Dêrsim Pülümürlü olan Turgut Yüksel, Frankfurt’un 36. seçim bölgesinde (Altstadt, Bahnhofsviertel, Dornbusch, Eschersheim, Gallus, Ginnheim, Gutleutviertel, Innenstadt, Westend) Eyalet Meclisi'ne girebilmek için mücadele ediyor. 25. sırada bulunan Yüksel, "anadilde eğitimi sağlamak devletin görevi" görüşünde ve "Müfredatta İngilizce varsa Kürtçe niye olmasın" diyor. Türkiye'deki barış görüşmelerine rağmen SPD'nin PKK yasağının kaldırılması konusunda yeni aktüel bir politikası olmadığını belirten Yüksel, kişisel olarak yeni gelişmeler ışığında yasağın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili adayı Turgut Yüksel'e "Kürt siyasi kurum temsilcilerinin açıklamalarına göre; Almanya'da seçmen konumunda yaklaşık 250 bin Kürt bulunuyor. Hal böyleyken SPD bu potansiyele neden ilgi göstermiyor? diye sorduk. Yüksel bunda örgütlü Kürtlerin tek parti endeksli bir politika yürütmesinin etkisi olduğu gibi partisinin de Kürtlere yönelik yetersiz yaklaşımlarının payı olduğunu görüşünde. Yüksel, SDP içinde ne kadar Kürt olursa, Kürtlerin parti içindeki etkinliğinin artacağını bunun da sorunlara karşı duyarlılık sağlamanın önünü açacağı görüşünde. Ancak Yüksel, Kürt'ün sadece Kürt'ün, Türk'ün sadece Türk'ün sorunlarını dile getirmesinin yanlış bulduğunu ifade ediyor. Alman Anayasası'nın 1. maddesinin "insan onuru dokunulmazdır" dediğini, yine 3. maddede "Bütün insanlar yasa önünde eşittirler. Cinsiyet, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz" denildiğini hatırlatarak, bu ilkelerin partilerin de çalışmalarında esas alınması gerektiğini ifade etti. Siyasetçilerin de parti içinde tüm azınlıkları gözönünde bulundurması gerektiğine vurgu yaptı.

Barış sürecini destekliyorum

PKK yasağı Almanya'daki Kürtlerin ve dernekleri ile siyasi oluşumlarının krimalize edilmesine yol açıyor. Kimi Kürtler, dernek üyesi olmasına rağmen 'PKK üyesiniz' denilerek Alman vatandaşlığına alınmıyor. Bazı basın ve yayın organları bu yasak nedeniyle 'PKK propagandası yapıyorsunuz' denilerek kapatılıyor. Türkiye'de barış süreci varken ve PKK, gerillalarını sınır dışına çekerek siyasi çözümden yana olduğu bir kez daha göstermişken, Almanya'da hala PKK yasağının devam ediyor olması Kürtler tarafından eleştiriliyor. SDP milletvekili adayına tüm bu hatırlatmaları yaptıktan sonra "Bu konuda SPD'nin tutumu nedir?" diye sorduk, "SPD'nin bu konuda yeni aktüel bir politikası yok" diyen Yüksel şöyle devam etti: "Ancak ben kişi olarak Türkiye'deki barış görüşmelerini destekliyorum. Silahın ve şiddetin kullanılmadığı, herkesin düşüncesini açıkça söyleyebildiği bir ortamın yaratılması Türkiye için bir açılımdır. Bir masa etrafında oturup konuşmanın zamanı artık gelmişti. Barış, savaştığın tarafla yapılır. Türkiye'de bir PKK gerçekliği var. Barış sürecinde PKK indirekt olarak muhatap alınmakta. Türkiye'de bu gelişmeler yaşanırken, Almanya'daki PKK yasağının kaldırılması konusunun da düşünülmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Türkiye'deki gelişmelere paralel olarak burada da aynı duyarlığın gösterilip, engellerin kaldırılarak daha demokratik bir yapının olması gerektiğine inanıyorum. Ortadoğu'daki tüm halkların ve Kürt sorununun barışçıl bir şekilde çözülmesini temenni ediyorum" dedi.

İngilizce varsa Kürtçe niye olmasın?

Turgut Yüksel, anadilde eğitim hakkının Almanya genelinde kabul edilmesi gerektiğini savunuyor. Yüksel, "Çocukların iki dili biliyor olmasını zenginlik olarak kabul ediyorsak aynı şekilde çok kültürlülük bir zenginlik diyorsak, hangi etnik kökenden olursa olsun bu kültürel zenginliği desteklemek devletin görevi olmalıdır. Devletin anadilde eğitim için tüm olanakları yaratması gerekiyor. İngilizce ve Fransızca varsa, Kürtçe ve Türkçe de seçmeli ders olarak neden müfredata girmesin? Kürtlerin böyle bir talebi varsa bu karşılanmalı. Bana Kürt seçmenlerimden bu yönlü bir talep gelirse, bu talebi desteklerim" diyor.


Göçmenlerin seçim hakkı olmalı

Yabancı kökenlilerin de mutlaka yerel seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olması gerektiğini belirten Yüksel, SPD'nin 1970'lerden beri bu hakkı ısrarla savunduğunu söylüyor. Almanya'da bu konuda bir çifte standartın olduğuna dikkat çeken Yüksel, "Burada 3 ay kalan Fransız seçme ve seçilme hakkına sahip ancak on sene burada yaşayan Kürt ya da Türk bu haktan muaf tutuluyor. Bu anlaşılır bir durum değil. Yerel yönetimde alınacak bir karara o semtte oturan kişiler neden karar veremesin? Bu Almanya'nın ayıbıdır bana göre. SPD'nin seçim programında 'en az 5 yıl Almanya'da yaşayan herkesin yerel seçimlere katılma hakkı olmalı' deniyor. Biz bu hakkı savunuyoruz" dedi.

Herkes önce evinin önünü süpürmeli

"Peki partiniz göçmen kökenlilere fırsat eşitliği tanıyor mu?" diyoruz, Yüksel de "Toplumun tüm katmanlarını içinde barındıran SPD aynı zamanda toplumun aynası konumunda. Toplumda var olan önyargıları SPD içinde de zaman zaman görüyoruz. Sistemi değiştirmek ve ayrı bir düzen yaratmak gibi bir hedefimiz varsa, insanları dinlerinden ve dillerinden dolayı dışlamamanız gerekir. Eğer toplum çok kültürlü olmalı, kültürler kaynaşmalı diyorsak, kültürel dairelerden mahkemelere, okullara kadar her yerde yabancı kökenli insanlar da istihdam edilmeli. Willy Brandt'ın dediği gibi 'Herkes önce kendi evinin önünü süpürmeli.' Demokrasinin önünü kendimizden başlayıp açmamız gerekiyor" diye cevap verdi.

Söylem değil pratik adım gerek

"SPD artık şunu bilmeli yabancılar çantada keklik değil" diyen Yüksel, "Biz sol partiyiz, sosyal demokratız, sosyalistiz, eşitlikçiyiz demekle olmuyor. SPD göçmenleri kazanmak istiyorsa, bunun şartlarını somut olarak yerine getirmeli ve artık politikalarında değişiklik yapmalı" diye belirtiyor.

Çifte vatandaşlık haktır

SPD'nin başbakan adayı Peer Steinbrück, 22 Eylül'deki seçimlerde iktidara gelmeleri halinde ilk olarak çifte vatandaşlık yasasını çıkaracaklarını söylemişti. "Çifte vatandaşlık", SPD’nin parti programında yer alıyor. Ancak özellikle Türkiyeli göçmenlerde "SPD her seçim döneminde çifte vatandaşlık kartıyla bizden oy istiyor" gibi bir algı oluşmuş durumda. Ancak Turgut Yüksel, partisinin uzun yıllardır çifte vatandaşlık hakkını savunduğunu ve bunu temel bir hak olarak gördüklerini söyledi.

Opsiyon Modeli kaldırılmalı

Almanya’da dünyaya gelen göçmen kökenli gençleri en geç 23 yaşında köken vatandaşlığı ile Alman vatandaşlığı arasında tercihe zorlayan Opsiyon Modeli'nin göçmen gençleri mağdur ettiğine dikkat çeken SPD adayı, bu hakkın savunucusu olmaya devam edeceklerini dile getirdi. Çifte vatandaşlığa imkan tanınması ve Opsiyon Modeli’nin kaldırılmasını talep eden tasarıyı hem Federal Meclis'e hem de Eyalet Meclisleri'ne taşıdıklarını hatırlatan SPD'li Yüksel, ancak özellikle iktidar partisi CDU'nun karşı çıkışı nedeniyle bu hakkın teslim edilmesinin sağlanamadığını ifade etti.

Mutlaka oy kullanın!
SPD Milletvekili adayı Turgut Yüksel son olarak tüm seçmenlere "Bana ve partime oy vermek zorunda değilsiniz ama mutlaka sandığa gidin ve oy kullanın" çağrısını yaptı.


İLHAMİ ERDOÐAN/FRANKFURT