Polis çocuğu katliam yaptı

Silahlı saldırı
- Babası polis olan 8. sınıf öğrencisi, 5 silahla girdiği Ayser Çalık Ortaokulu'nda katliam yaptı; en az dört kişiyi katledip 20 kişiyi yaraladı, kendi yaşamına da son verdi.
Siverek'te önceki bir okula yapılan saldırının ardında dün Mereş'te yeni bir saldırı düzenlendi.
Riha'nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde önceki gün pompalı tüfekli saldırı meydana geldi. Bir dönem okulda eğitim gördüğü öğrenilen 19 yaşındaki Ömer Ket, okula silahla girerek ateş açtı. Saldırıda 16 kişi yaralanırken Ket de daha sonra yaşamına son verdi. Üstelik Ket’in saldırıdan bir gün önce gözaltına alınıp serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Saldırganın sürekli sosyal medyadan okul yönetimine öğrencilere yönelik tehditlerde bulunduğu, 'Hazır olun bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak', 'Yarın görüşürüz, hepinizi yok edeceğim' yazdığı öğrenildi. Bunun üzerine okul müdürü saldırgandan şikayetçi oldu. Devamsızlık nedeniyle sınıfta kalan ve sonrasında açık liseye kayıt yaptıran Ket'in açık lisede de başarısız olduğu, eğitim hayatının bitmesinden dolayı okul müdürünü sorumlu tuttuğu ve kin beslediği iddia edildi.
Yeni bir saldırı
Bu saldırıya tepkiler sürerken dün yeni bir saldırı da Mereş'te düzenlendi. Mereş'in Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'na düzenlenen silahlı saldırıda 20'nin üzerinde kişi yaralandı. Dün öğle saatleri itibarıyla en az üç öğrencinin ve bir öğretmenin hayatını kaybettiği açıklandı. Saldırganın 8. sınıfta okuyan bir öğrenci olduğu ve okula 5 silah 7 şarjör ile geldiği tespit edildi.
Babası Emniyet'ten
Maraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırının nedeninin henüz bilinmediğini belirterek, "Şu an bir saldırı var. Bir okulumuzda üzücü bir olay yaşandı. Yaralılarımızın olduğu bilgisi bize ulaştı. Maalesef can kaybı var. Konuyu derinlemesine araştırıyoruz." şeklinde konuştu. Ünlüer, yaralılardan dördünün durumunun ağır olduğunu bildirdi. Ünlüer, saldırganın 8. sınıf öğrencisi olduğunu ve babasının emniyet mensubu olduğunu duyurdu.
Saldırı sonrasında ortaya çıkan görüntülerde birçok öğrencinin korku içinde sınıflarının camlarından atladığı görüldü. Ünlüer de saldırganın sırt çantasında silahlarla okulda rastgele ateş açtığını belirtip "Saldırgan, 5 silah ve 7 şarjör kullanmıştır" bilgisini teyit etti.
Türk Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun, bölgeye gitmek üzere yola çıktığı aktarıldı.
Yayın yasağı alındı
Türk Adalet Bakanı Akın Gürlek, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: "Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca derhâl soruşturma başlatılmış; 3 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 4 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir. Başsavcımız ve görevlendirilen Cumhuriyet savcılarımız olay yerinde incelemelerini sürdürmektedir. Soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı kararı alınmış olup, basın kuruluşlarımızın soruşturmanın gizliliğine hassasiyetle riayet etmesi önem arz etmektedir. Soruşturmanın tüm aşamalarına ilişkin gerekli bilgilendirmeler yetkili makamlarca yapılacaktır."
Türk İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de 4 Mülkiye Başmüfettişi ve 4 Polis Başmüfettişinin görevlendirildiğini bildirdi.
Saldırılara tepki
Siverek'teki saldırının ardından Eğitim-İş Sendikası iki gün iş bırakma kararı aldığını açıklamıştı. Sendika Genel Başkanı Kadem Özbay, yaptığı açıklamada “Yeter artık. Artık yeter. İki gün iş bırakıyoruz. Tüm eğitim emekçilerine, sendikalara ve halkımıza çağrımızdır. Siverek’teki silahlı saldırı, okullarda güvenliğin çöktüğünün açık ilanıdır. En güvenli olması gereken okullarda öğretmenler öldürülüyor, öğrenciler yaralanıyor. Bu kabul edilemez” dedi. Eğitim-İş’in taleplerini sıralayan Özbay, okullarda güvenliğin artırılması için şu adımların atılması gerektiğini söyledi:
* Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi bulunması
* Yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikososyal destek sağlanması
* Her okulda revir ve sağlık personelinin bulunması
* Kadrolu temizlik personelinin görevlendirilmesi
* Kalabalık sınıfların azaltılması ve yeni okul yapılması
* Bakanı Yusuf Tekin artık istifa etmelidir.
Bakanlığa yürüyüş
Ankara’da Eğitim Bakanlığı önünde ortaklaşa açıklama gerçekleştirmek isteyen sendikalar, Bakanlığın önünde barikatla karşılaştı. “Öğretmene değil, tarikata barikat” diyen Eğitim İş, gerçekleştirdiği oturma eyleminin ardından barikatın bir kısmı açıldı. Polis ve eğitim emekçileri arasında geçen arbedenin ardından direnen emekçiler polise barikatı geri çektirdi. Barikatı aşan sendikalar ve eğitim emekçileri, Bakanlık önünde basın açıklamalarını gerçekleştirdi.
Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Hem Urfa’da hem de 44 gün önce İstanbul’da Fatmanur öğretmenimiz katledildi. İkisinde de tespit de vardı, şikâyet de vardı. Tedbir almadıkları gibi, “geliyorum” diyeni bile durdurmadılar. O nedenle bu cinayetlerin faili, onu işleyenler değil; bu tedbirleri almayan, sorumluluklarını yerine getirmeyen, sorumsuz olan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diye konuştu.
Eğitim Sen adına konuşan Genel Sekreter Zülküf Güneş, “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırı, yalnızca bir okulda gerçekleşmiş münferit bir olay değildir. Bu olay, içinde bulunduğumuz toplumsal ve siyasal düzenin, eğitim sistemi ve kamusal sorumluluğun nasıl aşındığını açık biçimde ortaya koyan ağır bir kırılmadır” dedi. Bu şiddet sarmalının ilk hedefinin her seferinde kadınlar, gençler veya çocuklar olduğunu söyleyen Güneş, “Bu nedenle buradan çok net bir çağrı yapıyorum: Eğitim müfredatları derhal gözden geçirilmeli; ırkçı, cinsiyetçi, gerici ve ötekileştirici içerikler yerine çoğulcu, eşitlikçi, barışçı ve birlikte yaşamı esas alan bir eğitim anlayışı inşa edilmelidir. Çocuklara rekabeti değil dayanışmayı, itaati değil sorgulamayı, ayrımcılığı değil eşitliği öğreten bir müfredat hayata geçirilmelidir” çağrısında bulundu.
Okullarımızda güven olsun
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Ümit Demirler ise şunları ifade etti: “Artık yeter diyoruz, artık susmayacağız diyoruz. Çünkü artık okullarımızda korku değil, güven olsun diyoruz. Soruyorum size: Bir ülkenin okulları güvenli değilse, o ülkenin geleceği nasıl güvenli olacak? Bir öğretmen sınıfa girerken tedirginse, bir öğrenci okul kapısından korkuyla geçiyorsa, bir veli çocuğunu sabah okula gönderirken endişe ediyorsa, orada sadece güvenlik sorunu yoktur, orada gelecek sorunu vardır.”
Eğitim Sen Amed Şubeleri ise Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde tepkilerini ortaya koydu. “Öğretmenler şiddete dur de, şiddetsiz bir toplum, güvenli okullar istiyoruz” pankartının açıldığı eyleme sivil toplum örgütü, siyasi parti temsilcileri de katıldı.
Eğitim Sen Dêrsim Şubesi de Seyid Rıza Meydanı’nda açıklama yaptı. Çok sayıda eğitim emekçisinin katıldığı açıklamada “Ne Okulda ne sokakta ne bugün ne yarın şiddeti normalleştirmeyeceğiz” pankartı açıldı.
Eğitim Sen Wan Şubesi öncülüğünde bir günlük iş bırakma eylemi ve açıklama yapıldı. Eyleme kentteki diğer sendika ve demokratik kitle örgütleri de katıldı. Kitle Eğitim Sen Wan Şube Binası önünden Şerkerbank önüne yürüdü. Valilik önüne yapılan yürüyüşün polislerin barikat kurarak engellenmek istemesi üzerine kitle alkış ve zılgıtlarla durumu protesto etti. Kitle sık sık “Öğretmen susarsa gelecek susar”, “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa” sloganları attı.
Eğitim Sen öncülüğünde Agirî kent merkezinde bulunan Cumhuriyet Caddesinde de saldırı protesto edildi. Basın açıklamasına kentteki sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri de katıldı. Açıklama, "Güvenli okul güvenli gelecek", "Karanlığa teslim olmayacağız" sloganlarıyla son buldu. HABER MERKEZİ








