Anayasayı Koruma Örgütü’nün 2012 yılı raporu açıklandı. PKK ve Almanya’daki Kürt kurumlarının genişçe yer aldığı raporda 2012’de “Öcalan’a özgürlük” kampanyalarının zirveye çıktığı belirtilirken, “PKK’nin hareket kabiliyeti 1999’daki kadar güçlü” denildi.

Almanya Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich, Anayasayı Koruma Örgütü’nün Başkanı Hans-Georg Maasen ile 2012 yılının istihbarat raporunu açıklamak için dün basının karşısına çıktı. Federal Basın Konferansı’nın salonunda gerçekleşen basın toplantısına medyanın ilgisi yüksekti. 380 sayfalık istihbarat raporunda geçen yıl ırkçı gruplara ait toplam 22 bin 150 üye bulunduğu ve bunların her ikisinden birinin şiddet kullanmaya hazır olduğu belirtildi. Yabancı düşmanlarının işlediği suçlarında da artış olduğuna işaret eden Friedrich, son yıllarda düşüş gösteren bu suçların yeniden 2008 yılının seviyesine ulaştığını kaydetti. Friedrich, aşırı sağcıların ve diğer aşırı grupların iletişim ve propaganda aracı olarak interneti kullandığına dikkati çekti. Raporda, Almanya’da NSU’nun eylemlerini taklit edebilecek Neonazi yapılanmaların bulunduğu ve bunların şiddete hazır bir potansiyele sahip oldukları bildirildi. Bakan Fiedrich, radikal dincilerin sayısında da önemli artış olduğunu kaydetti. Rapora göre, 2012’de en çok İslamcı artışı Selefi gruplarda olmuş. 2011’de 3 bin 800 kişiden oluşan Selefilerin sayısı 2012’de 4 bin 500’e çıkmış.

PKK de raporda yer aldı

Friedrich, yabancı aşırı grupları, özellikle PKK’yi yakından izlediklerini bildirdi. Raporda ise PKK ve Kürt hareketine “İslami olmayan aşırı yabancı örgütler” bölümünde yer verildi. 2011’de 13 bin olan Almanya’daki PKK’li sayısının 2012’de de korunduğu iddia edilen raporda örgütün Kürt sorununun tanınması ve muhatap alınması için çalışmalara ağırlık verdiği belirtildi. Türkiye ve Güney Kürdistan’ın yanı sıra PKK’nin Suriye’nin doğusunda da silahlı faaliyetlere başladığı öne sürülen raporda özet olarak şu görüşlere yer verildi: “PKK’nin yönetici kadroları örgütün daha önceleri savunduğu ayrılıkçı hedeflerinden vazgeçtiğini vurguluyorlar. Bununla birlikte PKK halen Ortadoğu’daki tüm Kürtleri yaşadıkları ülkeler arasında federal bir birlik oluşturmaya çabalıyor. Böylesi bir federasyon bahsi geçen ülkelerin egemenliklerini sınırlayacaktır. Bölgede şu anda görülen değişimlerin (PKK’nin) bu hedefine ne tür bir etkilerinin olacağını şimdiden kestirmek zor. Bu özellikle de Suriye için geçerlidir, ki bu ülkenin doğusunda PKK’ye yakın güçler devletsel kontrolün bir kısmını üstlenmiş durumdalar. PKK, bu gelişmeyi -Almanya’da da- destekledi.”

‘PKK her alanda örgütlü’

PKK’nin her alanda, değişik meslek grupları ile etnik gruplar arasında kitlesel organizasyonlara sahip olduğu belirtilen raporda örnek olarak Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu YEKKOM’un yanısıra Kürt gençlik, öğrenci, dini ve aydın örgütleri gösterildi. PKK’nin internet ve sosyal medyanın kitleleri harekete geçirmesi açısından önemli bir rol oynadığına vurgu yapılan raporda gençlik hareketi “Komalên Ciwan”ın Facebook’taki gruplarına dikkat çekildi. İnternetteki video portallarında ilgiyle izlenen bazı Kürtçe Rap ve Hip-Hop müzik klipleri için “PKK bu kliplerle propaganda yapıyor” denildi.
2012 yılı boyunca Almanya’daki Kürtlerin eylem ve etkinliklerinin sıralandığı raporda “Öcalan özgürlük” kampanyası ile gösterilerinin geçtiğimiz yıl zirveye çıktığı belirtildi. Eylül 2012’de Mannheim’de gerçekleşen Kürt Kültür Festivali’nde polisin saldırısıyla başlayan olayların genişçe anlatıldığı raporda 19 kişi hakkında dava açıldığı bildirildi. Ayrıca PKK’li oldukları iddiasıyla 2012’de Kürt siyasetçilerine yönelik açılan 7 davanın özetine de yer verildi.


ANF ilk kez raporda
Geçtiğimiz yılki raporlarda Fırat Haber Ajansı (ANF) için “Kürt yanlısı ajans” ifadesi kullanılarak ayrıntılı bilgiye yer verilmemişti. Ancak bu yılki raporda ise bu görüşün aksine Alman istihbaratı şu iddiada bulundu: “Merkezi Hollanda’da bulunan Fırat Haber Ajansı (ANF) PKK’ye yakın bilgi siyaseti yürütüyor. Bu ajans Türkiye, İran, Suriye, Irak ve Avrupa’daki ülkelerde muhabir ağı ile günlük Türkçe-Kürtçe haberleriyle Kürt medyasında yer almayı amaçlıyor.” Aynı şekilde Yeni Özgür Politika gazetesinin de büyük öneme sahip olduğu belirtilen raporda, Stêrk TV için ise “PKK kanalı” ifadesinin kullanılması dikkat çekti.

‘PKK uyuşturucu satmıyor’

Bu yıl 23 sayfayı PKK’ye ayıran Alman istihbaratı, ABD’nin “PKK, Avrupa’da uyuşturucu ticareti yapıyor” iddiasının aksine PKK’nin uyuşturucuyla bağlantısının olmadığını bu yılki raporunda da yeniledi.

‘PKK siyasi lobisini arttıracak’
Raporun sonuç bölümünde ise PKK’ye ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı: “PKK’nin Almanya’daki aktiviteleri bundan sonra da yüksek bir düzeyde devam edecek. Özellikle Öcalan’ın tutukluluk koşulları ve Türkiye ile Suriye’de meydana gelen çatışmalar da gösteriyor ki, ülkelerinde yaşanan olaylar Almanya’da yaşayan PKK taraftarlarının kimi zaman şiddete varabilecek kadar tepkiler göstermesine yol açabiliyor. Örgüt, özellikle genç taraftarlarını çok kısa sürede harekete geçirme ve medyanın ilgisini çekecek eylemler yapacak yetenektedir. PKK siyasi lobi faaliyetlerinin daha arttıracak ve Kürt sorununda temel temsilci güç ve muhatap olarak kabul edilmeye çabalayacaktır. Benzeri bir durum 1999 yılında Öcalan’ın yakalanması sonrasında görülmüştü. Özellikle genç PKK taraftarları yeni sosyal medya olanaklarını propaganda amacı için kullanıyorlar.”


PERWER YAŞ/ANF/BERLİN