Kürt halkı PKK’nin otuz beşinci yılını kutluyor. Otuz beş ateş yılında kazandıklarını kutluyor. Bu otuz beş yılı binlerce yıllık tarihine bedel sayıyor.
Tarih bilincinden yoksun bireyler ve halklar, ancak başka güçler için bir alet olabilirler. Çünkü edilgen bir konumdadırlar. Bundan dolayı da kendi varlıklarının devamını, başkalarına dayandırırlar. Mutluluklarını başkalarında ararlar. Başkalarını taklit etmeye çalışırlar. Bu tür bireylerin ve halkların rüyaları hep taklit ve özentiye dairdir. Ama bilinçsizce hareket ettiklerinden dolayı ne yazıktır ki, tarihleri hep hüsran ve felaketle doludur.
Kürt halkı, son kırk yılda toplumsal ve ulusal boyutta niteliksel bir değişim yaşamıştır. Öncelikle zihinsel alanda olmak üzere siyasal, sosyal, kültürel, örgütsel tüm alanlarda binlerce yılda sağlayamadığı gelişmeleri sağlamıştır. Bilindiği gibi PKK ile başlayan süreç, Kürt halkının tarihinde en belirleyici süreçtir.
Gerek zihinsel, gerek örgütsel ve eylemsel yine sosyal, siyasal, kültürel olarak Kürt halkının en büyük alt üst oluşu yaşadığı süreçtir.
Dünyanın gündemine girdiği ve kendisinin ve Ortadoğu’nun geleceğini belirlemede iradi bir güç haline geldiği bir süreçtir. Bu en yoğunluklu yaşanan süreç Kürt halkının belleğine daha şimdiden silinmemecesine kazınmış ve gelecek yürüyüşüne yön veren temel ilke ve değerleri oluşturmuştur.
Bunun nedenleri dostlar kadar düşmanların da anlamaya çalıştığı bir husustur. Zira dostluk yapmak isteyen için de düşmanlık yapmak isteyen için de PKK’yi anlamak gerekiyor. PKK, anlaşılmadan ne dostluk, ne düşmanlık yapamayacağınız bir güçtür. Bu normal gelebilir. Ancak bu kural Kürt halkı için de geçerlidir. Yine PKK anlaşılmadan Kürt halkını da anlamak mümkün değildir. Kürt eski Kürt değildir artık. Kırk yıl önceki Kürt ile sonraki Kürt arasında binlerce yıllık uçurumlar vardır.
PKK’nin Kürtlerin ruhuna, bilincine, yüreğine derinlemesine nüfuz etmesi bu durumu yaratmıştır. Açığa çıkardıkları ve kazandırdıkları PKK’yi Kürt halkı için ekmekten sudan daha değerli hale getirmiştir. Bugün Kürdistan, yüzyıllar boyunca süregelen mücadelelerin, tarihsel olay ve olguların yaşandığı bölge coğrafyasının yeni bir geleceğe açılan eşiği konumundadır. Değişim, yenilenme bu düzeydedir.
Otuz beşinci yaşını kutladığımız PKK’nin tarihi, Kürt’ü ölüm çukurundan çıkarma ve özgür yaşam yoluna koymanın tarihidir.
Kürt’ü köksüzlükten kurtarıp, geleceğe akıp giden bir nehre dönüştürmenin tarihidir.
En amansız soykırım sürecine alınan Kürtler için bu kendisini yeniden yaratmanın tarihidir. Kendi geçmişini olduğu kadar geleceğini de özgürlük ve bağımsızlık temelinde yazmaya başlamasının tarihidir.
Bir halkın kendi tarihini yazması, kendi kaderini eline alması kolay değildir. Kürdistan zemininde bu hiç kolay olmamıştır. Dünyanın diğer alanlarından on kat, yüz kat daha büyük zorluklar ve bedellerle gerçekleştirilmiştir.
Bir halkın ulusal bilinç etrafında örgütlenerek kendi özgünlüklerini belirleyip kendini tanımlamasının ve yapılandırmasının yolu; kendisine yön veren ideolojinin maddi güç haline gelmesiyle mümkündür. Kürt halkı PKK’nin kazandırdığı özgürlük ruhunu, bilinci ve duygusunu artık yaşamının her alanında cisimleştirmektedir. Maddi ve manevi güç haline getirmektedir. Kürt demokratik ulusallığı bu çerçevede yapılanmaktadır. Bu temelde sağladığı gelişmeler değerlendirildiğinde PKK’li kırk yıl tüm Kürdistan tarihine bedeldir.
Kürt özgürlük ağacının kökleri ve dallarıyla tüm Ortadoğu’yu yeniden tanımlamaya ve yapılandırmaya çalışması da boşuna değildir. Kökleri Ortadoğu’nun tarihi kadar eski dalları bölge halklarının tümünü kapsayacak kadar geniştir. Ve PKK, bu ağacın ekeni, koruyanı ve büyütenidir. Bu ağacın her bir zerresi PKK’nin alın teri, göz nuru ve kanıyla beslenmiştir. Bu ağacın tüm gelişim aşamaları büyük bedellere mal olmuş, insanüstü bir çaba ve yoğunlaşma ile sağlanmıştır.
15 yıldır dörde dört bir hücrede bu çabalara öncülük eden Önder Apo’nun kırk yıllık nefes nefese direnişiyle yaratılmış, şehitlerimizin tatlı kanlarıyla sulanmıştır.
Kökleri, dalları ve yapraklarıyla Rojava’da çiçeğe duran özgürlük ağacımız binlerce yıllık kaderimizi değiştirmekle kalmamış, bölgenin de çözümsüzlüğe itilen makus talihini değiştirecek güç ve kudrette olduğunu kanıtlamıştır.
Kürt halkı bunu PKK ile gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla PKK ile başlayan mücadele sürecinin doğru anlaşılması Kürt halkının bugününü anlamak için elzemdir.
Kürt halkının bu kutsal mücadelesine katılmak için elzemdir.
Kürt halkına dost olmak için elzemdir.
Çünkü Kürt halkının onu diğer halklardan ayıran karakteristikleri, yaşadığı çıkmazlar, bunların çözüm yolları bu tarih içinde açıklık kazanmıştır. Kürt’ün kendisi için yaşamaya başlamasının önü bu süreç zarfında açılmıştır.
Şimdi Kürt halkı kendi tarihini ve geleceğini PKK tadında, PKK kokusunda, PKK renginde ve onun yenilmez dokusunda inşa etmektedir.
Tüm mazlumlara, emekçilere ve özgürlük aşıklarına kutlu olsun…
PKK’li kırk yıl tüm Kürdistan tarihine bedeldir