KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Almanya’nın saygın aydın, yazar, sanatçı ve bilim insanlarının PKK yasağını kaldırmak için geliştirdiği duyarlılığı; ahlaki ve vicdani duruşu selamladı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 20. yılındaki PKK yasağı ve yasağa karşı 16 Kasım’da Berlin’de düzenlenecek olan yürüyüş ve mitingle ilgili dün yazılı açıklamada bulundu. PKK yasağının Kürtlere dönük katliamların tekrarlanmasında rol oynadığı hatırlatılan açıklamada, 20 yıl önce alınan kararın Alman hukuk tarihininde de haksız bir karar olarak yerini aldığı kaydedildi. Bir süreden beri, Almanya’da aydın, yazar, bilim insanlarının öncülüğünde Almanya’da sürdürülen ‘PKK yasağı’nın kaldırılmasına yönelik mücadelenin önemli bir aşamaya geldiği ifade edilen açıklamada, “Son derece haksız ve tümüyle politik ve ekonomik çıkarlar temelinde, tüm evrensel hukuk ilkelerini çiğneme pahasına alınan PKK’nin Almanya’da 20 yıldan bu yana yasaklanması ve terörist örgüt olarak nitelenmesi kararı tümüyle haksız bir karar ve uygulamadır. Kürt halkının meşru haklarını elde etme temelinde mücadele yürüten PKK’nin terörist örgüt olarak nitelenmesi, yasadışı bir örgüt olarak nitelenerek yasaklanmasıyla, en çok tarih boyunca büyük katliam, soykırım, sürgün vb. saldırılara maruz kalmış Kürt halkına karşı daha fazla Türk sömürgeciliği başta olmak üzere, diğer güçlerin de saldırılarını arttırmada, katliamlarını tekrarlamada, cesaretlendirici bir rol oynamıştır. Bir mazlum halk olan Kürtler, bu yasaktan en büyük zararı görmüş, mağduriyeti daha fazla artmıştır” denildi.

En haksız kararlardan biri

1993 Kasım’ında alınan kararın aynı zamanda Alman hukuk tarihinde alınmış en ciddi yanlış ve haksız kararlarından birisi olarak yerini aldığı hatırlatılan açıklamada, bunun, Alman halkının da çıkarlarına ve saygınlığına zarar veren bir karar olduğunun altı çizildi. Dolayısıyla bu kararın, evrensel hakları ve hukuk ilkelerini de çiğneyen, aynı zamanda düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne de vurulmuş bir darbe olduğu vurgulandı.

Kaybeden olmayacaktır
Bu anlamda Almanya’nın saygın aydın, yazar, sanatçı ve bilim insanlarının bu yasağı kaldırmak için geliştirdiği duyarlılık, ahlaki ve vicdani duruşu saygıyla takdir eedip selamlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şu inancını paylaştı: “İnanıyoruz ki, bu duruş, ‘PKK yasağı’nın sürdüğü tüm ülke aydın ve bilim insanlarına da örneklik teşkil edecektir. Aynı şekilde son derece haksız bir biçimde Kürdistan halkının özgürlük mücadelesinin öncü gücü PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkarılması mücadelesinde de önemli bir rol oynayacaktır. Bu girişim Almanya ve Avrupa demokrasisinin ve hukukunun üzerinde bir kara leke gibi duran PKK’ye yönelik tüm kararların kaldırılmasında ve önyargıların aşılmasında da önemli bir rol oynayacaktır. Bunda kazanacak olan Alman, Avrupa demokrasi kültürü ve Kürt halkı olacaktır. Almanya’da ve Avrupa’da yaşayan tüm Kürtleri, dostlarını ve tüm demokrasi güçlerini PKK yasağının kaldırılması için yapılacak mitinge katılmaya çağırıyoruz.”

Kobanê’de Türk parmağı var

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kobanê’de gerçekleştirilen saldırıyı lanetledi. “Bu katliamı Rojava Devrimi’ne düşmanlık yapanlar gerçekleştirmiştir” diyen KCK, Türk devletini de işaret etti.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı 5’i çocuk 14 kişinin yaşamını yitirdiği Kobanê katliamıyla ilgili dün yazılı bir açıklama yaptı. Katliamı Rojava Devrimi’ne düşmanlık yapanlar gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, “Rojava Devrimi karşısında yenilenler böyle insanlık dışı ve korkak bir saldı gerçekleştirmişlerdir. Rojava devrimci güçlerinin karşısında tutunamayanlar böyle bir kalleşçe saldırıya başvurmuşlardır” denildi.

İnsanlık düşmanları
Bu katliamı yapanların insanlık düşmanı olduğu; çocuk, kadın, yaşlı demeden sivillere saldıranların insan olamayacağı kaydedilen açıklamada, şunlar vurgulandı: “İslam maskeli gruplar ve içteki bazı Kürt hainlerin işbirliği yaptığı söylenmektedir. İslam adına böyle eylem yapanlar Müslüman olamaz. Onlar iktidar/devlet/ Muaviye İslamıdırlar… Hak, adalet, vicdan ve barış olarak insanlığa seslenen bir dini bu duruma ancak düşmanları düşürebilir. Kürt Halk Önderi İslam üzerindeki bu gölgeyi kaldırmak için demokratik İslam konferansını önermiştir. Böylece demokratik kültürel İslam ile insanlık dışı eylem yapanlar ayrıştırılacaktır. İslam’ın hak, adalet, vicdan ve barışçı karakterine böyle sahiplenilir.”

Türkiye düşmanlık yapıyor
Katliamın gerçekleştiği yer olan Kobanê’nin Türkiye egemenliğindeki Kuzey sınırında olmasının Türkiye konusundaki kuşkuları arttırdığı belirtilen açıklamada, Türkiye’nin Rojava Devrimi’ne karşı İslam maskeli çetelere; PYD düşmanı marjinal bir gruba destek verdiği; yine bu işbirlikçi Kürtlerin de İslam maskeli çetelere yardım ettiğine dikkat çekildi. Türkiye’nin Rojava Devrimi’ne karşı düşmanlığı sürdükçe bu suçlamalardan kurtulamayacağının altı çizilen açıklamada, “Bu saldırıları Türkiye başta olmak üzere Kürtlerin hak elde etmesini istemeyenlerin desteklediği açıktır” denildi.

Düşmanlığın somut ifadesi

Türk devletinin Rojava halkının demokratik özerk bir yönetim kurmak istemesine ilk karşı çıkan olmasının, bu düşmanlığın somut ifadesi olarak nitelendirildiği KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında, şu çifte standarda işaret edildi: “Türkiye, Balkanlarda ya da dünyanın başka bir yerinde kendine yakın grupların, toplulukların devlet kurmalarını desteklerken, Rojava Kürtlerinin öz yönetim oluşturmalarına şiddetle karşı çıkması Kürtlere bakışının ne olduğunu göstermektedir. Zaten Kürt Halk Önderi’nin ve Özgürlük Hareketi’nin attığı adımlara hiçbir karşılık vermemesi de Türkiye’nin Kürt sorununun çözümünde bir irade sahibi olmaması nedeniyledir.”

Kürt iradesine saygı gösterin
Bu katliamların Rojava halkının birlik ve özgürlük mücadelesini yükselteceği; özgür ve demokratik yaşam iradesini güçlendireceği vurgulanan açıklamada, saldırının olduğu günlerde demokratik özerk yönetim iradesinin ortaya konulmasının da bunu gösterdiği belirtildi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bölge ülkelerine ve tüm Kürt düşmanlarına bir daha seslendi: “Kürtler Ortadoğu’nun kadim bir halkıdır. Bu halkın her toplum kadar özgür ve demokratik yaşam hakkı vardır. Tüm bölge ülkeleri ve uluslararası güçler bu halkın iradesine saygı duyarak Ortadoğu’nun istikrar ve barışına katkı sunmalıdır. Kürtlerin özgürlüğü ve demokratik yaşamı, başta içinde yaşadığı ülkeler olmak üzere tüm Ortadoğu’ya barış, demokrasi ve özgürlük getirecektir.”

ANF BEHDİNAN