İsviçre Güvenlik Raporu’nun PKK değerlendirmesinde kuşkusuz ki en dikkat çeken nokta, DAİŞ’e karşı verilen mücadeleden kaynaklı son yıllarda PKK’ye karşı Avrupa’da gelişen sempatinin varlığı. Öyle gözüküyor ki, bu sempati gün geçtikçe daha da büyüyerek devam edeceğe benziyor…
SERKAN DEMİREL
İsviçre’nin güvenlik raporu, Avrupa ve İsviçre’de PKK’ye karşı ilginin ve sempatinin artığı gerçekliğini ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz günlerde İsviçre İstihbarat Servisi 2018 yılı güvenlik raporunu açıkladı. Bu raporda dikkat çeken önemli noktaların başında DAİŞ ve El Kaide gibi çete gruplarının faaliyetleri değerlendiliyor. PKK’ye ilişkin değerlendirme de raporda yer alıyor.
DAİŞ ve El Kaide Avrupa için tehdit
Avrupa’nın ve İsviçre’nin, hala DAİŞ ve El Kaide gibi cihatçı örgütlerin saldırı tehlikesi altında olduğuna değinilen raporda, DAİŞ’in toprak varlığına son verilmiş olsa da bu çete grubunun tamamen bitmediği, üyelerinin Irak ve Suriye başta olmak üzere birçok ülkede bulunan yeraltı hücrelerinde yeniden örgütlenme çabasında olduğuna dikkat çekiliyor.
DAİŞ’in Avrupa’da kendisine sempati duyanlar üzerinden, El Kaide’nin ise Avrupa’daki örgütlenmeleri üzerinden hala bir tehdit olduğuna dikkat çekilen raporda, DAİŞ’in birçok üyesinin bugün Suriye’deki varlığını koruyan Hayet Tahrir El Şam’ın (HTS) içerisinde varlığını sürdüğü vurgulanıyor. Birçok cihatçı grubun bir araya gelerek oluşturduğu HTS’nin bugün Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın ısrarla korumak istediği İdlib’de varlığını sürdüğü, raporda dile getiriliyor.
Bu tür terör çetesinin Avrupa’da ve İsviçre sosyal medya üzerinden bir örgütlenme içerisinde olduğunun belirtildiği raporda, İsviçre ve Avrupa’dan 2015, 2016, 2017 yıllarında cihatçı örgütlerin bulunduğu ülkelere giden birçok insanın ise geri gelmediği ifade ediliyor.
İsviçre’de PKK’nin popülaritesi büyüyor
İsviçre’de izlenen örgütler arasında yer alan PKK’ye ilişkin değerlendirmelerinde yer aldığı raporda, PKK’nin son yıllarda Avrupa’da ve İsviçre’de bir popülarite kazandığının altı çiziliyor. PYD’den ‘PKK’nin Suriye kolu’ olduğu öne sürülen raporda, “Rojava veya Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu diye adlandırılan bölgede PKK’nin kurucusu Abdullah Öcalan felsefesi ışığında bir sistem inşa ediliyor. Bu bölgenin uluslararası alanda tanınması isteniyor ve buna yönelik çalışmalar var” denilerek tespitleri yapılıyor. Öcalan üzerinde uygulanan tecrit politikalarının 2017 ve 2018 yılında Avrupa’da ve İsviçre yaşayan Kürtlerin önemli gündem konuları arasında olduğunun belirtildiği raporda, bu amaçla şiddete başvurmadan sayısızca eylemin gerçekleştirdiğine dikkat çekiliyor.
Raporda devamla, Öcalan için eylemlerin önümüzdeki dönemde Avrupa ve İsviçre’deki Kürtlerin gündeminde olmaya devam edeceğine de işaret ediliyor. PKK’nin Avrupa ve İsviçre’de büyük bir sempatizan kitlesinin olduğunun ifade edilen raporda, PKK’nin istediği zaman bu kitleyi çok hızlı bir şekilde sokaklara indirme gücünü hala koruduğunun altı çiziliyor.
Kobanê hayranlık uyandırdı
“Özellikle Kobanê’den başlamak üzere Kürtlerin, Suriye’de DAİŞ’e karşı verdiği mücadele hem İsviçre’de hem de Avrupa’da büyük bir kesimde PKK’ye karşı bir hayranlık uyandırdı” denilen raporda, son yıllarda İsviçreli ve Avrupalı aşırı sol grupların PKK’nin eylemlerine katılarak destek verdiği de kaydediliyor.
PKK’nin İsviçre’de herhangi bir terör faaliyetine ve gerginlikler olsa da şiddet içeren eylemine rastlanmadığının kaydedildiği raporda, 2019 yılı içerisinde PKK sempatizanlarının en önemli gündem konuları arasında Öcalan’ın sağlık durumunun olacağı ifade ediliyor.
İsviçre Güvenlik Raporu’nun PKK değerlendirmesinde kuşkusuz ki en dikkat çeken nokta, DAİŞ’e karşı verilen mücadeleden kaynaklı son yıllarda PKK’ye karşı Avrupa’da gelişen sempatinin varlığı. Öyle gözüküyor ki, bu sempati gün geçtikçe daha da büyüyerek devam edeceğe benziyor…