
Bakan çocukları ve bürokratlarında aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığı yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun yankıları sürüyor. Hükümet yolsuzluğun boyutları gizlemek için girişimlerine hız verdi.
Operasyon kapsamında gözaltına alınanların işlemleri tamamlandı. Emniyetteki sorgulamalar ardından aralarında İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Kaan Çağlayan, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan ve işadamı Rıza Sarraf'ın da bulunduğu 16 kişi, "altın kaçakçılığı", "rüşvet almak-vermek", "imar kirliliği", "kara para aklama", "sahtecilik", "görevi kötüye kullanma", "resmi belgede sahtecilik", "örgüt kurmak", "nüfuzu kötüye kullanmak" tutuklandı. Operasyon kapsamında tutuklanan 24 kişi Metris Cezaevi'ne gönderildi.
129 görev değişikliği
Emniyet Müdürlüğü'nde, Fetullah Gülen Teşkilatı'na yakın isimlere yönelik başlatılan operasyonda görevden alınan polislerin sayısı 129’a yükseldi. 7 Emniyet müdürü, 13 Emniyet müdür yardımcısı, 76’sı şube müdürü, 14’ü daire başkanının da aralarında bulunduğu görev değişikliği ardından önceki gün İstanbul'da 25 şube ve ilçe müdürünün daha yerleri değiştirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne Selami Altınok'un getirilmesinin ardından önceki gece de 25 şube ve ilçe müdürünün yerleri değiştirildi. Görev değişikliğinden 4 gün önce Asayiş Şube Müdürü iken eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın tarafından Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirilen Ertan Erçıktı'nın müdüriyet emrine alınması dikkat çekti. Narkotik Şube Müdürü Özcan Bulduk ise Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Öte yandan Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Metin Titiz'de görevden alındı. Ayrıca Persone Şube Müdürü Emin Yılmaz ve Çevik Kuvvet Şube Müdürü Muhammet Fatih Sarıyıldız da görev yeri değiştirilen müdürler arasında yer aldı.Yolsuzluk operasyonunun ardından emniyette 170 polisin daha görevden alınacağı konuşuluyor.
TRT ve MASAK'a sıçradı
Emniyet'in yanısıra Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve TRT’den de görevden almalar başladı. TRT Haber Dairesi Başkanı Ahmet Çavuşoğlu ve yardımcısı Ahmet Böken ve MASAK Başkan Yardımcısı Faruk Elieyioğlu da görevinden alındı.
Emniyet amiri ölü bulundu
Emniyete yönelik görev değişikliklerinin olduğu bir dönemde Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Dairesi'nde görev yapan Emniyet Amiri Hakan Yüksekdağ, Dikmen'de aracında ölü bulundu. Yüksekdağ'ın intihar mı ettiği yoksa öldürüldüğü mü henüz belirlenemedi.
Emniyet'ten basın yasağı
Yolsuzluk operasyonuna karşı basın için de yasak çıkarıldı. Yolsuzluk haberlerinin kamuoyuna yansımasını önlemek amacıyla Türkiye genelinde basın mensuplarının emniyetlere girişleri yasaklandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamayla, dünden itibaren bu uygulamanın başlatıldığı belirtilerek, herhangi bir gelişme veya basın açıklaması olduğu takdirde basın mensupları davet edileceği ifade edildi.
AKP'ye göre yönetmelik
AKP Hükümeti'nin yolsuzluk operasyonuna karşı faaliyetleri yönetmeliklere de yansıyarak, Adli Kolluk Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan değişikliğe göre, polisin üst makamlarına haber vermeden operasyon yapabilme yetkisi kaldırıldı. Buna göre, en üst dereceli kolluk amiri adli olayları, suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirecek. Bu durum rüşvet operasyonunda önceden amirlerine haber vermediği için eleştirilen savcıların ve polislerin uygulamalarına yanıt niteliği taşıyor. Yönetmelik savcılar için Adalet ve Emniyet için ise İçişleri bakanlığı tarafından yürütülecek.
Barolar iptalini isteyecek
Ankara ve Amed baroları Anayasa'nın ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) temel ilke ve kuralları ile adli kolluk hükümlerine aykırı olduğu gerekçesi ile yürütmenin durdurulması ve iptali için Danışata'yda dava açmaya hazırlanıyor. Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, rüşvet operasyonu sonrasında Başbakan tarafından yapılan açıklamalar, Adalet ve İçişleri bakanlıkları tarafından yapılan idari işlem ve düzenlemelerin anayasal hükümlerin açıkça ihlali anlamına geldiğine dikkat çekti.
Erdoğan'a göre 'yerel taşeron'
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu hakkında Samsun'da değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, operasyonu "hükümete yönelik atılmış bir adım" olarak nitelendirdi. Erdoğan, “Uluslararası boyutları ve yerel taşeronları olan bir operasyon” dedi. Erdoğan operasyonu hükümete yönelik atılmış bir adım olarak nitelendirerek, “Biz bundan yılmayacağız” diye konuştu. Erdoğan, isim vermeden ABD Büyükelçisi Frank Ricciardone’ye ilişkin, “Son günlerde büyükelçiler bazı provokatif eylemlerin içine giriyorlar. Onlar sesleniyorum: İşinizi yapın. Biz sizleri ülkemizde tutmaya da mecbur değiliz'' dedi.
Erdoğan, Ordu’daki konuşmasında ise, yaşananların çözüm sürecini sabote etme girişimi olduğunu söyleyerek, “Devlet içinde oluşmuş çeteler var. Taşeronluk yaptılar. Küresel güçlerin işbirlikçiliğini üstlenen yerli güçlerin oyununu bozuyoruz. Son bir yıldır Ünye’ye şehit haberi gelmemesi birilerini rahatsız ediyor. Nereden gelirse gelsin. Bunları bulup çıkarmaya başladık. Ülkemize ihanet içindeki çeteleri tek tek ortaya çıkarıp tasfiye edeceğiz. Devletin içine sızmış, devlete paralel örrgüt yaratmış örgütler var, inlerine kadar ineceğiz” dedi.
Ricciardone'den açıklama
ABD Büyükelçisi Frank Ricciardone, bazı gezatelerde çıkan yolsuzluk operasyonu ile ABD’nin ilgisinin olmadığını belirtti. Ricciardone, “ABD ve Türkiye arasındaki dostluk ve işbirliği iki ülke için de hayati öneme sahiptir. Hiç kimse Türk-Amerikan ilişkilerini böyle asılsız iddialarla tehlikeye atmamalıdır. Böyle bir toplantı yapılmadığı gibi, haberlerde ortaya atılan iddiaların tümü tamamen yalan ve iftiradır” diye kaydetti. Ricciardone’nin 17 Aralık’ta “Halkbank’ın İran’la ilişkilerinin kesilmesini istedik, dinlemediler. Bir imparatorluğun çöküşünü izliyorsunuz” dediği ileri sürülmüştü.
Gülen yanıt verdi
Fethullah Gülen ise Herkul.org sitesinde yayınlanan “Yolsuzluk” başlıklı açıklamasıyla AKP'ye yanıt verdi. Gülen, polis baskınlarının komplo olduğu iddiaları ile ilgili, “Bize de nisbet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum.. dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur’an’ın temel disiplinlerine aykırıysa, İslam’ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa .. Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın. Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin” dedi.
HABER MERKEZİ