
Halkların baharı için
Barış sürecinin halkların özgürlüğü, eşitliği, bir arada ve kardeşçe yaşaması için tarihsel önemde bir ön adım olduğu belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu yeni mücadele sürecinin en önemli özelliği, kapitalist modernite ve onun her türlü yapılarına karşı kesintisiz bir özgürlük mücadelesi yürütmek, demokrasi savaşımını süreklileştirmek ve halklarımızın baharını yaratmaktır. Bu gün bunun için hiçbir dönemde olmadığı kadar imkân ve olanak vardır.
Devrim ve demokrasi güçlerinin, tüm örgütlü yapıların, halklarımız için söz söyleme iddiasında olanların, yüreği özgürlük, eşitlik, demokrasi ve sosyalizm için atan tüm kesimlerin en temel sorumluluğu, halklarımızın bu özgürlük ve eşitlik beklentilerine doğru cevap olmaktır. Bunun için kendini donanımlı kılmak, dar, dogmatik yaklaşımlardan kurtularak, doğru bir paradigmaya ulaşmak en temel gereklilik olmaktadır.
Bu temelde Kürdistan ve Anadolu halklarının 2013 1 Mayıs direniş bayramını bir kez daha kutlarken, başta kadınlar ve gençler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini; devrim, demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükseltmeye; Demokratik kurtuluş ve özgür yaşamın inşası için kesintisiz serhildanlar geliştirmeye çağırıyoruz.''
KCK: Ortak platforma dönüştürelim
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı vesilesiyle yayınladığı mesajda, geleceği birlikte yaratmak için Kürt sorununun demokratik çözüm sürecine katılmaya ve ortak bir mücadele platformu oluşturmaya çağırdı. Açıklamada, ''Bugün giderek emekçilerin, ezilenlerin direnişinin 1 Mayıs’ta somutlaşması ve her geçen gün daha da kitleselleşerek radikalleşmesi özgürlük ve demokrasi mücadelesinde en önemli kazanımdır. Bu aynı zamanda sosyalizmin dogmaları aşan, akışkan, sürekli kendisini yenileyen, büyüten ve başaran mücadele karakterinin de somut bir göstergesi olmaktadır. 2013 1 Mayıs’ını bu ruhla ve direniş geleneğini daha da büyütme temelinde karşılamaktayız'' denildi. KCK, açıklamasında özellikle kapitalist moderniteden en çok zarar gören kadın ve gençlik olmak üzere tüm toplumsal kesimler ile Alevi, Yezidi, Süryani, Ermeni ve diğer diğer inanç ve halklarla birlikte etkili ve küresel mücadeleyi geliştirmesi gerektiği belirtilerek, şöyle denildi: ''Kürt halkının özgürlüğüne kavuşması bölge halklarının onurlu geleceğini kazanmasında kilit bir role sahiptir. Bu nedenle Önderliğimizin Kürt sorununun çözüm sürecinde yapılmasını önerdiği dört konferanstan birisi olan Barış ve Özgürlük Konferansının gerçekleşmesi, ancak demokratik ve sosyalist tüm kesimlerin sorumlu davranması, katılım göstermesiyle mümkündür. Bu konferansın gerçekleşmesi kadar, başlattığımız çözüm sürecinin kalıcı bir barışa evrilmesinde tüm ezilen ve kardeşlik, barış ve demokrasi talebi olan tüm kesimlerin mücadelelerini daha da yükseltmesi gerekmektedir.
Bu temelde barış, eşitlik, adalet ve özgürlüğe en çok ihtiyaç duyan tüm ezilen kesimleri, emekçileri, kadınları, tüm inanç gruplarını, dıştalanan tüm kültürler ile demokratik ve sosyalist güçleri, özgür, eşit, ortak bir geleceği birlikte yaratmak için, Kürt sorununun demokratik çözüm sürecine tüm gücüyle katılmaya ve ortak bir mücadele platformu oluşturmaya çağırıyoruz.''
ANF/BEHDİNAN