard da izlenimlerinin "iç açıcı" olmadığını ifade ederken, "esas olarak endişe verici olanın hükümetin medya üzerinden korku yaratması" olduğunu söyledi. Nygaard, "Medya üzerinde fazlasıyla otosansür hakim, tehdit kültürü yaratılmak isteniyor. Hükümet Türk Ceza Kanunu (TCK ) ve Terörle Mücadele Kanunu (TMK) konusunda yorumlama hataları yapıyor. Bu toplumu kendi içinde çürümeye götürecektir. Neo-faşist bir zihniyet inşa ediliyor ve bu son derece tehlike oluşturuyor" dedi.
AB'nin de çifte standart uyguladığını ve özünde ekonomik çıkarların olduğunu kaydeden Nygaard, "Norveç Kraliyet Ailesi Türkiye'ye ziyaret edecekken PEN olarak aileye insan haklarına saygı duyulmayan bir ülkeye gidilmemesi gerektiğine dair bir mektup yazdık" diye belirtti.

'Bilgi yargılanıyor'

Kurmaca Olmayan Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Jorgen Loretzen ise, Türkiye'de ilk defa bir duruşmaya katıldığını ve gördüğü manzara karşısında şaşkına döndüğünü belirtti. Loretzen, şunları belirtti: "Farklı alanlarda ders veren insanlar yargılanıyor. Bir sanık duruşmada hakime, 'siz burada bilgiyi yargılıyorsunuz' dedi. Einstein da 'Tanrı zar atmaz' sözü bile iddianamelerde yer alıyor. Kuantum ve fizik konularında ders verenler yargılanıyor. Bilgi bugün mahkemelerde yargılanıyor. Duruşmalardaki hakimlere de acıyorum. Eğitimli olmaları gerekirken bilgiyi kriminalize ediyorlar. Hakimler neden yargılanmıyor? Bugün karşımızda bir tiyatro oynanıyordu."

Öğrenciler hedef alındı
Prof. Dr. Büşra Ersanlı da, davada yargılanan tutuklu öğrencilerin durumlarına dikkat çekti. KCK İstanbul davası'nda kendisiyle beraber tutuklanan 10'a yakın gencin üniversite öğrencisi olduğuna dikkat çeken Ersanlı, çok başarılı olduklarının da altını çizdi. Ersanlı, "Öğrencilerin hakkındaki suçlamalarda toplantı ve gösteri kanununa istinaden şiddet içermeyen YÖK protestoları gibi eylemler suç olarak yer almakta. BDP'nin düzenlediği eyleme giderken içinde olduğumuz otobüse polisler gaz bombası attı ve az kalsın otobüs yanıyordu. Hepimizin hayatını riske attılar ama biz bu olayda bile suçlu olarak mahkemelerde yargılandık. Gösterilere katılmayan öğrenciler de bugün eylemlere girmiş olarak gösterilip yargılanmakta" dedi.

 DİHA/İSTANBUL