Kobanê’nin yeniden inşası için 300 kişilik bir grup Kobanê’ye gitmek üzere Pirsus’a gitmişti. Heyetin içerisinde ESP Gençlik kolları (SGDF) üyeleri, HDP Parti meclisi üyeleri, HDP’liler, sosyalistler vardı.

Heyet iki günden beridir Kobanê’ye gitmek için verilecek izni bekliyordu. Pazartesi heyet Amara Kültür Merkezi’nin önünde basın toplantısı yaparken bir intihar saldırısına hedef oldu. Bu yazının yazıldığı saatlerde intihar saldırısının sonucunda 31 kişi yaşamını yitirmiş, 100 den fazla kişi de yaralanmıştı. Yaralıların arasında durumu ağır olanların varlığı şehit sayısının artmasına neden olabilir.

Diyadin provokasyonunu bir tarafa bırakalım. Seçimler yaklaştıkça Kürtlere, onun özgür iradesi olan HDP binalarına, HDP’lilere saldırılar yoğunlaştı. HDP’nin barajı aşacağı anlaşılınca ilk önce Adana ve Mersin HDP bürolarına, sonra da HDP Erzurum mitingine saldırdılar. Son eylemleri ise Diyarbekir mitinginde patlattıkları bombalardı. Onlarca kişi şehit olurken, yüzlerce HDP’li yaralandı.

21. asrın kahramanları YPG/YPJ gerillaları Girê Sipî’yi DAİŞ çetelerinden temizleyip, Cizîrê ve Kobanê’yi birleştirdikleri günden bir hafta sonra zaferin vermiş olduğu rehaveti ve TC’nin yardımını da kullanan DAİŞ çeteleri Kobanê’ye sızıp katliam yaptılar. 262 sivil Kürt’ü katlettikten sonra bir kısmı TC’ye sığındı. Sığınamayanlar ise YPG/YPJ gerillaları tarafından bertaraf edildiler.

YPG/YPJ gerillarının DAİŞ çetelerini kıstırdıkları Hesekê’de, YPG/YPJ’nin ilerlemelerini sürdürdükleri bu günlerde DAİŞ çeteleri Pirsus’ta gerçekleştirdikleri intihar saldırısında, bu defa da sivil siyasetçilere yönelik katliam gerçekleştirdiler.

DAİŞ’in ve onun arkasında duran TC’nin hedefi sivil halka yönelik katliamlar yaparak halkı sindirmektir. Kırk yıldır mücadele veren, en değerli evlatlarını ülkesine feda eden Kürt halkını büyük bedeller karşılığında çıktığı sömürgeci çembere sokmak, olmayacak duaya amin demektir. Cin şişeden çıktı. Onu tekrar şişeye koymak eskiden olduğu gibi pek kolay olmayacak. Bunu başta sömürgeci TC sistemi olmak üzere, sömürgeci Arap ve Fars rejimleri de biliyor.

Biliyorlar ama eskimiş yöntemlerinden de vazgeçmiyorlar.

İkinci amaçları ise Kürt gerillalarını sindirbileceklerini sandıkları Kürt halkından ve onu destekleyen bileşenlerinden tecrit etmektir. Bu kadar bedel ödendikten, sivil Kürtlerin köyleri yakılıp, her şeylerini yitirdikten sonra bu halkı onun özgürlüğü için çaba gösterenlerden tecrit etmek kolay olmayacaktır.

Cudi dağının etekleri yapılan havan atışları ile cayır, cayır yandu. Şırnak valisi yangını söndürmek için kılını bile kıpırdatmadı. Batı’daki orman yangınlarında kullanılan helikopterler Cudi’deki yangın için havalanmıyor. 1990’larda yakılan Asuri vatandaşların ikamet ettikleri Herbol kül yığını haline gelmiş. Mihnet arkadaşım Pitrus Karatay da yıllar sonra köyüne dönüp dört bin fidan dikmişti. Pitrus 1990’larda terk etmek zorunda kaldığı köyünü terk etmiyor. Köyleri boşaltılanlara çağrıda bulunuyor “Köylerinize dönerek sahip çıkın. Bin kere yaksalar dahi köylerimizi terk etmeyeceğiz. Bu topraklar bizimdir” diyor. Evet bu topraklar bizimdir. Bu topraklarda doğduk. Bu toprakların özgürlüğü için bedel ödedik. Bu topraklarda öleceğiz. Bu ülkesini, toprağını sevenlerin kararıdır.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA

* PKK’nin öncü kadrolarından Yılmaz Uzun ve arkadaşları bir komplo sunucu esir alınıp 21 Temmuz 1994’de işkenceyle şehit edildiler. 

* 24 Temmuz 1924’te Kürdistan Lozan’da bir kez daha bölünerek dört sömürgeci devletin yönetimine bırakıldı. 

* Doğu Kürdistanlı Kürt İsmailê Sîmko, İran devleti tarafından çıkartılan bir af yasası ve kendisine verilen valilik nişanını almak üzere Doğu Kürdistan’a giderken 25 Temmuz 1930’de bir komplo sonucu şehit edildi. 

* 25 Temmuz 1913’de İstanbul’da Kürt Yüksek Öğrenim talebeleri tarafından Hevî Kürt Talebe Cemiyeti kuruldu. Bu Talebe Cemiyeti tarafından ‘Roja Kurd’ ve ‘Hetawa Kurd’ dergileri çıkartıldı. 

* HEP (Halkın Emek Partisi), İstanbul’dan başlattığı onurlu ve özgür yaşama yürüyüş eylemi onbinlerce insanın katılımıyla 25 Temmuz 1990’da Amed’de yapılan mitingle sona erdi. 

* 26 Temmuz 1993’de HÎK (Hareketa Îslamiya Kurdistan) kongresi Kürdistan’ın güneyinde Zelê’de başladı. Bir hafta devam eden kongre sonunda HÎK kuruldu. İlk başakanı merhum Abdulrahman Dürre idi.