PKK 43 yaşında
Forum Haberleri —

- PKK’yi anlamak için düşmanın vahşi uygulamalarına bakmak yeterli olacaktır. Özel savaşın her türlü taktiği, tekniğin her çeşidi devreye sokuldu. Buna rağmen sonuç almaktan uzaktır. 43 yıllık mücadele pratiğinde PKK’nin yenilmezliğini anlamak için, faşist düşmana bakarak PKK’yi okumak çok daha öğretici olacaktır.
ŞÜKRÜ GEDİK
Aralıksız ve soluksuz bir maraton koşusu 43 yıldır devam ediyor. “Kürdistan sömürgedir” tespitinden yola çıkarak başlatılan hakikat arayışı tarihin tanıdığı en amansız koşullarda sürdürülmektedir. Kürt halkının içine düştüğü ve düşürüldüğü durumu soykırım, kölelik, jenosit, inkâr ve imha, fiziki ve kültürel katliam her ne denirse denilsin bu kavramların hiçbiri tek başına yaşananları ve düşmanca uygulamaları izah etmeye yetmez. Bir düşman düşünün ki bir halkın varlığını ortadan kaldırmak için akla hayale gelebilecek ne varsa uygulamaktan asla çekinmiyor. Küresel güçler bunu görmezden geliyor ve hatta destekliyor. Sistematik bir şekilde yok edilmek istenen Kürt ve Kürdistan gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Yakın tarihte, 15 Kasım 1937 dersim katliamının 83. yıl dönümünü geride bıraktık. Pir Seyit Rıza ve arkadaşlarını saygı ve minnetle anarken onlar şahsında Kürdistan gerçekliğine ışık tutacak tarihi dersler mevcuttur. Dersimde sadece insanlar yok edilmedi, insanın yaşama ihtimali olabilecek mekanlar da dahil her şey yok edildi, edilmeye çalışıldı. Bu yönlü kanunlar çıkarıldı ve uygulamalar yapıldı. Dersimde yapılanlar Kürdistan’da yapılanların mikro boyutudur. “En iyi Kürt ölü Kürt’tür” denilerek hareket eden her şey hedef olmuştur.
Türk devletinin sömürgeci uygulamalarına karşı direnmek, mücadele etmek sadece Faşist Türk devletine karşı değil, bir bütün olarak kapitalist sisteme karşı bir mücadele olduğu daha ilk günden anlaşılmış oldu. Nitekim geçen 42 yıllık süre içinde Kürt özgürlük mücadelesine karşı Türk devletini ayakta tutan de bu sistem olmuştur. Kürt sorunu ve Kürdistan gerçeği bölgesel bir sorun olmakla birlikte, uluslararası boyutu daha fazla ön plana çıkmıştır ve Kapitalist sistemin daha fazla müdahil olduğu bir konu olmuştur. Küresel güçler Kürt halkının özgürlük mücadelesini kendi çıkarlarına karşı bir mücadele olarak görmektedirler. Bu nedenle, sistemin Ortadoğu’da ki çıkarlarını koruyan, ileri karakol görevini gören Türk devletine her türlü desteği vermektedirler.
Coğrafyamızı kan revan içinde bırakan Faşist Türk devletinin saldırıları günümüzde de artarak devam etmektedir. Daha geniş bir coğrafyaya yayılarak barbarlıklarını sürdürmektedirler. Saldırıların hedefinde sadece Kürtler değil diktatör Erdoğan’a muhalif kim varsa şiddette maruz kalmaktadır. Devlet terörü ülkeyi sarmalamıştır. Siyaset tıkanmış, ekonomi batma noktasına gelmiştir. Kürt sorununun varlığı Türk devletine faturası daha da ağırlaşmış ve çok boyutlu bir sorun haline gelmiştir. Bu sorunu askeri yöntemlerle, şiddetle, imha ile çözmenin imkanları ortadan kalkmıştır. Dersim soykırımı gibi yöntemleri aratmayan uygulamalarla Kürtleri yok etmenin mümkün olmadığını 43 yıldır yaşayarak görmekteyiz. İmha durdurulmuştur. İşte PKK budur. Ölü Kürdün dirilişidir, direnişidir.
PKK’yi anlamak için düşmanın vahşi uygulamalarına bakmak yeterli olacaktır. Türkiye’nin her karış toprağına Kürt karşıtı kin ve nefret tohumları ekildi. Devletin bütün imkanları seferber edildi, dış desteklerle birlikte PKK’yi ortadan kaldırmaya hasredildi. Özel savaşın her türlü taktiği, tekniğin her çeşidi devreye sokuldu. Buna rağmen sonuç almaktan uzaktır. 43 yıllık mücadele pratiğinde PKK’nin yenilmezliğini anlamak için, faşist düşmana bakarak PKK’yi okumak çok daha öğretici olacaktır. “Bu düşmana karşı direnmek imkansızdır” algısı, peşinen teslimiyetçi bakış açısı yerle bir edilmiştir. PKK imkânsız olanı başarmıştır. Öz güven yaratmış ve irade oluşturmuştur. İhaneti bol ve yok olmanın eşiğine gelmiş bir halkın hikayesini, derin acılarını anlamadan PKK’nin anlaşılması da mümkün değildir. Günümüz koşullarında PKK’nin üstlendiği misyon çok daha anlamlıdır. Kürt özgürlük hareketinin öncülük ettiği demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü toplum paradigması ile evrensel çapta bir öncülük üstlenmiştir.
PKK’nin günümüzde mücadele ettiği Faşist AKP-MHP iktidarı sadece Türkiye halkları açısından değil bölge halkları için de ciddi bir tehdittir. Türkiye, DAİŞ terörünü dünyaya ihraç ederek yurt dışında katliamlar yapabilen bir güce ulaştı. PKK, insanlık düşmanı DAİŞ gibi çete örgütlerine karşı savaşarak başarı kazanmış bir hareket olarak dünya insanlığına da hizmet etmiştir. Bu gerici İslami terör guruplarının hamiliğine soyunmuş ve resmi temsilciliğini yapan Türk devletine karşı PKK’nin verdiği savaş aynı zamanda insanlık savaşıdır.
Kürt halk önderi Başkan Apo “eğer sen kendi savaşını vermezsen dünya seninle de olsa kaybedersin, yok eğer sen kendi savaşını verirsen ve dünya seninle olmasa da kazanırsın” sözlerinin özeti 42 yıllık mücadele gerçeğidir. Türkiye’de ki faşizmi durduracak tek güç PKK’dir, iyi ki varsın PKK. PKK’nin 43 mücadele yıl dönümü kutluyor, bütün devrim şehitlerini saydı ve minnetle anıyor, zafer halkların zaferi olacaktır diyoruz.







